SU AKAR, BİZ BAKAR MIYIZ? TESTİYİ DOLDURMA VAKTİ!

ISPARTA 14.02.2026 - 02:25, Güncelleme: 14.02.2026 - 02:25
 

SU AKAR, BİZ BAKAR MIYIZ? TESTİYİ DOLDURMA VAKTİ!

​Son yılların en keskin doğa olaylarına şahitlik ediyoruz. Daha dün, kuruyan göl yataklarına bakıp "Gelecekte bizi büyük bir susuzluk bekliyor" diye endişelenirken; bugün coşan derelerin, taşan barajların ve ne yazık ki beraberinde gelen heyelanların haberlerini okuyoruz. Küresel ısınmanın getirdiği o kavurucu kuraklık, yerini bir anda dizginlenemez bir bolluğa bıraktı.
​Kısa zamanda iki uç duyguyu bir arada yaşadık: Yokluğun korkusu ve varlığın şaşkınlığı. ​"Su Akar, Türk Bakar" mı, Yoksa Yapar mı? ​Atalarımız "Su akar, Türk bakar" derken belki de kaynaklarımızı verimli kullanamayışımıza ince bir sitem göndermişlerdi. Bugün Eğirdir Gölü’nden Kovada’ya, Gölcük’ten barajlarımıza kadar her yer doluyor, doğa adeta nefes alıyor. Yüzümüz gülüyor, "Bu yaz susuz kalmayacağız" diye seviniyoruz. Ancak sormadan edemiyoruz: Gözümüzün önünden gürül gürül akıp giden bu bereket, sadece bir seyirlik mi? ​AKARKEN TESTİYİ DOLDURMAK ​Eskiler boşuna dememiş; "Su akarken testiyi doldurmalı." Varlık içindeyken yokluğun planını yapmayanlar, yarın yine aynı kuraklık senaryosunda başrolü oynarlar. Bugün dereler boyunu aşıyor, sel olup yollara taşıyorsa; bu suyun sadece bir afet olarak değil, yarınlar için bir "rezerv" olarak görülmesi gerekiyor. ​* Şehirleşme planlarımızda gökyüzünden düşen her damlayı toprakla buluşturacak veya depolayacak sistemlere geçmeliyiz. ​* Barajlarımız doldu diye suyu sınırsız sanmamalı, tarımda modern sulama tekniklerinden taviz vermemeliyiz. ​* Taşkın ve heyelanları önlemek, aynı zamanda suyu yeraltı kaynaklarına yönlendirmek için doğayı betonla değil, ağaçla tahkim etmeliyiz. ​Sonuç: Yarın Çok Geç Olabilir ​Doğa bize cömert davrandı ve bir fırsat daha sundu. Eğirdir’in mavisi, barajların doluluğu bizi rehavete sürüklememeli. Unutmayalım ki; doğanın dengesi artık çok daha hassas. Bugün "bolluk var" diye bakıp geçtiğimiz o sular, yarın bir damlasına muhtaç olduğumuz hazineye dönüşebilir. ​Gelin, bu kez sadece bakmayalım. Akıp giden o suyun her damlasını geleceğe miras bırakacak adımları bugünden atalım. Çünkü gerçek zenginlik, varlığın kıymetini o bitmeden bilmektir.
​Son yılların en keskin doğa olaylarına şahitlik ediyoruz. Daha dün, kuruyan göl yataklarına bakıp "Gelecekte bizi büyük bir susuzluk bekliyor" diye endişelenirken; bugün coşan derelerin, taşan barajların ve ne yazık ki beraberinde gelen heyelanların haberlerini okuyoruz. Küresel ısınmanın getirdiği o kavurucu kuraklık, yerini bir anda dizginlenemez bir bolluğa bıraktı.

​Kısa zamanda iki uç duyguyu bir arada yaşadık: Yokluğun korkusu ve varlığın şaşkınlığı.

​"Su Akar, Türk Bakar" mı, Yoksa Yapar mı?

​Atalarımız "Su akar, Türk bakar" derken belki de kaynaklarımızı verimli kullanamayışımıza ince bir sitem göndermişlerdi. Bugün Eğirdir Gölü’nden Kovada’ya, Gölcük’ten barajlarımıza kadar her yer doluyor, doğa adeta nefes alıyor. Yüzümüz gülüyor, "Bu yaz susuz kalmayacağız" diye seviniyoruz. Ancak sormadan edemiyoruz: Gözümüzün önünden gürül gürül akıp giden bu bereket, sadece bir seyirlik mi?

​AKARKEN TESTİYİ DOLDURMAK

​Eskiler boşuna dememiş; "Su akarken testiyi doldurmalı." Varlık içindeyken yokluğun planını yapmayanlar, yarın yine aynı kuraklık senaryosunda başrolü oynarlar. Bugün dereler boyunu aşıyor, sel olup yollara taşıyorsa; bu suyun sadece bir afet olarak değil, yarınlar için bir "rezerv" olarak görülmesi gerekiyor.

​* Şehirleşme planlarımızda gökyüzünden düşen her damlayı toprakla buluşturacak veya depolayacak sistemlere geçmeliyiz.

​* Barajlarımız doldu diye suyu sınırsız sanmamalı, tarımda modern sulama tekniklerinden taviz vermemeliyiz.

​* Taşkın ve heyelanları önlemek, aynı zamanda suyu yeraltı kaynaklarına yönlendirmek için doğayı betonla değil, ağaçla tahkim etmeliyiz.

​Sonuç: Yarın Çok Geç Olabilir

​Doğa bize cömert davrandı ve bir fırsat daha sundu. Eğirdir’in mavisi, barajların doluluğu bizi rehavete sürüklememeli. Unutmayalım ki; doğanın dengesi artık çok daha hassas. Bugün "bolluk var" diye bakıp geçtiğimiz o sular, yarın bir damlasına muhtaç olduğumuz hazineye dönüşebilir.

​Gelin, bu kez sadece bakmayalım. Akıp giden o suyun her damlasını geleceğe miras bırakacak adımları bugünden atalım. Çünkü gerçek zenginlik, varlığın kıymetini o bitmeden bilmektir.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.