Isparta’nın Marka Karnesi: Güvenliyiz Ama Üretebiliyor muyuz?

ISPARTA 15.09.2026 - 11:14, Güncelleme: 15.09.2026 - 11:14
 

Isparta’nın Marka Karnesi: Güvenliyiz Ama Üretebiliyor muyuz?

.
Isparta’nın Marka Karnesi: Güvenliyiz Ama Üretebiliyor muyuz? İlkay Isparta topluluğunun araştırma sonuçları fevkalede faydalı ve üzerinde durulması gereken konular. ​Şehirlerin de insanlar gibi kimlikleri, karakterleri ve markaları vardır. Bir kentin ismi anıldığında zihinde beliren ilk imgeler, o şehrin geleceğini, ekonomik gücünü ve cazibesini belirler. Peki, Isparta denince akla ne geliyor? ​Geçtiğimiz günlerde İlkay Isparta Topluluğu’nun desteğiyle akademisyenler tarafından gerçekleştirilen marka algısı araştırması, bu soruya oldukça çarpıcı cevaplar sunuyor. Isparta merkezinde faaliyet gösteren sanatçılardan zanaatkârlara, KOBİ sahiplerinden çalışanlara kadar 304 kişinin katılımıyla yapılan çalışma, kentimizin mevcut durumunu net bir şekilde gözler önüne seren adeta bir "fotoğraf" niteliğinde. ​Zirvedeki Gururumuz: "Güvenli Şehir" ​Araştırmanın en sevindirici ve gurur verici sonucu şüphesiz Isparta’nın "Güvenli Şehir" algısıyla zirvede yer alması. 10 puan üzerinden yapılan değerlendirmede 7,08 puan alan bu başlık; suç oranının düşüklüğünü, kentin huzurlu yapısını ve kaliteli yaşam standartlarını teyit ediyor. Bu algıyı yaymalı, uzerinde durmalıyız ​Bunu takip eden diğer güçlü yönlerimiz ise Dağ Turizmi (6,88), Doğal Güzellikler (6,62) ve kentin lokomotifi olan Üniversite (6,40) oldu. Yani Isparta, yaşamak ve okumak için huzurlu ve cazip bir liman olarak görülüyor. Geçmişte yaşanabilirlikte ilk sıralarda olmamuzda bu araştırmanın sonuçlarını doğruluyor. ​Çelişkiler ve Düşük Puanlar: Potansiyel Var, Marka Yok! ​Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var. Huzur ve güvenlik konusunda geçer not alan Isparta, ne yazık ki ekonomi, sanayi ve üretim başlıklarında beklentilerin oldukça gerisinde kalmış durumda. ​Araştırma sonuçlarındaki en büyük tezat turizm ve tarım başlıklarında göze çarpıyor: ​Kentin "Doğal Güzellikleri" (6,62) ve "Dağ Turizmi" (6,88) yüksek puanlar alırken, genel "Turizm" algısı 4,10 gibi oldukça düşük bir seviyede kalıyor. Bu tablo bize gösteriyor ki; elimizde harika bir hammadde ve doğa var ama bunu ulusal veya uluslararası bir "turizm markasına" dönüştürmekte yetersiz kalıyoruz. Isparta'nın marka değerinin turizm olduğunu, 12 aya yayılacak potansiyelimizi ve tahmini turist sayısını daha önce kaleme almıştım. Potansiyelimiz mutlaka masaya yatirilmali ve degerlendirilmelidir. ​Benzer bir durum Tarım (4,86) için de geçerli. Verimli topraklarıyla bilinen bir kentin tarım markası olarak öne çıkamaması, katma değerli ürün ve markalaşma eksikliğimizin en somut kanıtı. Turizmden sonra tarım ve tarıma dayalı sanayi Isparta'nın bir diğer markasıdır. ​Daha da düşündürücü olanı ise kalkınmanın bel kemiği olan alanlardaki puanlar: Yenilikçilik (4,68), Üretim Kültürü (4,56), Girişimcilik (4,40) ve Sanayi (4,39)... Bu rakamlar, Isparta’nın sanayi ve üretim kimliğinin henüz zihinlerde güçlü bir yer edinmediğini açıkça ortaya koyuyor. ​"Tek Bir Marka Hikâyesine İhtiyacımız Var" ​Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan İlkay Isparta Topluluğu Başkanı ve ITSO Meclis Üyesi Yunus Karabulut’un da altını çizdiği gibi; Isparta’yı sadece "güvenli şehir" veya "öğrenci kenti" parantezine hapsetmek bu şehre yapılacak en büyük haksızlık olur. ​Karabulut’un tespiti son derece yerinde: “Sanayi, üretim, girişimcilik, tarım ve turizmdeki düşük marka algısı bizlere net mesajlar veriyor. Potansiyelimiz var fakat bunu ortak bir marka değerine dönüştürmekte eksiklerimiz bulunuyor. Şehrimizin tüm dinamiklerini, sanayisini, doğasını ve üretim gücünü tek bir marka hikâyesinde birleştirmeli, ortak akılla hareket etmeliyiz.” ​Sonuç: Ne Yapmalı? ​Bu araştırma, Isparta’nın karar vericilerine, sivil toplum kuruluşlarına, sanayicilerine ve yatırımcılarına sunulmuş çok kıymetli bir yol haritasıdır. ​Huzurlu ve güvenli bir şehir olmak harika bir temeldir; ancak bu temelin üzerine güçlü bir sanayi, katma değerli bir tarım ve iyi işlenmiş bir turizm vizyonu inşa etmek zorundayız. Isparta'nın hammadde ve doğa gücünü "marka gücüne" dönüştürecek stratejik adımları atmanın vakti geldi de geçiyor bile. ​Şimdi soru şu: Bu fotoğrafı görüp gereğini yapacak mıyız, yoksa potansiyelimizle övünüp yerimizde saymaya devam mı edeceğiz? Not: Isparta'nın turizmdeki markası Kızıldağ ( Ş.Karaagaç ) izlenimlerimi paylasacagim
.
Isparta’nın Marka Karnesi: Güvenliyiz Ama Üretebiliyor muyuz? İlkay Isparta topluluğunun araştırma sonuçları fevkalede faydalı ve üzerinde durulması gereken konular. ​Şehirlerin de insanlar gibi kimlikleri, karakterleri ve markaları vardır. Bir kentin ismi anıldığında zihinde beliren ilk imgeler, o şehrin geleceğini, ekonomik gücünü ve cazibesini belirler. Peki, Isparta denince akla ne geliyor? ​Geçtiğimiz günlerde İlkay Isparta Topluluğu’nun desteğiyle akademisyenler tarafından gerçekleştirilen marka algısı araştırması, bu soruya oldukça çarpıcı cevaplar sunuyor. Isparta merkezinde faaliyet gösteren sanatçılardan zanaatkârlara, KOBİ sahiplerinden çalışanlara kadar 304 kişinin katılımıyla yapılan çalışma, kentimizin mevcut durumunu net bir şekilde gözler önüne seren adeta bir "fotoğraf" niteliğinde. ​Zirvedeki Gururumuz: "Güvenli Şehir" ​Araştırmanın en sevindirici ve gurur verici sonucu şüphesiz Isparta’nın "Güvenli Şehir" algısıyla zirvede yer alması. 