TÜRK TARİH KURUMU VE MİRYOKEFALON ÇIKMAZI
ISPARTA
11.10.2026 - 11:26, Güncelleme:
11.10.2026 - 11:26
TÜRK TARİH KURUMU VE MİRYOKEFALON ÇIKMAZI
.
TÜRK TARİH KURUMU VE MİRYOKEFALON AÇMAZI TTK (Türk Tarih Kurumu) Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifi ile kurulmuştur. 15 Nisan 1931 tarihinde ilk olarak "Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti" adıyla faaliyete geçmiş ve 1935 yılında ise günümüzdeki Türk Tarih Kurumu adını almıştır. *Türk ve Türkiye tarihini ilk ve sağlam kaynaklardan bilimsel yöntemlerle araştırmak ve incelemek, *Türklerin dünya medeniyetine sunduğu katkıları ve köklü geçmişini ortaya koyarak Batı dünyasındaki yanlış algıları düzeltmek, *Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nde milli ve yerli bir tarih şuuru oluşturmak ve bu uğurda müfredat ve kitaplar hazırlamak, *Arkeolojik kazılarla Anadolu ve Türk tarihine ilişkin somut belgeleri ortaya çıkarmak ve yayımlamak gibi önemli görev ve sorumluluklar yüklenen TTK bugün bu gaye ve amaçlar karşısında yeterli görev ve sorumlulukları yerine getirmiş midir? HAYIR, HAYIR, HAYIR! TTK teorik ve akademik rapor sunma yetkisine sahip olmasına rağmen devlet töreni ile bir savaşın/zaferin kutlanması yetkisi ise Cumhurbaşkanlığı ve ilgili bakanlıklara (Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı) aittir. TTK'nin araştırmalarını nihai bir "Devlet Raporu" haline getirip resmi ve tescile dönüştürememiş olması törenlerin yerel düzeyde sıkışıp kalmasına yol açmıştır. DEVLET TÖRENİ PROTOKOLÜ YA DA "MİRYOKEFALON ANADOLU'NUN TAPUSU ZAFERİ" Türk Tarih Kurumu (TTK), Miryokefalon Savaşı (17 Eylül 1176) üzerinde hem yayınlar hem de düzenlediği sempozyumlarla akademik düzeyde incelemeler yapmıştır. Kurumun resmi yayın organı Belleten dergisinde bu savaşın coğrafyası ve askeri taktikleri üzerine tarihçi ve arkeologlarca (Prof. Dr. Abdülhaluk Çay, Bilge Umar vb.) kaleme alınmış pek çok makale bulunmaktadır. Ancak zaferin gerçekleştiği konumun tespiti ve bunun milli ölçekte bir devlet törenine dönüşmesi noktasında belirgin aksaklıklar ve eksiklikler bulunmaktadır. 1. Miryokefalon Savaşı Nerede Kazanıldı? (Konum Belirsizliği) Savaşın tam olarak nerede gerçekleştiği konusunda tarihçiler, coğrafyacılar ve arkeologlar arasında henüz akademik ve konsensüs sağlanmış kesin bir mutabakat yoktur. Birbirine yakın ancak farklı illerin sınırlarında yer alan başlıca tezler şunlardır: Isparta (Gelendost / Yenişarbademli / Yalvaç): Tarihçilerin önemli bir bölümü ve bölge araştırmacıları, Miryokefalon Kalesi’nin Eğirdir Gölü kuzeyinde/doğusunda olduğunu ve çatışmanın Gelendost-Yalvaç hattındaki boğazlarda yaşandığını savunur. Denizli (Çivril - Düzbel Geçidi / Kûfi Çayı Vadisi): Bir diğer güçlü iddia, Bizans ordusunun Çivril yakınlarındaki Kûfi Çayı vadisinde veya Düzbel geçidinde tuzağa düşürüldüğüdür. Konya (Beyşehir - Bağırsak Boğazı): Konya gurubu araştırmacılar ve bazı coğrafyacılar, topografik verilerin Konya-Beyşehir yolundaki Bağırsak Boğazı'nı işaret ettiğini ileri sürer. Afyonkarahisar (Sandıklı / Karamıkbeli): Az sayıda araştırmacı ise hattın Afyon güneyindeki geçitlerden oluştuğunu iddia eder. YER TESPİTİ NEDEN YETERSİZ KALMAKTADIR? Bizans tarihçisi Niketas Choniates gibi dönemin birinci el kaynakları coğrafi tanımlamaları betimlerken dönemin antik isimlerini kullanmış, topoğrafik detayları net çizmemiştir. Savaş alanında geniş çaplı, multi-disipliner (arkeolojik yüzey araştırması, jeoradar ve Askeri Tarih Metodolojisi birleşimi) tescilli bir kazı ve alan incelemesi tamamlanıp somut bulgular (silah artıkları, toplu mezarlar vb.) resmen belgelenemediği için TTK tek bir konumu resmi sınır olarak ilan edememektedir. 2. Niçin Malazgirt Gibi Törenlerle Kutlanamıyor ve Yetersiz Kalınıyor? Malazgirt Zaferi (1071) ve Büyük Taarruz (1922) gibi dönüm noktaları devlet törenleriyle görkemli bir şekilde kutlanırken, Anadolu’nun tapusu hükmündeki Miryokefalon Zaferi'nin sembolik kalmasının temel nedenleri şunlardır: Konum Rekabeti ve Bölgesel Ayrışma: Savaşın gerçekleştiği yer netleşmediği için Isparta, Denizli ve Konya yerel yönetimleri zaferi kendi illerinde ayrı ayrı anma gayretindedir. Merkezi devlet aklı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı, henüz yeri akademik tescille kesinleşmemiş bir alan için tek bir noktada milli tören alanı veya anıt külliye inşa etmeyi ertelemektedir. Kültürel/Tarihsel Hafıza ve Algı Eğilimi: Türk tarih yazımında "Anadolu'ya Giriş" (Malazgirt) ve "Anadolu'dan Atılamayacağımızın İlanı" (Kurtuluş Savaşı/Sakarya) gibi başlangıç ve bitiş sembolleri toplumsal hafızada daha baskın yer edinmiştir. Anadolu Selçuklu Devleti'nin zaferleri (Miryokefalon, Yassıçemen vb.), Osmanlı ve Milli Mücadele odaklı anlatıların gölgesinde kalmıştır. Müzecilik ve Saha Koruma Eksikliği: Malazgirt’te Adalet ve Kültür Bakanlıkları öncülüğünde yürütülen "Savaş Alanı Arkeolojisi" projelerinin bir benzeri Miryokefalon için ancak son yıllarda kısıtlı ölçekte başlatılmıştır. Somut bir savaş alanı koruma parkı, ziyaretçi merkezi veya şehitlik tescili yapılamadığı için kamuoyu ilgisi canlı tutulamamaktadır. TTK ve Bürokrasinin Koordinasyon Eksikliği: Türk Tarih Kurumu teorik/akademik rapor sunma yetkisine sahiptir; ancak bir günü "Milli Tören/Bayram" ilan etme veya devlet erkanını orada toplama kararı Cumhurbaşkanlığı ve ilgili bakanlıkların yetkisindedir. TTK'nın araştırmalarını nihai bir "Devlet Raporu" haline getirip resmi tescile dönüştürememiş olması, törenlerin yerel düzeyde (il/ilçe bazlı) sıkışıp kalmasına yol açmaktadır. Peki TTK bundan sonra ne yapmalıdır? Türk Tarih Kurumu’nun (TTK) Miryokefalon Zaferi üzerindeki düğümü çözmesi, konumu kesinleştirmesi ve zaferi hak ettiği milli/devlet düzeyine taşıması için akademik, bürokratik ve saha odaklı somut adımlar atması gerekmektedir. TTK,'NİN BUNDAN SONRA İZLEMESİ GEREKEN STRATEJİK YOL HARİTASI ŞU TEMEL BAŞLIKLARLA TOPLANABİLİR. 1. "Miryokefalon Savaş Alanı Arkeolojisi" Projesinin Başlatılması Saha Araştırması ve Jeoradar Teknolojisi: Tıpkı Malazgirt Savaş Alanı Araştırması örneğinde olduğu gibi, Cumhurbaşkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Üniversiteler iş birliğiyle multi-disipliner bir proje başlatılmalıdır. Fiziksel Bulgu Tespiti: Yüzey araştırmaları, metal detektör taramaları ve aerial LIDAR teknolojisi kullanılarak savaşın geçtiği iddia edilen koridorlarda (Isparta/Gelendost, Denizli/Çivril, Konya/Bağırsak Boğazı vb.) ok uçları, zırh parçaları, at koşum takımları ve toplu mezarlar aranmalıdır. Somut arkeolojik kanıt, tartışmaları bitirecek tek unsurdur. 2. Tarafsız ve Uluslararası Hakemli "Uzlaşı Sempozyumu" Çapraz Kaynak İncelemesi: Bizans (Niketas Choniates vb.), Batı/Haçlı ve İslam kaynakları ile topoğrafik haritalar yan yana getirilerek uzman tarihçi, coğrafyacı ve askeri stratejistlerden oluşan bağımsız bir heyet kurulmalıdır. Tek Nihai Rapor: Bölgesel/yerel iddiaları aşan, bilimsel verilere dayalı kapsamlı bir "TTK Konum Raporu" hazırlanmalı ve bilim dünyasının erişimine sunulmalıdır. 3. Devlet Erkanına Resmi Görüş Sunulması Resmi Tescil: Bilimsel çalışmalar sonucunda savaşın gerçekleştiği ana hat/koridor belirlendikten sonra, alan Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından "Tarihi Sit Alanı / Milli Park" olarak tescil ettirilmelidir. Devlet Töreni Protokolü: TTK, hazırlayacağı raporu Cumhurbaşkanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sunarak 17 Eylül gününün "Miryokefalon Anadolu'nun Tapusu Zaferi" adıyla resmi devlet töreni takvimine alınmasını teklif etmelidir. 4. Dijital ve Görsel Hafıza Oluşturulması Haritalandırma ve 3B Modelleme: Savaşın taktiksel gelişimi, Bizans ordusunun yürüyüş kolu ve Selçuklu pususu coğrafi bilgi sistemleri (CBS/GIS) kullanılarak 3 boyutlu simülasyonlara dönüştürülmelidir. Toplumsal Farkındalık: Ders kitaplarındaki Miryokefalon anlatımı güncellenmeli, zaferin "Anadolu'nun kesin olarak Türk yurdu olduğunu tescilleyen dönüm noktası" olduğu vurgusu popüler tarih yayınları ve belgesellerle desteklenmelidir. Selçuklu Devleti ile Bizans İmparatorluğu arasında gerçekleşen Miryokefalon Savaşı, Anadolu'nun Türk yurdu olduğunu ve Türklerin bu coğrafyadan atılamayacağını tüm dünyaya tescilleyen, tarihimizin en kritik dönüm noktalarından biridir. Malazgirt Zaferi Anadolu'nun kapılarını Türklere açmışsa, Miryokefalon Zaferi de bu toprakların tapusunu ebediyen Türk milletine vermiştir. Bu denli muazzam bir askeri ve siyasi başarının, Malazgirt Zaferi gibi devlet töreni protokolü kapsamına alınarak hak ettiği devlet erkanı katılımı ve törenlerle anılması tarihsel bir sorumluluktur. SON GELİŞMELER IŞIĞINDA TTK TTK bünyesinde son yıllarda sık sık ortaya çıkan yönetim (başkan) değişikliklerinden etkilenmeyecek ve bürokratik rotasyonların üstünde bağımsız bir "Miryokefalon Araştırma Komisyonu"nun bugüne kadar kurulmaması en büyük talihsizliktir. KOMİSYON NE YAPMALIDIR? *Saha ve arkeoloji odaklı tescil, yüzey/saha araştırmaları için üniversitelerle iş birliği yapmalıdır. *Topoğrafik analizler ve Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) kullanılarak Isparta / Gelendost hattındaki geçitler ve tarihi kalıntılar resmi olarak kayıt altına alınmalıdır. *Ayrıca MEB 10. sınıf ders kitabında yer alan bilgi ve belgeler komisyon raporlarına eklenmelidir. Zira 2025-2026 ve 2026-2027 10. sınıf