Himmet ÇİFTÇİ
Köşe Yazarı
Himmet ÇİFTÇİ
 

Yeni Dünya Düzeninin Eşiğinde: NATO Zirvesi Ankara İçin Bir Fırsat mı?

Yeni Dünya Düzeninin Eşiğinde: NATO Zirvesi Ankara İçin Bir Fırsat mı? ​Dünyada kartların yeniden dağıtıldığı, jeopolitik dengelerin kökten sarsıldığı yeni bir dünya düzeninin eşiğindeyiz. Bu puslu kırılma döneminde, Türkiye için küresel ölçekte son derece kritik ve büyük fırsatlar doğuyor. ​Peki, bu fırsatları değerlendirme noktasında elimiz ne kadar güçlü? ​Bugün yükselen yerli ve milli savunma sanayimiz, askeri gücümüzün sahada savaşa en hazır kuvvetlerden biri olması, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından tam bağımsız bir yapıya kavuşan devlet kurumlarımız, sadece ülkesi için ter döken nitelikli diplomatlarımız ve en önemlisi güçlü liderliğimiz; bu tarihi dönemeçteki en büyük güvencemizdir. Son dönemde Batılı liderlerin ülkemizin savunma teknolojileri ve diplomatik hamleleri konusundaki övgü dolu ifadeleri kesinlikle bir tesadüf değil; aksine dünyanın artık Türkiye’nin reel gücünü kabullenmeye başladığının açık bir göstergesidir. ​Denge Diplomasisi ve Sahadaki Somut Güç ​Türkiye, yakın coğrafyasındaki krizlerde rüştünü defalarca ispat etmiş bir aktör. Rusya-Ukrayna savaşında bir yandan Ukrayna’ya stratejik destek sağlarken, diğer yandan Rusya ile ilişkileri rasyonel bir zeminde tutarak her iki ülkenin ve halkın nezdinde güven kazanmak, kelimenin tam anlamıyla bir diplomasi dehasıdır. ​Sadece Karadeniz’de değil, Kafkaslar'da da aynı kararlılığı gördük. Karabağ savaşında, Ermenistan’ı açıkça destekleyen Amerika ve Batılı aktörlere rağmen Azerbaycan’ın yanında dimdik durmamız ve bu güçlere geri adım attırmamız, Türkiye’nin bölgesel konjonktürdeki ağırlığının en somut kanıtıdır. ​Dahası; İran-Amerika-İsrail gerilimleriyle bütün Ortadoğu adeta bir ateş topuna dönmüşken, ülkemizde tek bir kişinin bile burnunun kanamamış olması, bizi bu bataklığın içine çekmeye cesaret edememeleri, tamamen devletimizin caydırıcı gücü ve liderlik vizyonu sayesindedir. Bugün Libya’dan Suriye’ye, Pakistan’dan Hindistan eksenine kadar, Türkiye’nin arkasında durduğu ve stratejik ortaklık kurduğu yönetimlerin masada ve sahada kazandığı su götürmez bir gerçektir. ​Afrika’dan Avrupa’ya Değişen Dengeler ​Bu nüfuz alanı sadece yakın çevreyle de sınırlı değil. Afrika’da Fransız emperyalizminin sömürgeci mirasına karşı, kıta devletlerine ve halklarına yüksek teknolojiye sahip savunma araçları sunarak güven inşa etmemiz küresel dengeleri sarstı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un çaresizlik kokan "Türkiye bizi Afrika’dan atmaya çalışıyor" itirafı tam da bu yüzdendir. ​Öte yandan, ABD Başkanı Trump’ın son bir yıldır yineleyen, "NATO’ya yük oluyorlar, katkı sağlamıyorlar. Ya destek verecekler ya da Amerika NATO’dan ayrılabilir" çıkışları, Avrupa kanadını derin bir endişeye sevk etti. Kıta Avrupası, Rusya’ya karşı yeni bir güç dengesi arayışında. Amerika-Çin-Tayvan geriliminin de tırmanmasıyla birlikte; Avrupa, Rusya ve Çin gibi küresel devlerin tamamı Türkiye’yi kendi yanlarında görmek istiyor. Almanya liderinin, "İkinci bir NATO doğarsa Türkiye stratejik ortağımız olmalıdır" sözü, bu sıkışmışlığın ve Türkiye’nin vazgeçilmezliğinin ilanıdır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler kürsüsünden "Dünya beşten büyüktür" diye haykırdığı günlerde kıs kıs gülen dünya liderleri, bugün uluslararası toplantılarda Türk diplomatlarının etrafında adeta pervane olmaktadır. ​Ankara’daki