10 puan üzerinden yapılan değerlendirmede 7,08 puan alan bu başlık; suç oranının düşüklüğünü, kentin huzurlu yapısını ve kaliteli yaşam standartlarını teyit ediyor. Bu algıyı yaymalı, uzerinde durmalıyız ​Bunu takip eden diğer güçlü yönlerimiz ise Dağ Turizmi (6,88), Doğal Güzellikler (6,62) ve kentin lokomotifi olan Üniversite (6,40) oldu. Yani Isparta, yaşamak ve okumak için huzurlu ve cazip bir liman olarak görülüyor. Geçmişte yaşanabilirlikte ilk sıralarda olmamuzda bu araştırmanın sonuçlarını doğruluyor. ​Çelişkiler ve Düşük Puanlar: Potansiyel Var, Marka Yok! ​Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var. Huzur ve güvenlik konusunda geçer not alan Isparta, ne yazık ki ekonomi, sanayi ve üretim başlıklarında beklentilerin oldukça gerisinde kalmış durumda. ​Araştırma sonuçlarındaki en büyük tezat turizm ve tarım başlıklarında göze çarpıyor: ​Kentin "Doğal Güzellikleri" (6,62) ve "Dağ Turizmi" (6,88) yüksek puanlar alırken, genel "Turizm" algısı 4,10 gibi oldukça düşük bir seviyede kalıyor. Bu tablo bize gösteriyor ki; elimizde harika bir hammadde ve doğa var ama bunu ulusal veya uluslararası bir "turizm markasına" dönüştürmekte yetersiz kalıyoruz. Isparta'nın marka değerinin turizm olduğunu, 12 aya yayılacak potansiyelimizi ve tahmini turist sayısını daha önce kaleme almıştım. Potansiyelimiz mutlaka masaya yatirilmali ve degerlendirilmelidir. ​Benzer bir durum Tarım (4,86) için de geçerli. Verimli topraklarıyla bilinen bir kentin tarım markası olarak öne çıkamaması, katma değerli ürün ve markalaşma eksikliğimizin en somut kanıtı. Turizmden sonra tarım ve tarıma dayalı sanayi Isparta'nın bir diğer markasıdır. ​Daha da düşündürücü olanı ise kalkınmanın bel kemiği olan alanlardaki puanlar: Yenilikçilik (4,68), Üretim Kültürü (4,56), Girişimcilik (4,40) ve Sanayi (4,39)... Bu rakamlar, Isparta’nın sanayi ve üretim kimliğinin henüz zihinlerde güçlü bir yer edinmediğini açıkça ortaya koyuyor. ​"Tek Bir Marka Hikâyesine İhtiyacımız Var" ​Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan İlkay Isparta Topluluğu Başkanı ve ITSO Meclis Üyesi Yunus Karabulut’un da altını çizdiği gibi; Isparta’yı sadece "güvenli şehir" veya "öğrenci kenti" parantezine hapsetmek bu şehre yapılacak en büyük haksızlık olur. ​Karabulut’un tespiti son derece yerinde: “Sanayi, üretim, girişimcilik, tarım ve turizmdeki düşük marka algısı bizlere net mesajlar veriyor. Potansiyelimiz var fakat bunu ortak bir marka değerine dönüştürmekte eksiklerimiz bulunuyor. Şehrimizin tüm dinamiklerini, sanayisini, doğasını ve üretim gücünü tek bir marka hikâyesinde birleştirmeli, ortak akılla hareket etmeliyiz.” ​Sonuç: Ne Yapmalı? ​Bu araştırma, Isparta’nın karar vericilerine, sivil toplum kuruluşlarına, sanayicilerine ve yatırımcılarına sunulmuş çok kıymetli bir yol haritasıdır. ​Huzurlu ve güvenli bir şehir olmak harika bir temeldir; ancak bu temelin üzerine güçlü bir sanayi, katma değerli bir tarım ve iyi işlenmiş bir turizm vizyonu inşa etmek zorundayız. Isparta'nın hammadde ve doğa gücünü "marka gücüne" dönüştürecek stratejik adımları atmanın vakti geldi de geçiyor bile. ​Şimdi soru şu: Bu fotoğrafı görüp gereğini yapacak mıyız, yoksa potansiyelimizle övünüp yerimizde saymaya devam mı edeceğiz? Not: Isparta'nın turizmdeki markası Kızıldağ ( Ş.Karaagaç ) izlenimlerimi paylasacagim
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.