tarih ders kitabında Miryokefalon Zaferi'nin kazanıldığı yer için; “Selçuklu ordusu, 17 Eylül 1176’da Eğirdir Gölü’nün kuzeyindeki vadide Bizans ordusunu ağır bir yenilgiye uğratmıştır. Miryokefalon Savaşı'nın günümüzde Isparta civarında Gelendost / Yenice köyü / Yenice Sivrisi'nde meydana geldiği açıktır. Eğirdir Gölü'nün kuzeyindeki geçit(ler)de gerçekleştiği anlaşılmaktadır.” ifadelerine yer verilmektedir. Bu kitap aynı zamanda Talim ve Terbiye Kurulu'nca onaylanmıştır. Bu kitabı onaylayan Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cihat Demirli ise bugün Milli Eğitim Bakan Yardımcısı olmuştur. TARİH 10. SINIF DERS KİTABI YAZARLARI ARASINDA; *Handan Akgün, *Hasan Kulaç, *Nergiz Sarıtaş, *Serdar Işık, *Şerife Mutlu yer alırlarken editörler arasında da; *Prof. Dr. Selahattin Kaynakçı, *Prof. Dr. Günay Kırpık, *Prof. Dr. Bülent Akbaba, *Dr. Emre Karataş gibi Selçuklu tarihi uzmanı ve akademisyenleri yer almaktadır. SELÇUKLU VE OSMANLI MEDENİYETİNDE DUA GELENEĞİ Anadolu’da Selçuklu ve Osmanlı devletlerinin fethettikleri toprakları yurt edinme ve meşruiyet sağlama süreçlerinde, askeri zaferlerin ötesinde derin bir manevi, kültürel ve hukuki gelenek uygulanmaktaydı. Bu geleneğin temelinde ise Fetih Hutbesi, Fetih Duası ve Kılıç Hakkı Simgeselliği yer alır. Selçuklu ve Osmanlılarda Yeni Fethedilen Yerlerde Okunan Dua ve Cuma Geleneği Selçuklu ve Osmanlı idari anlayışında bir beldenin "fethedilmiş" sayılması ve Türk-İslam mülküne katıldığının ilan edilmesi belirli geleneklerle tescillendirilirdi: Fetih Hutbesi ve Fetih Duası: Bir şehir veya kale alındığında yapılan ilk iş, oranın en büyük ibadethanesinin (genellikle ulu cami) ibadete açılmasıydı. İlk Cuma namazında hükümdar veya ordu komutanı adına hutbe okunur, ardından fetih duası edilirdi. Bu dua; şehitlerin ruhuna, devletin bekasına, adil yönetime ve fethin kalıcı olmasına niyet edilerek yapılırdı. Sancak ve Kılıç Geleneği (Kılıç Hutbesi): Hutbeyi okuyan hatip veya imam, minbere elinde kılıç ile çıkardı. Sağ elde kılıç tutulması "savaşla/fetihle alınan yer", sol elde kılıç tutulması ise "barış veya anlaşma ile alınan yer" anlamına gelirdi. Bu gelenek, fethin hem hukuki hem de manevi mühürlenme biçimiydi. Fetihname Gönderilmesi ve Şükür Duaları: Zaferin ardından İslam dünyasındaki diğer hükümdarlara ve komşu vilayetlere "Fetihname" ilanları gönderilir, bulunulan ordugah veya şehirde şükür namazları kılınarak toplu dualar edilirdi. Miryokefalon Zaferi (1176) ve Fetih/Teşekkür Geleneği Anadolu Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan’ın Bizans İmparatoru I. Manuel Komnenos’u mağlup ettiği 1176 Miryokefalon Zaferi, Anadolu’nun tapusunun Türklerde kaldığını tescilleyen dönüm noktasıdır. Miryokefalon’da zaferin ardından yaşanan manevi ve geleneksel süreç şu şekilde gerçekleşmiştir: Zafer Sonrası Şükür Duası ve Otağ Geleneği: Savaşın kazanılmasının hemen ardından Selçuklu ordugahında Sultan II. Kılıçarslan başkanlığında şükür namazı kılınmış ve orduyla birlikte zafer duası edilmiştir. Miryokefalon Geçidi civarında (Gelendost - Yenice / Kemerboğazı hattı) şehit düşen erenler ve gaziler için toplu hatimler okunmuştur. Fetihnamelerin Dağıtımı: II. Kılıçarslan, zaferin ardından Bağdat’taki Abbasi Halifesine ve çevre eyaletlere fetihnameler göndererek Anadolu’nun kesin bir Türk yurdu haline geldiğini müjdelemiş, Halifelik merkezinde de şükür duaları edilmiştir. Anadolu’yu Yurt Kılma Duası (Pusat ve Miras): Miryokefalon Zaferi, Malazgirt ile başlayan Anadolu’yu yurt edinme sürecini tamamladığı için, bu zaferden sonra yapılan dualarda sadece "toprak kazanımı" değil, "Anadolu'da kıyamete kadar kök salma ve adaleti tesis etme" teması işlenmiştir. Zaferin gerçekleştiği stratejik geçitlerde ve boğazlarda alperenler ile dergahların konumlandırılması, bu manevi geleneğin somut birer nişanesidir. Selçuklu’dan Osmanlı’ya devreden bu dua ve fetih kültürü; askeri gücü, adalet ve maneviyatla birleştirerek fethedilen toprakların sadece kılıçla değil, gönül ve vatan bağıyla elde tutulmasını sağlamıştır. Türk-İslam devlet geleneğinde, fetihlerin ve büyük zaferlerin kazanıldığı veya tarihi dönüm noktalarının yaşandığı mekanlarda aziz şehitlerin ruhunu şad etmek ve gazilere şükran sunmak maksadıyla "Dua Geleneği" başlatılması asırlardır süregelen köklü bir gelenektir. Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinde ordu zafere ulaştığında veya bir vatan toprağı tescillendiğinde Cuma ve bayram namazlarını müteakip ordu, erkan ve halkın katılımıyla ayakta dualar edilir; bu manevi ahit nesiller boyu yaşatılırdı. Miryokefalon Zaferi'ni kazanan II. Kılıçarslan'ın torunu I. Alaeddin Keykubad tarafından Gelendost / Avşar köyünde bir cami (Avşar Camii), bir hamam ile bir fırın yaptırılmıştır. 