ZORUNLU EĞİTİMDE EZBER BOZULMALI!

ISPARTA 07.09.2026 - 00:52, Güncelleme: 07.09.2026 - 00:52
 

ZORUNLU EĞİTİMDE EZBER BOZULMALI!

​2026-2027 eğitim-öğretim yılına ayak bastığımız bugün eğitim sistemimizin kronikleşen sorunları yeniden gündemimizin merkezine oturmuştur. 20 Milyon öğrencimiz, 1 Milyon 200 bin öğretmenimiz ve eğitim çalışanlarımız yeni eğitim yılına hazırlanırken, eğitim ortamlarının sağlıklı, güvenli ve nitelikli hale getirilmesi konusunda hâlâ ciddi eksiklikler bulunmaktadır.
​Isparta Şuurlu öğretmenler derneği başkanı Ramazan Yurt yaptığı açıklamada eğitimin yalnızca akademik başarıdan ibaret olmadığını, öğrencide bilgi, ahlak, sorumluluk, kişilik ve medeniyet değerleriyle birlikte bütüncül bir süreç olduğunu inanıyoruz. Bu nedenle eğitim sisteminin bütün sorunlarının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. ​OKULLAR TEMİZ VE HAZIR OLMALIDIR ​Eğitim-öğretim yılının başlamasına kısa bir süre kala okullarımızın temizlik ve bakım hizmetleri konusunda yaşanan belirsizlikler kabul edilemez. ​Temizlik personelinin yeterli sayıda ve sürekli istihdam edilmesi, okullarımızın eğitim başlamadan önce hijyen açısından hazır hâle getirilmesi gerekir. Öğrencilerimizin sağlıklı bir ortamda eğitim görmelidir. ​Okulların temizlik hizmetleri dönemsel ve geçici çözümlere bırakılmamalı; her okulun öğrenci ve fiziki kapasitesine göre yeterli sayıda sürekli temizlik personeli görevlendirilmelidir. ​EĞİTİM ÖDENEĞİ HERKESE VERİLMELİDİR ​Sürekli tartışılan bu ayet öğretmenlerin eğitim-öğretim yılına başlarken kırtasiye, materyal vb. gibi tüm çalışanları kapsayacak şekilde eğitim ödeneği asgari bir maaş tutarında olmalıdır. ​Bu durumla birlikte öğretmenler arasında ayrım yapmak yerine bütün velilere ve öğrencilere eğitim desteği verilmesini ve yaygınlaştırılmasını istiyoruz. Bu yüzden öğretmenlere verilen eğitim-öğretim. Ödeneği öğrencilere de verilmeli ​​ÖĞRETMEN AÇIĞI GİDERİLMELİ! ​Türkiye’nin birçok bölgesinde öğretmen ihtiyacı devam ederken, eğitim fakültelerinden mezun olmuş binlerce atama bekleyen öğretmenlerin bulunması ciddi bir çelişkidir. ​Öğretmen açığının kadrolu atamalarla çözülmesi, resmi kadro planlaması gerçekçi biçimde yapılmalı ve öğretmen atamaları eğitim-öğretim yılının başından itibaren alınarak gerçekleştirilmelidir. ​Atama bekleyen öğretmenlerin yaşadığı ekonomik, sosyal ve psikolojik mağduriyet daha fazla görmezden gelinmemelidir. ​Öğretmenlik mesleği geçici veya güvencesiz istihdam politikalarıyla değil, nitelikli ve sürdürülebilir bir insan kaynağı politikasıyla güçlendirilmelidir. ​ZORUNLU EĞİTİMDE EZBER BOZULMALI! ​Şuurlu Öğretmenler Derneği olarak, zorunlu eğitim konusunda bakanlığın pozisyonu yerine; eğitim öğretim süresince esnek olduğu, 4+4+4 olarak yeniden tanzim edilmesi, eğitimin ilk 5 yılı zorunlu olup, kalan 6 yılı ise isteğe bağlı olmalıdır. ​5 yıllık zorunlu eğitimden sonra isteyen kabiliyeti doğrultusunda istediği mesleğe yönlendirilmeli, tarım, hayvancılık, sanayi, teknoloji ve birçok alanda ara eleman sorununu da bu temel çözüme kavuşturulmalıdır. ​Çevre kirliliği gibi söylemlerle hayatın gerçekleri göz ardı edilmemeli, geleceğin teminatı gençlerimiz daha erken yaşta meslek edinmeleri ve üretime katılmaları sağlanmalıdır. ​ÖG-DER olarak "Önce ahlak ve maneviyat" anlayışıyla, öğrenciyi sadece sınavlara hazırlayan değil; hayata, mesleğe ve topluma hazırlayan bir eğitim sistemini savunuyoruz. ​​OKULLARDA GÜVENLİK SORUNU ÇÖZÜLMELİDİR ​Okullarımızda öğrencilerin ve öğretmenlerin güvenliğini tehdit eden olaylar artış gösterirken; fiziksel imkânların yetersizliği ve eğitim politikalarının önemli