Tarihi Zirve ve Görünmez Kahramanlar ​İşte bu atmosferde, bu hafta Ankara’da gerçekleştirilecek olan NATO zirvesi, küresel siyasetteki büyük değişimin merkez üssü olacaktır. Zirve vesilesiyle, devletimizin göz bebeği olan 3.500 savunma sanayi firmasının ilk elden tanıtımının ve reklamının yapılacak olması bile tek başına muazzam bir başarıdır. Türkiye, bu zirvenin en gözde, en çok talep gören ülkesi konumundadır. ​Kuşkusuz bu çapta devasa bir organizasyonun arkasında, büyük bir devlet aklı ve kusursuz bir organizasyon gücü yatıyor. Devletimizin tüm kurumları, zirvenin ülkemizin şanına yaraşır şekilde geçmesi için gece gündüz demeden, büyük bir gayretle çalışıyor. ​Özellikle Türk havacılığına yön veren Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ), Genel Müdür Sayın Enes Çakmak liderliğinde; genel müdür yardımcılarından daire başkanlarına, meydan müdürlerinden şeflere, güvenlikten aprona, ARFF (Havaalanı Kurtarma ve Yangın Söndürme) ekiplerinden elektrik birimlerine kadar her kademedeki memuruyla tam kadro sahada. Keza emniyet teşkilatımız ve mehmetçiğimiz de aynı özveriyle nöbette. ​Sonuç ​Tüm bu kurumlarımızın, bürokratlarımızın ve sahada alın teri döken personelin sergilediği ortak çaba; Türkiye’nin bu tarihi NATO zirvesinden her anlamda itibarlı, güçlü ve başı dik bir şekilde çıkması içindir. ​Çünkü biliyoruz ki bu kolektif emek, bu ortak inanç ve devlet felsefesiyle günün sonunda kazanan hep birlikte "Türk Yüzyılı" olacaktır.
Ekleme Tarihi: 06 Temmuz 2026 -Pazartesi

Yeni Dünya Düzeninin Eşiğinde: NATO Zirvesi Ankara İçin Bir Fırsat mı?

Yeni Dünya Düzeninin Eşiğinde: NATO Zirvesi Ankara İçin Bir Fırsat mı? ​Dünyada kartların yeniden dağıtıldığı, jeopolitik dengelerin kökten sarsıldığı yeni bir dünya düzeninin eşiğindeyiz. Bu puslu kırılma döneminde, Türkiye için küresel ölçekte son derece kritik ve büyük fırsatlar doğuyor. ​Peki, bu fırsatları değerlendirme noktasında elimiz ne kadar güçlü? ​Bugün yükselen yerli ve milli savunma sanayimiz, askeri gücümüzün sahada savaşa en hazır kuvvetlerden biri olması, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından tam bağımsız bir yapıya kavuşan devlet kurumlarımız, sadece ülkesi için ter döken nitelikli diplomatlarımız ve en önemlisi güçlü liderliğimiz; bu tarihi dönemeçteki en büyük güvencemizdir. Son dönemde Batılı liderlerin ülkemizin savunma teknolojileri ve diplomatik hamleleri konusundaki övgü dolu ifadeleri kesinlikle bir tesadüf değil; aksine dünyanın artık Türkiye’nin reel gücünü kabullenmeye başladığının açık bir göstergesidir. ​Denge Diplomasisi ve Sahadaki Somut Güç ​Türkiye, yakın coğrafyasındaki krizlerde rüştünü defalarca ispat etmiş bir aktör. Rusya-Ukrayna savaşında bir yandan Ukrayna’ya stratejik destek sağlarken, diğer yandan Rusya ile ilişkileri rasyonel bir zeminde tutarak her iki ülkenin ve halkın nezdinde güven kazanmak, kelimenin tam anlamıyla bir diplomasi dehasıdır. ​Sadece Karadeniz’de değil, Kafkaslar'da da aynı kararlılığı gördük. Karabağ savaşında, Ermenistan’ı açıkça destekleyen Amerika ve Batılı aktörlere rağmen Azerbaycan’ın yanında dimdik durmamız ve bu güçlere geri adım attırmamız, Türkiye’nin bölgesel konjonktürdeki ağırlığının en somut kanıtıdır. ​Dahası; İran-Amerika-İsrail gerilimleriyle bütün Ortadoğu adeta bir ateş topuna dönmüşken, ülkemizde tek bir kişinin bile burnunun kanamamış olması, bizi bu bataklığın içine çekmeye cesaret edememeleri, tamamen devletimizin caydırıcı gücü ve