1219 tarihinden beri her Cuma farzı ve bayram namazlarından sonra ve ayakta olmak üzere Miryokefalon şehitleri için asırlarca devam eden dua geleneğine yer verilmiştir. Günümüzde de bu dua geleneği her ne kadar son zamanlarda askıya alınmış olsa da 4 Eylül 2026 tarihinden itibaren yeniden başlatılmıştır. https://www.kureselakdeniz.com.tr/haber-asirlarca-suren-gelenek-yuzyil-sonra-yeniden-basladi-miryokefalon-zaferi-dualarla-anildi-43927.html AVŞAR CAMİİ | Kültür Portalı Günümüzde ahşap kubbeli modern Selçuklu Camii sapasağlam varlığını devam ettirirken fırın ise kaybolmuştur. TTK YA DA ISPARTA MİRYOKEFALON ZAFER DERNEĞİ TARAFINDAN MİRYOKEFALON AKADEMİK ARAŞTIRMALARI İÇİN ÖDÜL VERİLMESİ Her ne kadar bugüne kadar TTK tarafından doktora, lisans öğrencileri ya da tarih öğrencileri için Miryokefalon Zaferi'nin kazanıldığı yer hakkında bilimsel araştırma yarışmaları yapılmamışsa da bundan sonra niçin olmasın diyoruz. Bu uğurda "Isparta 1176 Miryokefalon Zafer Derneği" tarafından önemli bilimsel ödüllü bir yarışma düzenlenmiştir. Isparta 1176 Miryokefalon Zafer Derneği, Miryokefalon Zaferi'nin bilimsel açıdan daha kapsamlı araştırılması ve akademik literatüre kazandırılması amacıyla “Miryokefalon Bilimsel Araştırma ve Yayın Destek Programı”nı hayata geçiriyor. Program kapsamında Miryokefalon konusunu doğrudan ele alan akademik çalışmalara maddi destek sağlanacak. 2026 yılı için 2 yüksek lisans tezine 20 bin TL, 2 doktora tezine 30 bin TL ve 5 akademik makaleye 10 bin TL destek verilmesi planlanıyor. Destek programında; Miryokefalon Savaşı'nın askeri tarihi, Bizans ve Selçuklu kaynakları, savaşın coğrafi konumu, Gelendost ve çevresinin tarihsel coğrafyası, Anadolu Selçukluları ve Bizans-Selçuklu ilişkileri gibi başlıkların yanı sıra arkeoloji, tarihi topoğrafya, toponimi, sözlü tarih, kültürel miras, tarih turizmi, dijital tarih ve dijital haritalama gibi alanlardaki çalışmalar da değerlendirilecek. Programdan tarih, arkeoloji, coğrafya, sosyoloji, sanat tarihi, turizm ve iletişim alanlarında çalışan akademisyen ve araştırmacılar yararlanabilecek. Yüksek lisans ve doktora tezlerinde destek ödemesi, kabul aşamasında yüzde 50, çalışma tamamlandıktan sonra yüzde 50 şeklinde gerçekleştirilecek. Akademik makalelerde ise destek, çalışmanın hakemli bir bilimsel dergide kabul edilmesinin ardından ödenecek. Başvurular, Isparta 1176 Miryokefalon Bilim Kurulu tarafından değerlendirilecek. Dernek yetkilileri, programla birlikte Miryokefalon Zaferi'nin yalnızca tarihsel bir olay olarak değil; Anadolu'nun Türkleşmesi, Isparta'nın şehir kimliği, kültürel miras ve bölgenin tarihsel coğrafyası açısından farklı disiplinlerin katkısıyla bilimsel olarak araştırılmasını ve bu alandaki akademik çalışmaların artırılmasını hedefliyor. Başvurular Isparta 1176 Miryokefalon Zafer Derneği, Kutlubey Mahallesi 1009 Sokak No:4 Isparta adresine yapılabilecek. Bilgi için: 0533 468 22 34. Umuyoruz ve bekliyoruz; Türkiye üniversiteleri, akademisyenleri ve öğrencilerince bu ve buna benzer etkinlikler teşvik edilir ve yol alınır... 1176 SELÇUKLU-BİZANS SINIRI ORTAYA KONMALIDIR Değerli dostlar, Bizans kaynakları bu savaşın sınırı geçince olduğuna yer veriyorlar da TTK ve diğer kurum editörlerince 17 Eylül 1176'daki Selçuklu-Bizans sınırlarını ortaya koyan haritalar hazırlanmalıdır. Bu uğurda Isparta 1176 Miryokefalon Zafer Derneği üzerine düşen tarihi görevi yerine getirdiğine inanmaktadır. MİRYOKEFALON SAVAŞI HAKKINDA ULUORTA KONUŞAN HER KİM OLURSA OLSUN ÖNLEM ALINMALI VE SİYASİ LOBİ FAALİYETLERİNE GÖZ YUMULMAMALIDIR Değerli dostlar, kıymetli okurlar; Yukarıdaki haber linklerinde de ifade edildiği gibi TTK üzerine düşen tarihi misyon ve sorumluluklardan uzak kalınca Miryokefalon hakkında uluorta konuşanlar, demeç verenler ve II. Kılıçarslan'ın kazandığı muhteşem Miryokefalon Zaferi'nin ruh ve mana kökünden uzak kalanlar hakkında TTK başta olmak üzere ilgili üniversitelerimizin de dâhil olması çok önem arz eder hale gelmiştir. DENİZLİ VE KONYA İDDİALARI KARŞISINDA ISPARTA'DA KAZANILAN MİRYOKEFALON ZAFERİNİN TESCİL VE DEVLET TÖRENİ İLE KUTLANMASI İÇİN SONA DOĞRU Değerli dostlar, Bundan böyle sırf başkan değişikliğine giden TTK'nin bundan sonra daha verimli ve sonuç alıcı eylemler içinde olması temennilerimizi ifade ederken; yapılacak bir çalıştay ve tamamen Orta Çağ / Selçuklu akademisyenleri ve tarihçilerince ortaya konan belge ve dokümanlar karşısında Miryokefalon Zaferi'nin her 17 Eylül'de Malazgirt / Muş'ta olduğu gibi devlet töreni ile kutlanması için herkesi göreve davet ediyoruz. Mehmet Ali Çelik
.