bir başlığı olarak ele alınmalıdır. ​Okul çevrelerinde uyuşturucu, çeteleşme, madde bağımlılığı, akran zorbalığı ve çeşitli güvenlik risklerine karşı daha etkin önlemler alınmalıdır. ​Okullarımızın güvenlik görevlisi ihtiyacı karşılanmalı, okul yöneticileri ve öğretmenler güvenlik konusunda yalnız bırakılmamalıdır. ​Öğretmenin görevi öğrenciyi eğitmektir. Öğretmeni güvenlik görevlisi, psikolog, sosyal hizmet uzmanı rolüyle yüklemek öğretmenin asıl işlevini taşıyamaz hâle getirmek doğru değildir. ​Okul idarecilerinin yetki sınırları güçlendirilmeli, okul çevrelerinde etkin ve sürekli güvenlik politikaları uygulanmalıdır. ​KILIK KIYAFET YÖNETMELİĞİ GÜNCELLENMELİDİR ​Kılık ve kıyafet yönetmeliği günümüz şartlarına uygun hâle getirilmelidir. Öğretmenin mesleki saygınlığını ve sosyal şartlarını iyileştirilmesi, mesleki saygınlığına yakışır bir kılık-kıyafet yönetmeliği düzenlenmeli ve eğitim ortamlarına uygun olması sağlanmalıdır. ​Kıyafet konusunda baskıcı tavırlardan kaçınılmalı; medeni ve nitelikli saygı uyandıran, öğretmenlik mesleğine ve saygısına yakışır ve de tek tip insan yetiştirmek anlayışından uzak, rahat ve esnek bir tutum takınılmalıdır. ​Bilek kıyafet tanımı güncellenmeli, öğretmenlerimizin mesleğin itibarına yakışır bir şekilde, dilde, değerlere, toplumun örf, adet ve geleneğine aykırı olmayacak şekilde davranmalarına imkân verecek düzenlemeler yapılmalıdır. Başörtüsü serbestliği kamu kurumlarında tam anlamıyla sağlanmalı, kazanımlar düzenlemeyle güvence altına alınmalıdır. ​EĞİTİMİN İNSAN MERKEZLİ ALINMALIDIR ​Öğretmenin ekonomik ve sosyal hakları iyileştirilmeli, öğrencinin ahlaki ve psikolojik gelişimi desteklenmeli, aile eğitimin sürecine güçlü bir paydaş hâline getirilmeli ve okul yönetimlerinin özerklikleri artırılarak nitelikli bir eğitim sunulmalıdır. ​Eğitim politikaları gündelik uygulamalarla değil, uzun vadeli ve bütüncül bir anlayışla oluşturulmalıdır. ​ÖG-DER OLARAK ÇAĞRIMIZDIR ​Şuurlu Öğretmenler Derneği olarak Millî Eğitim Bakanlığımızı, eğitim çalışanlarını, öğrencileri, velileri ve eğitim alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını geleceğimizi daha fazla dikkate almaya çağırıyoruz. ​2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı: ​Öğretmen açığının kapatıldığı, ​Atama bekleyen öğretmenlerin mağduriyetlerinin azaltıldığı, ​Eğitim ödeneğinin tüm eğitim çalışanlarına ve öğrencilere verildiği, ​Okullarımızın yeterli temizlik personeliyle hijyenik hâle getirildiği, ​Okullarımızda güvenliğin sağlandığı, ​12 yıllık zorunlu eğitim sisteminin yeniden değerlendirildiği, ​Mesleki eğitimin güçlendirildiği, ​Öğretmenin itibarının ve çalışma şartlarının iyileştirildiği, ​Öğrencinin akademik başarısı kadar ahlaki ve manevi gelişiminin de önemsendiği bir yıl olmalıdır. ​Çocuklarımızın geleceğini gündelik tartışmalara ve geçici çözümlere bırakamayız. Eğitim, bir milletin geleceğidir. Bu nedenle bütün eğitim paydaşlarını, eğitim sistemimizi ve ülkemizin geleceği için daha nitelikli, daha güvenli, daha adil ve ahlaki bir medeniyet anlayışıyla bir eğitim sistemini inşa etmek üzere sorumluluk almaya davet ediyoruz. ​2026-2027 eğitim-öğretim yılının öğretmenlerimize, öğrencilerimize, velilerimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz.
​2026-2027 eğitim-öğretim yılına ayak bastığımız bugün eğitim sistemimizin kronikleşen sorunları yeniden gündemimizin merkezine oturmuştur. 20 Milyon öğrencimiz, 1 Milyon 200 bin öğretmenimiz ve eğitim çalışanlarımız yeni eğitim yılına hazırlanırken, eğitim ortamlarının sağlıklı, güvenli ve nitelikli hale getirilmesi konusunda hâlâ ciddi eksiklikler bulunmaktadır.

