YANLIŞ YAPTINIZ FİLENİN SULTANLARI!

ISPARTA 11.09.2026 - 00:12, Güncelleme: 11.09.2026 - 00:12
 

YANLIŞ YAPTINIZ FİLENİN SULTANLARI!

Evet, çok büyük bir hata yaptınız! ​Güçlü kadın görmeye tahammülü olmayan erkeklerin ülkesinde; gülerek, koşarak, atlayarak, sıçrayarak ve o filelerin üzerinden parmaklarınızın ucuyla dokunarak birilerinin o küçücük dünyalarını başlarına yıktınız! ​Şanlı Türk bayrağından rahatsız olan, millî olan her değere örtülü ya da açık düşmanlık besleyen bir kesimin canını sıktınız; o bayrağı dünyanın dört bir yanında gururla dalgalandırarak... ​Sadece toplumsal kalıpları değil, ezberleri de bozdunuz. Anneliği hayatın dışına itmek isteyenlerle, kadını eve hapsetmeye çalışan bağnazları aynı anda huzursuz ettiniz; kucağınızda bebeklerinizle o sahaya çıkarak! ​Çocuğuyla işini tamamen ayırmayı öğütleyen pedagogları da, anne olunca kendi hayatından vazgeçenleri de biraz kızdırdınız belki. Sporun sadece futboldan, onun da sadece erkeklerden ibaret olduğunu sanan dar zihniyetleri derinden tedirgin ettiniz. ​Sadece sahada değil, mikrofon karşısında da ezber bozdunuz. Her maçın ardından dünya basınına en doğal hâliyle, akıcı İngilizcesiyle röportaj veren Kaptan Eda; tercümansız sokağa çıkamayan nice "devlet büyüğünü" ve erkek sporcuyu içten içe rahatsız etti, hissettik. ​Ama siz onlara hiç bakmayın! Biz sizi çok sevdik, sizinle sonsuz bir onur duyduk. ​Giydiğiniz şorttan, atletten değil; ortaya koyduğunuz karakterden heyecan duyan milyonlarca kadın ve erkek, o akşam bacaklarınızı değil, sahaya koyduğunuz kocaman yüreklerinizi izledi. Gözlerinizdeki ışığı, yüzünüzdeki içten gülümsemeyi, kollarınızdaki o muazzam gücü iliklerimize kadar hissettik. ​Dünya çapında tarihî bir başarı kazanıyoruz ve bunu kadınlarımızla yapıyoruz... Kimileri için hiç de sevinilesi bir durum değil bu, biliyoruz. Yok saymaya çalışmaları, Görmezden gelmeye çabalamaları çok normal. Çünkü onların zihnindeki kadın; bastırılan, engellenen, en iyi ihtimalle "sınırlarını aşmadığı sürece" hoş görülen kadındır. ​Ama siz o sınırları darmadağın ettiniz kızlar! ​Sıradan ailelerin, kendi tırnaklarıyla kazıyarak yükselen evlatları olarak; arkasında nüfuzlu isimler değil, alın teri ve bilek gücü olan kadınlar olarak sınırları aştınız. Beşiğindeki bebeğiyle sahaya inen Gözde’mizle birlikte o sınırları yok saydınız. ​Uygur atasözünde denildiği gibi: “Bir elinizle beşiği, diğer elinizle dünyayı salladınız.” ​Sizinle gurur duyduk. Avuçlarımız patlayana kadar alkışladık, sesimiz kısılana kadar haykırdık, sevinç gözyaşları döktük. Yüreğimiz öyle bir kabardı ki, göğüs kafesimize sığmaz oldu. ​İyi ki varsınız. Hepinize gönülden teşekkürler!

Evet, çok büyük bir hata yaptınız!

​Güçlü kadın görmeye tahammülü olmayan erkeklerin ülkesinde; gülerek, koşarak, atlayarak, sıçrayarak ve o filelerin üzerinden parmaklarınızın ucuyla dokunarak birilerinin o küçücük dünyalarını başlarına yıktınız!

​Şanlı Türk bayrağından rahatsız olan, millî olan her değere örtülü ya da açık düşmanlık besleyen bir kesimin canını sıktınız; o bayrağı dünyanın dört bir yanında gururla dalgalandırarak...

​Sadece toplumsal kalıpları değil, ezberleri de bozdunuz. Anneliği hayatın dışına itmek isteyenlerle, kadını eve hapsetmeye çalışan bağnazları aynı anda huzursuz ettiniz; kucağınızda bebeklerinizle o sahaya çıkarak!

​Çocuğuyla işini tamamen ayırmayı öğütleyen pedagogları da, anne olunca kendi hayatından vazgeçenleri de biraz kızdırdınız belki. Sporun sadece futboldan, onun da sadece erkeklerden ibaret olduğunu sanan dar zihniyetleri derinden tedirgin ettiniz.

​Sadece sahada değil, mikrofon karşısında da ezber bozdunuz. Her maçın ardından dünya basınına en doğal hâliyle, akıcı İngilizcesiyle röportaj veren Kaptan Eda; tercümansız sokağa çıkamayan nice "devlet büyüğünü" ve erkek sporcuyu içten içe rahatsız etti, hissettik.

​Ama siz onlara hiç bakmayın! Biz sizi çok sevdik, sizinle sonsuz bir onur duyduk.

​Giydiğiniz şorttan, atletten değil; ortaya koyduğunuz karakterden heyecan duyan milyonlarca kadın ve erkek, o akşam bacaklarınızı değil, sahaya koyduğunuz kocaman yüreklerinizi izledi. Gözlerinizdeki ışığı, yüzünüzdeki içten gülümsemeyi, kollarınızdaki o muazzam gücü iliklerimize kadar hissettik.

​Dünya çapında tarihî bir başarı kazanıyoruz ve bunu kadınlarımızla yapıyoruz... Kimileri için hiç de sevinilesi bir durum değil bu, biliyoruz. Yok saymaya çalışmaları, Görmezden gelmeye çabalamaları çok normal. Çünkü onların zihnindeki kadın; bastırılan, engellenen, en iyi ihtimalle "sınırlarını aşmadığı sürece" hoş görülen kadındır.

​Ama siz o sınırları darmadağın ettiniz kızlar!

​Sıradan ailelerin, kendi tırnaklarıyla kazıyarak yükselen evlatları olarak; arkasında nüfuzlu isimler değil, alın teri ve bilek gücü olan kadınlar olarak sınırları aştınız. Beşiğindeki bebeğiyle sahaya inen Gözde’mizle birlikte o sınırları yok saydınız.

​Uygur atasözünde denildiği gibi: “Bir elinizle beşiği, diğer elinizle dünyayı salladınız.”

​Sizinle gurur duyduk. Avuçlarımız patlayana kadar alkışladık, sesimiz kısılana kadar haykırdık, sevinç gözyaşları döktük. Yüreğimiz öyle bir kabardı ki, göğüs kafesimize sığmaz oldu.

​İyi ki varsınız. Hepinize gönülden teşekkürler!

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.