TÜRK TARİH KURUMU VE MİRYOKEFALON AÇMAZI TTK (Türk Tarih Kurumu) Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifi ile kurulmuştur. 15 Nisan 1931 tarihinde ilk olarak "Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti" adıyla faaliyete geçmiş ve 1935 yılında ise günümüzdeki Türk Tarih Kurumu adını almıştır. *Türk ve Türkiye tarihini ilk ve sağlam kaynaklardan bilimsel yöntemlerle araştırmak ve incelemek, *Türklerin dünya medeniyetine sunduğu katkıları ve köklü geçmişini ortaya koyarak Batı dünyasındaki yanlış algıları düzeltmek, *Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nde milli ve yerli bir tarih şuuru oluşturmak ve bu uğurda müfredat ve kitaplar hazırlamak, *Arkeolojik kazılarla Anadolu ve Türk tarihine ilişkin somut belgeleri ortaya çıkarmak ve yayımlamak gibi önemli görev ve sorumluluklar yüklenen TTK bugün bu gaye ve amaçlar karşısında yeterli görev ve sorumlulukları yerine getirmiş midir? HAYIR, HAYIR, HAYIR! TTK teorik ve akademik rapor sunma yetkisine sahip olmasına rağmen devlet töreni ile bir savaşın/zaferin kutlanması yetkisi ise Cumhurbaşkanlığı ve ilgili bakanlıklara (Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı) aittir. TTK'nin araştırmalarını nihai bir "Devlet Raporu" haline getirip resmi ve tescile dönüştürememiş olması törenlerin yerel düzeyde sıkışıp kalmasına yol açmıştır. DEVLET TÖRENİ PROTOKOLÜ YA DA "MİRYOKEFALON ANADOLU'NUN TAPUSU ZAFERİ" Türk Tarih Kurumu (TTK), Miryokefalon Savaşı (17 Eylül 1176) üzerinde hem yayınlar hem de düzenlediği sempozyumlarla akademik düzeyde incelemeler yapmıştır. Kurumun resmi yayın organı Belleten dergisinde bu savaşın coğrafyası ve askeri taktikleri üzerine tarihçi ve arkeologlarca (Prof. Dr. Abdülhaluk Çay, Bilge Umar vb.) kaleme alınmış pek çok makale bulunmaktadır. Ancak zaferin gerçekleştiği konumun tespiti ve bunun milli ölçekte bir devlet törenine dönüşmesi noktasında belirgin aksaklıklar ve eksiklikler bulunmaktadır. 1. Miryokefalon Savaşı Nerede Kazanıldı? (Konum Belirsizliği) Savaşın tam olarak nerede gerçekleştiği konusunda tarihçiler, coğrafyacılar ve arkeologlar arasında henüz akademik ve konsensüs sağlanmış kesin bir mutabakat yoktur. Birbirine yakın ancak farklı illerin sınırlarında yer alan başlıca tezler şunlardır: Isparta (Gelendost / Yenişarbademli / Yalvaç): Tarihçilerin önemli bir bölümü ve bölge araştırmacıları, Miryokefalon Kalesi’nin Eğirdir Gölü kuzeyinde/doğusunda olduğunu ve çatışmanın Gelendost-Yalvaç hattındaki boğazlarda yaşandığını savunur. Denizli (Çivril - Düzbel Geçidi / Kûfi Çayı Vadisi): Bir diğer güçlü iddia, Bizans ordusunun Çivril yakınlarındaki Kûfi Çayı vadisinde veya Düzbel geçidinde tuzağa düşürüldüğüdür. Konya (Beyşehir - Bağırsak Boğazı): Konya gurubu araştırmacılar ve bazı coğrafyacılar, topografik verilerin Konya-Beyşehir yolundaki Bağırsak Boğazı'nı işaret ettiğini ileri sürer. Afyonkarahisar (Sandıklı / Karamıkbeli): Az sayıda araştırmacı ise hattın Afyon güneyindeki geçitlerden oluştuğunu iddia eder. YER TESPİTİ NEDEN YETERSİZ KALMAKTADIR? Bizans tarihçisi Niketas Choniates gibi dönemin birinci el kaynakları coğrafi tanımlamaları betimlerken dönemin antik isimlerini kullanmış, topoğrafik detayları net çizmemiştir. Savaş alanında geniş çaplı, multi-disipliner (arkeolojik yüzey araştırması, jeoradar ve Askeri Tarih Metodolojisi birleşimi) tescilli bir kazı ve alan incelemesi tamamlanıp somut bulgular (silah artıkları, toplu mezarlar vb.) resmen belgelenemediği için TTK tek bir konumu resmi sınır olarak ilan edememektedir. 2. Niçin Malazgirt Gibi Törenlerle Kutlanamıyor ve Yetersiz Kalınıyor? Malazgirt Zaferi (1071) ve Büyük Taarruz (1922) gibi dönüm noktaları devlet törenleriyle görkemli bir şekilde kutlanırken, Anadolu’nun tapusu hükmündeki Miryokefalon Zaferi'nin sembolik kalmasının temel nedenleri şunlardır: Konum Rekabeti ve Bölgesel Ayrışma: Savaşın gerçekleştiği yer netleşmediği için Isparta, Denizli ve Konya yerel yönetimleri zaferi kendi illerinde ayrı ayrı anma gayretindedir. Merkezi devlet aklı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı, henüz yeri akademik tescille kesinleşmemiş bir alan için tek bir noktada milli tören alanı veya anıt külliye inşa etmeyi ertelemektedir. Kültürel/Tarihsel Hafıza ve Algı Eğilimi: Türk tarih yazımında "Anadolu'ya Giriş" (Malazgirt) ve "Anadolu'dan Atılamayacağımızın İlanı" (Kurtuluş Savaşı/Sakarya) gibi başlangıç ve bitiş sembolleri toplumsal hafızada daha baskın yer edinmiştir. Anadolu Selçuklu Devleti'nin zaferleri (Miryokefalon, Yassıçemen vb.), Osmanlı ve Milli Mücadele odaklı anlatıların gölgesinde kalmıştır. Müzecilik ve Saha Koruma