​Isparta Şuurlu öğretmenler derneği başkanı Ramazan Yurt yaptığı açıklamada eğitimin yalnızca akademik başarıdan ibaret olmadığını, öğrencide bilgi, ahlak, sorumluluk, kişilik ve medeniyet değerleriyle birlikte bütüncül bir süreç olduğunu inanıyoruz. Bu nedenle eğitim sisteminin bütün sorunlarının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini düşünüyoruz.

​OKULLAR TEMİZ VE HAZIR OLMALIDIR

​Eğitim-öğretim yılının başlamasına kısa bir süre kala okullarımızın temizlik ve bakım hizmetleri konusunda yaşanan belirsizlikler kabul edilemez.

​Temizlik personelinin yeterli sayıda ve sürekli istihdam edilmesi, okullarımızın eğitim başlamadan önce hijyen açısından hazır hâle getirilmesi gerekir. Öğrencilerimizin sağlıklı bir ortamda eğitim görmelidir.

​Okulların temizlik hizmetleri dönemsel ve geçici çözümlere bırakılmamalı; her okulun öğrenci ve fiziki kapasitesine göre yeterli sayıda sürekli temizlik personeli görevlendirilmelidir.

​EĞİTİM ÖDENEĞİ HERKESE VERİLMELİDİR

​Sürekli tartışılan bu ayet öğretmenlerin eğitim-öğretim yılına başlarken kırtasiye, materyal vb. gibi tüm çalışanları kapsayacak şekilde eğitim ödeneği asgari bir maaş tutarında olmalıdır.

​Bu durumla birlikte öğretmenler arasında ayrım yapmak yerine bütün velilere ve öğrencilere eğitim desteği verilmesini ve yaygınlaştırılmasını istiyoruz. Bu yüzden öğretmenlere verilen eğitim-öğretim. Ödeneği öğrencilere de verilmeli

​​ÖĞRETMEN AÇIĞI GİDERİLMELİ!

​Türkiye’nin birçok bölgesinde öğretmen ihtiyacı devam ederken, eğitim fakültelerinden mezun olmuş binlerce atama bekleyen öğretmenlerin bulunması ciddi bir çelişkidir.

​Öğretmen açığının kadrolu atamalarla çözülmesi, resmi kadro planlaması gerçekçi biçimde yapılmalı ve öğretmen atamaları eğitim-öğretim yılının başından itibaren alınarak gerçekleştirilmelidir.

​Atama bekleyen öğretmenlerin yaşadığı ekonomik, sosyal ve psikolojik mağduriyet daha fazla görmezden gelinmemelidir.

​Öğretmenlik mesleği geçici veya güvencesiz istihdam politikalarıyla değil, nitelikli ve sürdürülebilir bir insan kaynağı politikasıyla güçlendirilmelidir.

​ZORUNLU EĞİTİMDE EZBER BOZULMALI!

​Şuurlu Öğretmenler Derneği olarak, zorunlu eğitim konusunda bakanlığın pozisyonu yerine; eğitim öğretim süresince esnek olduğu, 4+4+4 olarak yeniden tanzim edilmesi, eğitimin ilk 5 yılı zorunlu olup, kalan 6 yılı ise isteğe bağlı olmalıdır.

​5 yıllık zorunlu eğitimden sonra isteyen kabiliyeti doğrultusunda istediği mesleğe yönlendirilmeli, tarım, hayvancılık, sanayi, teknoloji ve birçok alanda ara eleman sorununu da bu temel çözüme kavuşturulmalıdır.

​Çevre kirliliği gibi söylemlerle hayatın gerçekleri göz ardı edilmemeli, geleceğin teminatı gençlerimiz daha erken yaşta meslek edinmeleri ve üretime katılmaları sağlanmalıdır.

​ÖG-DER olarak "Önce ahlak ve maneviyat" anlayışıyla, öğrenciyi sadece sınavlara hazırlayan değil; hayata, mesleğe ve topluma hazırlayan bir eğitim sistemini savunuyoruz.

