Hasan Hüseyin AKAGÜNDÜZ
Köşe Yazarı
Hasan Hüseyin AKAGÜNDÜZ
 

HERŞEY KOLAYLIK DEĞİL

HERŞEY KOLAYLIK DEĞİL... 80 yaşındaki bir insanı, en temel haklarını kullanabilmek için akıllı telefon kullanmaya mecbur bırakan bir ülke modern değildir. O, kendisini inşa eden insanlara sırtını dönmüş bir ülkedir. 2026’da her hak bir uygulamaya, her hizmet bir şifreye, her ihtiyaç ise ekrana bakarak ilerleyen soğuk bir prosedüre dönüştü. Bir yaşlıyı elinde telefonla izleyin. Bir zamanlar taş kıran o eller, şimdi doğru tuşa basmakta zorlanıyor. Savaş görmüş gözler, artık ekrandaki küçücük yazıları okuyamıyor. Peki biz ne yapıyoruz? Onları sessizce yalnız bırakıyoruz. Bir cihazın karşısında pes etmelerini izliyoruz. Bu bize gerçekten insanî geliyor mu? Bizi büyüten insanlara böyle davranmak doğru mu? Doktor randevusu için torununu arıyor. Emekli maaşı işlemi için oğlunu bekliyor. Fatura ödemek için komşusunun kapısını çalıyor. Bir tahlil sonucunu anlamak için birinden yardım istemek zorunda kalıyor. Çünkü günlük hayat artık onların hiç öğrenemediği bir dili konuşuyor. Peki torun işteyse? Çocuklar başka şehirdeyse? Evde sadece sessizlik varsa? İşte o zaman hak da ortadan kayboluyor. Tren gişesi yok artık. Uygulama var. Market kasası insan değil. Makine var. Kimlik bile elektronik oldu. Ama onu aktif etmek için gereken dijital doğrulama sistemi yine aynı ekrandan geçiyor. Yani zaten zorlanan bir insanın önüne yeni bir engel daha konuyor. Günlük hayatın içindeki insan temasını tek tek sildiler. Sonra da bunu bize gülümseyerek anlattılar: “Bu sizin için bir kolaylık.” Kimin için kolaylık? Bir masanın arkasında oturup, bu sistemleri tasarlayanlar kendilerini yenilik dahisi sanıyor. Ama çoğu, babasını bir devlet dairesine götürmemiş insanlar. Çoğu, annesinin bir gün sessizce; “Ben artık hiçbir işe yaramıyorum galiba…” dediğini duymamış insanlar. O cümle, bizi büyüten bir ağızdan çıktığında, her yasadan daha ağır olmalı. Ama kimse duymuyor. Ve bu sırada binlerce yaşlı insan sağlık hakkından, emeklilik işlemlerinden, vatandaş gibi hissedebilme onurundan vazgeçiyor. Çünkü önlerine dijital bir kapı koyuldu. Ve onlar o kapıyı açamıyor. Bizden önce gelenleri geride bırakmak ilerleme değildir. Teknoloji destek olmak için vardı.İnsanların sağlık, saygınlık ve temel haklara ulaşabilmek için geçmek zorunda olduğu bir sınav olsun diye değil. Ama sistem başka bir şeyi seçti. İnsanlığı değil, verimliliği… İnsanı değil, algoritmayı… Ve en çok dinlenmesi gereken insanlar, şimdi sessizce bir köşede kaldı. Bir şifreyi hatırlayamadıkları için... Bir gün sıra bize de gelecek. Bir gün biz de geride kalacağız. Ve o zaman şunu geç fark edeceğiz: Hiçbir uygulama, uzatılmış bir insan eli kadar değerli değildir. Selâm ve sevgilerimle
Ekleme Tarihi: 21 Haziran 2026 -Pazar

HERŞEY KOLAYLIK DEĞİL

HERŞEY KOLAYLIK DEĞİL... 80 yaşındaki bir insanı, en temel haklarını kullanabilmek için akıllı telefon kullanmaya mecbur bırakan bir ülke modern değildir. O, kendisini inşa eden insanlara sırtını dönmüş bir ülkedir. 2026’da her hak bir uygulamaya, her hizmet bir şifreye, her ihtiyaç ise ekrana bakarak ilerleyen soğuk bir prosedüre dönüştü. Bir yaşlıyı elinde telefonla izleyin. Bir zamanlar taş kıran o eller, şimdi doğru tuşa basmakta zorlanıyor. Savaş görmüş gözler, artık ekrandaki küçücük yazıları okuyamıyor. Peki biz ne yapıyoruz? Onları sessizce yalnız bırakıyoruz. Bir cihazın karşısında pes etmelerini izliyoruz. Bu bize gerçekten insanî geliyor mu? Bizi büyüten insanlara böyle davranmak doğru mu? Doktor randevusu için torununu arıyor. Emekli maaşı işlemi için oğlunu bekliyor. Fatura ödemek için komşusunun kapısını çalıyor. Bir tahlil sonucunu anlamak için birinden yardım istemek zorunda kalıyor. Çünkü günlük hayat artık onların hiç öğrenemediği bir dili konuşuyor. Peki torun işteyse? Çocuklar başka şehirdeyse? Evde sadece sessizlik varsa? İşte o zaman hak da ortadan kayboluyor. Tren gişesi yok artık. Uygulama var. Market kasası insan değil. Makine var. Kimlik bile elektronik oldu. Ama onu aktif etmek için gereken dijital doğrulama sistemi yine aynı ekrandan geçiyor. Yani zaten zorlanan bir insanın önüne yeni bir engel daha konuyor. Günlük hayatın içindeki insan temasını tek tek sildiler. Sonra da bunu bize gülümseyerek anlattılar: “Bu sizin için bir kolaylık.” Kimin için kolaylık? Bir masanın arkasında oturup, bu sistemleri tasarlayanlar kendilerini yenilik dahisi sanıyor. Ama çoğu, babasını bir devlet dairesine götürmemiş insanlar. Çoğu, annesinin bir gün sessizce; “Ben artık hiçbir işe yaramıyorum galiba…” dediğini duymamış insanlar. O cümle, bizi büyüten bir ağızdan çıktığında, her yasadan daha ağır olmalı. Ama kimse duymuyor. Ve bu sırada binlerce yaşlı insan sağlık hakkından, emeklilik işlemlerinden, vatandaş gibi hissedebilme onurundan vazgeçiyor. Çünkü önlerine dijital bir kapı koyuldu. Ve onlar o kapıyı açamıyor. Bizden önce gelenleri geride bırakmak ilerleme değildir. Teknoloji destek olmak için vardı.İnsanların sağlık, saygınlık ve temel haklara ulaşabilmek için geçmek zorunda olduğu bir sınav olsun diye değil. Ama sistem başka bir şeyi seçti. İnsanlığı değil, verimliliği… İnsanı değil, algoritmayı… Ve en çok dinlenmesi gereken insanlar, şimdi sessizce bir köşede kaldı. Bir şifreyi hatırlayamadıkları için... Bir gün sıra bize de gelecek. Bir gün biz de geride kalacağız. Ve o zaman şunu geç fark edeceğiz: Hiçbir uygulama, uzatılmış bir insan eli kadar değerli değildir. Selâm ve sevgilerimle
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ispartamanset.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.