Eksikliği: Malazgirt’te Adalet ve Kültür Bakanlıkları öncülüğünde yürütülen "Savaş Alanı Arkeolojisi" projelerinin bir benzeri Miryokefalon için ancak son yıllarda kısıtlı ölçekte başlatılmıştır. Somut bir savaş alanı koruma parkı, ziyaretçi merkezi veya şehitlik tescili yapılamadığı için kamuoyu ilgisi canlı tutulamamaktadır. TTK ve Bürokrasinin Koordinasyon Eksikliği: Türk Tarih Kurumu teorik/akademik rapor sunma yetkisine sahiptir; ancak bir günü "Milli Tören/Bayram" ilan etme veya devlet erkanını orada toplama kararı Cumhurbaşkanlığı ve ilgili bakanlıkların yetkisindedir. TTK'nın araştırmalarını nihai bir "Devlet Raporu" haline getirip resmi tescile dönüştürememiş olması, törenlerin yerel düzeyde (il/ilçe bazlı) sıkışıp kalmasına yol açmaktadır. Peki TTK bundan sonra ne yapmalıdır? Türk Tarih Kurumu’nun (TTK) Miryokefalon Zaferi üzerindeki düğümü çözmesi, konumu kesinleştirmesi ve zaferi hak ettiği milli/devlet düzeyine taşıması için akademik, bürokratik ve saha odaklı somut adımlar atması gerekmektedir. TTK,'NİN BUNDAN SONRA İZLEMESİ GEREKEN STRATEJİK YOL HARİTASI ŞU TEMEL BAŞLIKLARLA TOPLANABİLİR. 1. "Miryokefalon Savaş Alanı Arkeolojisi" Projesinin Başlatılması Saha Araştırması ve Jeoradar Teknolojisi: Tıpkı Malazgirt Savaş Alanı Araştırması örneğinde olduğu gibi, Cumhurbaşkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Üniversiteler iş birliğiyle multi-disipliner bir proje başlatılmalıdır. Fiziksel Bulgu Tespiti: Yüzey araştırmaları, metal detektör taramaları ve aerial LIDAR teknolojisi kullanılarak savaşın geçtiği iddia edilen koridorlarda (Isparta/Gelendost, Denizli/Çivril, Konya/Bağırsak Boğazı vb.) ok uçları, zırh parçaları, at koşum takımları ve toplu mezarlar aranmalıdır. Somut arkeolojik kanıt, tartışmaları bitirecek tek unsurdur. 2. Tarafsız ve Uluslararası Hakemli "Uzlaşı Sempozyumu" Çapraz Kaynak İncelemesi: Bizans (Niketas Choniates vb.), Batı/Haçlı ve İslam kaynakları ile topoğrafik haritalar yan yana getirilerek uzman tarihçi, coğrafyacı ve askeri stratejistlerden oluşan bağımsız bir heyet kurulmalıdır. Tek Nihai Rapor: Bölgesel/yerel iddiaları aşan, bilimsel verilere dayalı kapsamlı bir "TTK Konum Raporu" hazırlanmalı ve bilim dünyasının erişimine sunulmalıdır. 3. Devlet Erkanına Resmi Görüş Sunulması Resmi Tescil: Bilimsel çalışmalar sonucunda savaşın gerçekleştiği ana hat/koridor belirlendikten sonra, alan Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından "Tarihi Sit Alanı / Milli Park" olarak tescil ettirilmelidir. Devlet Töreni Protokolü: TTK, hazırlayacağı raporu Cumhurbaşkanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sunarak 17 Eylül gününün "Miryokefalon Anadolu'nun Tapusu Zaferi" adıyla resmi devlet töreni takvimine alınmasını teklif etmelidir. 4. Dijital ve Görsel Hafıza Oluşturulması Haritalandırma ve 3B Modelleme: Savaşın taktiksel gelişimi, Bizans ordusunun yürüyüş kolu ve Selçuklu pususu coğrafi bilgi sistemleri (CBS/GIS) kullanılarak 3 boyutlu simülasyonlara dönüştürülmelidir. Toplumsal Farkındalık: Ders kitaplarındaki Miryokefalon anlatımı güncellenmeli, zaferin "Anadolu'nun kesin olarak Türk yurdu olduğunu tescilleyen dönüm noktası" olduğu vurgusu popüler tarih yayınları ve belgesellerle desteklenmelidir. Selçuklu Devleti ile Bizans İmparatorluğu arasında gerçekleşen Miryokefalon Savaşı, Anadolu'nun Türk yurdu olduğunu ve Türklerin bu coğrafyadan atılamayacağını tüm dünyaya tescilleyen, tarihimizin en kritik dönüm noktalarından biridir. Malazgirt Zaferi Anadolu'nun kapılarını Türklere açmışsa, Miryokefalon Zaferi de bu toprakların tapusunu ebediyen Türk milletine vermiştir. Bu denli muazzam bir askeri ve siyasi başarının, Malazgirt Zaferi gibi devlet töreni protokolü kapsamına alınarak hak ettiği devlet erkanı katılımı ve törenlerle anılması tarihsel bir sorumluluktur. SON GELİŞMELER IŞIĞINDA TTK TTK bünyesinde son yıllarda sık sık ortaya çıkan yönetim (başkan) değişikliklerinden etkilenmeyecek ve bürokratik rotasyonların üstünde bağımsız bir "Miryokefalon Araştırma Komisyonu"nun bugüne kadar kurulmaması en büyük talihsizliktir. KOMİSYON NE YAPMALIDIR? *Saha ve arkeoloji odaklı tescil, yüzey/saha araştırmaları için üniversitelerle iş birliği yapmalıdır. *Topoğrafik analizler ve Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) kullanılarak Isparta / Gelendost hattındaki geçitler ve tarihi kalıntılar resmi olarak kayıt altına alınmalıdır. *Ayrıca MEB 10. sınıf ders kitabında yer alan bilgi ve belgeler komisyon raporlarına eklenmelidir. Zira 2025-2026 ve 2026-2027 10. sınıf tarih ders kitabında Miryokefalon Zaferi'nin kazanıldığı yer için; “Selçuklu ordusu, 17 Eylül 