​​OKULLARDA GÜVENLİK SORUNU ÇÖZÜLMELİDİR

​Okullarımızda öğrencilerin ve öğretmenlerin güvenliğini tehdit eden olaylar artış gösterirken; fiziksel imkânların yetersizliği ve eğitim politikalarının önemli bir başlığı olarak ele alınmalıdır.

​Okul çevrelerinde uyuşturucu, çeteleşme, madde bağımlılığı, akran zorbalığı ve çeşitli güvenlik risklerine karşı daha etkin önlemler alınmalıdır.

​Okullarımızın güvenlik görevlisi ihtiyacı karşılanmalı, okul yöneticileri ve öğretmenler güvenlik konusunda yalnız bırakılmamalıdır.

​Öğretmenin görevi öğrenciyi eğitmektir. Öğretmeni güvenlik görevlisi, psikolog, sosyal hizmet uzmanı rolüyle yüklemek öğretmenin asıl işlevini taşıyamaz hâle getirmek doğru değildir.

​Okul idarecilerinin yetki sınırları güçlendirilmeli, okul çevrelerinde etkin ve sürekli güvenlik politikaları uygulanmalıdır.

​KILIK KIYAFET YÖNETMELİĞİ GÜNCELLENMELİDİR

​Kılık ve kıyafet yönetmeliği günümüz şartlarına uygun hâle getirilmelidir. Öğretmenin mesleki saygınlığını ve sosyal şartlarını iyileştirilmesi, mesleki saygınlığına yakışır bir kılık-kıyafet yönetmeliği düzenlenmeli ve eğitim ortamlarına uygun olması sağlanmalıdır.

​Kıyafet konusunda baskıcı tavırlardan kaçınılmalı; medeni ve nitelikli saygı uyandıran, öğretmenlik mesleğine ve saygısına yakışır ve de tek tip insan yetiştirmek anlayışından uzak, rahat ve esnek bir tutum takınılmalıdır.

​Bilek kıyafet tanımı güncellenmeli, öğretmenlerimizin mesleğin itibarına yakışır bir şekilde, dilde, değerlere, toplumun örf, adet ve geleneğine aykırı olmayacak şekilde davranmalarına imkân verecek düzenlemeler yapılmalıdır. Başörtüsü serbestliği kamu kurumlarında tam anlamıyla sağlanmalı, kazanımlar düzenlemeyle güvence altına alınmalıdır.

​EĞİTİMİN İNSAN MERKEZLİ ALINMALIDIR

​Öğretmenin ekonomik ve sosyal hakları iyileştirilmeli, öğrencinin ahlaki ve psikolojik gelişimi desteklenmeli, aile eğitimin sürecine güçlü bir paydaş hâline getirilmeli ve okul yönetimlerinin özerklikleri artırılarak nitelikli bir eğitim sunulmalıdır.

​Eğitim politikaları gündelik uygulamalarla değil, uzun vadeli ve bütüncül bir anlayışla oluşturulmalıdır.

​ÖG-DER OLARAK ÇAĞRIMIZDIR

​Şuurlu Öğretmenler Derneği olarak Millî Eğitim Bakanlığımızı, eğitim çalışanlarını, öğrencileri, velileri ve eğitim alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını geleceğimizi daha fazla dikkate almaya çağırıyoruz.

​2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı:

​Öğretmen açığının kapatıldığı,

​Atama bekleyen öğretmenlerin mağduriyetlerinin azaltıldığı,

​Eğitim ödeneğinin tüm eğitim çalışanlarına ve öğrencilere verildiği,

​Okullarımızın yeterli temizlik personeliyle hijyenik hâle getirildiği,

​Okullarımızda güvenliğin sağlandığı,

​12 yıllık zorunlu eğitim sisteminin yeniden değerlendirildiği,

​Mesleki eğitimin güçlendirildiği,

​Öğretmenin itibarının ve çalışma şartlarının iyileştirildiği,

​Öğrencinin akademik başarısı kadar ahlaki ve manevi gelişiminin de önemsendiği bir yıl olmalıdır.

​Çocuklarımızın geleceğini gündelik tartışmalara ve geçici çözümlere bırakamayız. Eğitim, bir milletin geleceğidir. Bu nedenle bütün eğitim paydaşlarını, eğitim sistemimizi ve ülkemizin geleceği için daha nitelikli, daha güvenli, daha adil ve ahlaki bir medeniyet anlayışıyla bir eğitim sistemini inşa etmek üzere sorumluluk almaya davet ediyoruz.

​2026-2027 eğitim-öğretim yılının öğretmenlerimize, öğrencilerimize, velilerimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.