liderlik vizyonu sayesindedir. Bugün Libya’dan Suriye’ye, Pakistan’dan Hindistan eksenine kadar, Türkiye’nin arkasında durduğu ve stratejik ortaklık kurduğu yönetimlerin masada ve sahada kazandığı su götürmez bir gerçektir. ​Afrika’dan Avrupa’ya Değişen Dengeler ​Bu nüfuz alanı sadece yakın çevreyle de sınırlı değil. Afrika’da Fransız emperyalizminin sömürgeci mirasına karşı, kıta devletlerine ve halklarına yüksek teknolojiye sahip savunma araçları sunarak güven inşa etmemiz küresel dengeleri sarstı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un çaresizlik kokan "Türkiye bizi Afrika’dan atmaya çalışıyor" itirafı tam da bu yüzdendir. ​Öte yandan, ABD Başkanı Trump’ın son bir yıldır yineleyen, "NATO’ya yük oluyorlar, katkı sağlamıyorlar. Ya destek verecekler ya da Amerika NATO’dan ayrılabilir" çıkışları, Avrupa kanadını derin bir endişeye sevk etti. Kıta Avrupası, Rusya’ya karşı yeni bir güç dengesi arayışında. Amerika-Çin-Tayvan geriliminin de tırmanmasıyla birlikte; Avrupa, Rusya ve Çin gibi küresel devlerin tamamı Türkiye’yi kendi yanlarında görmek istiyor. Almanya liderinin, "İkinci bir NATO doğarsa Türkiye stratejik ortağımız olmalıdır" sözü, bu sıkışmışlığın ve Türkiye’nin vazgeçilmezliğinin ilanıdır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler kürsüsünden "Dünya beşten büyüktür" diye haykırdığı günlerde kıs kıs gülen dünya liderleri, bugün uluslararası toplantılarda Türk diplomatlarının etrafında adeta pervane olmaktadır. ​Ankara’daki Tarihi Zirve ve Görünmez Kahramanlar ​İşte bu atmosferde, bu hafta Ankara’da gerçekleştirilecek olan NATO zirvesi, küresel siyasetteki büyük değişimin merkez üssü olacaktır. Zirve vesilesiyle, devletimizin göz bebeği olan 3.500 savunma sanayi firmasının ilk elden tanıtımının ve reklamının yapılacak olması bile tek başına muazzam bir başarıdır. Türkiye, bu zirvenin en gözde, en çok talep gören ülkesi konumundadır. ​Kuşkusuz bu çapta devasa bir organizasyonun arkasında, büyük bir devlet aklı ve kusursuz bir organizasyon gücü yatıyor. Devletimizin tüm kurumları, zirvenin ülkemizin şanına yaraşır şekilde geçmesi için gece gündüz demeden, büyük bir gayretle çalışıyor. ​Özellikle Türk havacılığına yön veren Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ), Genel Müdür Sayın Enes Çakmak liderliğinde; genel müdür yardımcılarından daire başkanlarına, meydan müdürlerinden şeflere, güvenlikten aprona, ARFF (Havaalanı Kurtarma ve Yangın Söndürme) ekiplerinden elektrik birimlerine kadar her kademedeki memuruyla tam kadro sahada. Keza emniyet teşkilatımız ve mehmetçiğimiz de aynı özveriyle nöbette. ​Sonuç ​Tüm bu kurumlarımızın, bürokratlarımızın ve sahada alın teri döken personelin sergilediği ortak çaba; Türkiye’nin bu tarihi NATO zirvesinden her anlamda itibarlı, güçlü ve başı dik bir şekilde çıkması içindir. ​Çünkü biliyoruz ki bu kolektif emek, bu ortak inanç ve devlet felsefesiyle günün sonunda kazanan hep birlikte "Türk Yüzyılı" olacaktır.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ispartamanset.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Mümtaz
(06.07.2026 21:23 - #186)
NATO zirvesinin Türkiye ev sahipliğinde yapılması hususu, Türkiye’nin geldiği noktayı göstermektedir. Bu manada tespitlerinizin ne kadar önemli olduğunun altını çiziyor, yazınız için teşekkür ediyorum.
Himmet çiftçi Teşekür ederim başkanım
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ispartamanset.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.