1176’da Eğirdir Gölü’nün kuzeyindeki vadide Bizans ordusunu ağır bir yenilgiye uğratmıştır. Miryokefalon Savaşı'nın günümüzde Isparta civarında Gelendost / Yenice köyü / Yenice Sivrisi'nde meydana geldiği açıktır. Eğirdir Gölü'nün kuzeyindeki geçit(ler)de gerçekleştiği anlaşılmaktadır.” ifadelerine yer verilmektedir. Bu kitap aynı zamanda Talim ve Terbiye Kurulu'nca onaylanmıştır. Bu kitabı onaylayan Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cihat Demirli ise bugün Milli Eğitim Bakan Yardımcısı olmuştur. TARİH 10. SINIF DERS KİTABI YAZARLARI ARASINDA; *Handan Akgün, *Hasan Kulaç, *Nergiz Sarıtaş, *Serdar Işık, *Şerife Mutlu yer alırlarken editörler arasında da; *Prof. Dr. Selahattin Kaynakçı, *Prof. Dr. Günay Kırpık, *Prof. Dr. Bülent Akbaba, *Dr. Emre Karataş gibi Selçuklu tarihi uzmanı ve akademisyenleri yer almaktadır. SELÇUKLU VE OSMANLI MEDENİYETİNDE DUA GELENEĞİ Anadolu’da Selçuklu ve Osmanlı devletlerinin fethettikleri toprakları yurt edinme ve meşruiyet sağlama süreçlerinde, askeri zaferlerin ötesinde derin bir manevi, kültürel ve hukuki gelenek uygulanmaktaydı. Bu geleneğin temelinde ise Fetih Hutbesi, Fetih Duası ve Kılıç Hakkı Simgeselliği yer alır. Selçuklu ve Osmanlılarda Yeni Fethedilen Yerlerde Okunan Dua ve Cuma Geleneği Selçuklu ve Osmanlı idari anlayışında bir beldenin "fethedilmiş" sayılması ve Türk-İslam mülküne katıldığının ilan edilmesi belirli geleneklerle tescillendirilirdi: Fetih Hutbesi ve Fetih Duası: Bir şehir veya kale alındığında yapılan ilk iş, oranın en büyük ibadethanesinin (genellikle ulu cami) ibadete açılmasıydı. İlk Cuma namazında hükümdar veya ordu komutanı adına hutbe okunur, ardından fetih duası edilirdi. Bu dua; şehitlerin ruhuna, devletin bekasına, adil yönetime ve fethin kalıcı olmasına niyet edilerek yapılırdı. Sancak ve Kılıç Geleneği (Kılıç Hutbesi): Hutbeyi okuyan hatip veya imam, minbere elinde kılıç ile çıkardı. Sağ elde kılıç tutulması "savaşla/fetihle alınan yer", sol elde kılıç tutulması ise "barış veya anlaşma ile alınan yer" anlamına gelirdi. Bu gelenek, fethin hem hukuki hem de manevi mühürlenme biçimiydi. Fetihname Gönderilmesi ve Şükür Duaları: Zaferin ardından İslam dünyasındaki diğer hükümdarlara ve komşu vilayetlere "Fetihname" ilanları gönderilir, bulunulan ordugah veya şehirde şükür namazları kılınarak toplu dualar edilirdi. Miryokefalon Zaferi (1176) ve Fetih/Teşekkür Geleneği Anadolu Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan’ın Bizans İmparatoru I. Manuel Komnenos’u mağlup ettiği 1176 Miryokefalon Zaferi, Anadolu’nun tapusunun Türklerde kaldığını tescilleyen dönüm noktasıdır. Miryokefalon’da zaferin ardından yaşanan manevi ve geleneksel süreç şu şekilde gerçekleşmiştir: Zafer Sonrası Şükür Duası ve Otağ Geleneği: Savaşın kazanılmasının hemen ardından Selçuklu ordugahında Sultan II. Kılıçarslan başkanlığında şükür namazı kılınmış ve orduyla birlikte zafer duası edilmiştir. Miryokefalon Geçidi civarında (Gelendost - Yenice / Kemerboğazı hattı) şehit düşen erenler ve gaziler için toplu hatimler okunmuştur. Fetihnamelerin Dağıtımı: II. Kılıçarslan, zaferin ardından Bağdat’taki Abbasi Halifesine ve çevre eyaletlere fetihnameler göndererek Anadolu’nun kesin bir Türk yurdu haline geldiğini müjdelemiş, Halifelik merkezinde de şükür duaları edilmiştir. Anadolu’yu Yurt Kılma Duası (Pusat ve Miras): Miryokefalon Zaferi, Malazgirt ile başlayan Anadolu’yu yurt edinme sürecini tamamladığı için, bu zaferden sonra yapılan dualarda sadece "toprak kazanımı" değil, "Anadolu'da kıyamete kadar kök salma ve adaleti tesis etme" teması işlenmiştir. Zaferin gerçekleştiği stratejik geçitlerde ve boğazlarda alperenler ile dergahların konumlandırılması, bu manevi geleneğin somut birer nişanesidir. Selçuklu’dan Osmanlı’ya devreden bu dua ve fetih kültürü; askeri gücü, adalet ve maneviyatla birleştirerek fethedilen toprakların sadece kılıçla değil, gönül ve vatan bağıyla elde tutulmasını sağlamıştır. Türk-İslam devlet geleneğinde, fetihlerin ve büyük zaferlerin kazanıldığı veya tarihi dönüm noktalarının yaşandığı mekanlarda aziz şehitlerin ruhunu şad etmek ve gazilere şükran sunmak maksadıyla "Dua Geleneği" başlatılması asırlardır süregelen köklü bir gelenektir. Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinde ordu zafere ulaştığında veya bir vatan toprağı tescillendiğinde Cuma ve bayram namazlarını müteakip ordu, erkan ve halkın katılımıyla ayakta dualar edilir; bu manevi ahit nesiller boyu yaşatılırdı. Miryokefalon Zaferi'ni kazanan II. Kılıçarslan'ın torunu I. Alaeddin Keykubad tarafından Gelendost / Avşar köyünde bir cami (Avşar Camii), bir hamam ile bir fırın yaptırılmıştır. 1219 tarihinden beri her Cuma farzı ve bayram namazlarından sonra ve ayakta olmak üzere Miryokefalon şehitleri için asırlarca devam eden dua geleneğine yer verilmiştir. Günümüzde de bu dua geleneği her ne kadar son zamanlarda askıya alınmış olsa da 4 Eylül 2026 tarihinden itibaren yeniden başlatılmıştır. https://www.kureselakdeniz.com.tr/haber-asirlarca-suren-gelenek-yuzyil-sonra-yeniden-basladi-miryokefalon-zaferi-dualarla-anildi-43927.html AVŞAR CAMİİ | Kültür Portalı Günümüzde ahşap kubbeli modern Selçuklu Camii sapasağlam varlığını devam ettirirken fırın ise kaybolmuştur. TTK YA DA ISPARTA MİRYOKEFALON ZAFER DERNEĞİ TARAFINDAN MİRYOKEFALON AKADEMİK ARAŞTIRMALARI İÇİN ÖDÜL VERİLMESİ Her ne kadar bugüne kadar TTK tarafından doktora, lisans öğrencileri ya da tarih öğrencileri için Miryokefalon Zaferi'nin kazanıldığı yer hakkında bilimsel araştırma yarışmaları yapılmamışsa da bundan sonra niçin olmasın diyoruz. Bu uğurda "Isparta 1176 Miryokefalon Zafer Derneği" tarafından önemli bilimsel ödüllü bir yarışma düzenlenmiştir. Isparta 1176 Miryokefalon Zafer Derneği, Miryokefalon Zaferi'nin bilimsel açıdan daha kapsamlı araştırılması ve akademik literatüre kazandırılması amacıyla “Miryokefalon Bilimsel Araştırma ve Yayın Destek Programı”nı hayata geçiriyor. Program kapsamında Miryokefalon konusunu doğrudan ele alan akademik çalışmalara maddi destek sağlanacak. 2026 yılı için 2 yüksek lisans tezine 20 bin TL, 2 doktora tezine 30 bin TL ve 5 akademik makaleye 10 bin TL destek verilmesi planlanıyor. Destek programında; Miryokefalon Savaşı'nın askeri tarihi, Bizans ve Selçuklu kaynakları, savaşın coğrafi konumu, Gelendost ve çevresinin tarihsel coğrafyası, Anadolu Selçukluları ve Bizans-Selçuklu ilişkileri gibi başlıkların yanı sıra arkeoloji, tarihi topoğrafya, toponimi, sözlü tarih, kültürel miras, tarih turizmi, dijital tarih ve dijital haritalama gibi alanlardaki çalışmalar da değerlendirilecek. Programdan tarih, arkeoloji, coğrafya, sosyoloji, sanat tarihi, turizm ve iletişim alanlarında çalışan akademisyen ve araştırmacılar yararlanabilecek. Yüksek lisans ve doktora tezlerinde destek ödemesi, kabul aşamasında yüzde 50, çalışma tamamlandıktan sonra yüzde 50 şeklinde gerçekleştirilecek. Akademik makalelerde ise destek, çalışmanın hakemli bir bilimsel dergide kabul edilmesinin ardından ödenecek. Başvurular, Isparta 1176 Miryokefalon Bilim Kurulu tarafından değerlendirilecek. Dernek yetkilileri, programla birlikte Miryokefalon Zaferi'nin yalnızca tarihsel bir olay olarak değil; Anadolu'nun Türkleşmesi, Isparta'nın şehir kimliği, kültürel miras ve bölgenin tarihsel coğrafyası açısından farklı disiplinlerin katkısıyla bilimsel olarak araştırılmasını ve bu alandaki akademik çalışmaların artırılmasını hedefliyor. Başvurular Isparta 1176 Miryokefalon Zafer Derneği, Kutlubey Mahallesi 1009 Sokak No:4 Isparta adresine yapılabilecek. Bilgi için: 0533 468 22 34. Umuyoruz ve bekliyoruz; Türkiye üniversiteleri, akademisyenleri ve öğrencilerince bu ve buna benzer etkinlikler teşvik edilir ve yol alınır... 1176 SELÇUKLU-BİZANS SINIRI ORTAYA KONMALIDIR Değerli dostlar, Bizans kaynakları bu savaşın sınırı geçince olduğuna yer veriyorlar da TTK ve diğer kurum editörlerince 17 Eylül 1176'daki Selçuklu-Bizans sınırlarını ortaya koyan haritalar hazırlanmalıdır. Bu uğurda Isparta 1176 Miryokefalon Zafer Derneği üzerine düşen tarihi görevi yerine getirdiğine inanmaktadır. MİRYOKEFALON SAVAŞI HAKKINDA ULUORTA KONUŞAN HER KİM OLURSA OLSUN ÖNLEM ALINMALI VE SİYASİ LOBİ FAALİYETLERİNE GÖZ YUMULMAMALIDIR Değerli dostlar, kıymetli okurlar; Yukarıdaki haber linklerinde de ifade edildiği gibi TTK üzerine düşen tarihi misyon ve sorumluluklardan uzak kalınca Miryokefalon hakkında uluorta konuşanlar, demeç verenler ve II. Kılıçarslan'ın kazandığı muhteşem Miryokefalon Zaferi'nin ruh ve mana kökünden uzak kalanlar hakkında TTK başta olmak üzere ilgili üniversitelerimizin de dâhil olması çok önem arz eder hale gelmiştir. DENİZLİ VE KONYA İDDİALARI KARŞISINDA ISPARTA'DA KAZANILAN MİRYOKEFALON ZAFERİNİN TESCİL VE DEVLET TÖRENİ İLE KUTLANMASI İÇİN SONA DOĞRU Değerli dostlar, Bundan böyle sırf başkan değişikliğine giden TTK'nin bundan sonra daha verimli ve sonuç alıcı eylemler içinde olması temennilerimizi ifade ederken; yapılacak bir çalıştay ve tamamen Orta Çağ / Selçuklu akademisyenleri ve tarihçilerince ortaya konan belge ve dokümanlar karşısında Miryokefalon Zaferi'nin her 17 Eylül'de Malazgirt / Muş'ta olduğu gibi devlet töreni ile kutlanması için herkesi göreve davet ediyoruz. Mehmet Ali Çelik
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
