KONGRE ÖNCESİNDEKİ BU SESSİZLİK, 23 AĞUSTOS’TA BÜYÜK BİR FIRTINAYA DÖNÜŞEBİLİR
KONGRE ÖNCESİNDEKİ BU SESSİZLİK, 23 AĞUSTOS’TA BÜYÜK BİR FIRTINAYA DÖNÜŞEBİLİR
2000’li yılların başında, halka açık ve çok ortaklı bir başarı modeli olarak kurulan İYAŞ, yaklaşık 25 yıllık köklü geçmişiyle Isparta’mızın en önemli marka değerlerinden biri olmayı başardı. Kuruluşundan bu yana geçen çeyrek asırlık süreçte Genel Kurul toplantılarını hep sessiz, sakin ve genellikle tek bir liste ile gerçekleştirmeye alışkın olan şirket, bu kez alışılmışın dışında bir dönüm noktasına sürükleniyor.
Geldiğimiz son noktada, 23 Ağustos'ta gerçekleşecek kongrede taşlar yerinden oynayabilir. Zira bu kez sandık başında tek bir liste değil, kıyasıya bir yarışın yaşanacağı iki ayrı aday listesi yer alacak. Üstelik şirketin kurucu başkanı Bahattin Şenol, ekibiyle birlikte yeniden sahneye çıkarak kongrede aday olacağı kesinleşmiş görünüyor.
Şeffaflık ve Çok Seslilik İhtiyacı
Mevcut yönetim, bugüne kadar kendi içinde yönetim kurulunu ve başkanlık görevlerini organize ederek, kamusal alanda oldukça düşük bir profil çizdi. Medyadan ve kamuoyundan uzak, daha çok pazarlama kampanyalarıyla adını duyuran bu kapalı yönetim anlayışı, kongre sürecinin yaklaşmasıyla birlikte yerini icraatların anlatıldığı çok sesli bir ortama bırakmaya başladı. Ancak insan sormadan edemiyor: Keşke bu açık ve kurumsal iletişim anlayışını çok daha önceden hayata geçirebilselerdi.
Bu noktada Isparta kamuoyunun zihnini meşgul eden ve cevabını merakla beklediği kritik sorular var:
Isparta’da birleşme ve ortaklık ruhunun temellerini 25 yıl önce atan Bahattin Şenol ve ekibi, bunca yıldan sonra mevcut yönetimin karşısına neden çıkıyor?
Mevcut yönetim, kurucu iradeye ve Bahattin Şenol’a hak ettiği iade-i itibarı neden zamanında teslim etmedi?
Tüm bu soruların ve arka plandaki detayların net yanıtlarını şüphesiz kongre salonunda alacağız.
Aslolan Isparta’nın Marka Değeridir
Şüphesiz ki sorulacak, yazılacak ve tartışılacak daha pek çok konu başlığı mevcut. Ancak İYAŞ’ın kurumsal kimliğine halel gelmemesi ve kentin ortak marka değerinin zarar görmemesi adına bugüne kadar yapıcı bir duruş sergileyip, yapıcı eleştirilerimizi içimizde tuttuk.
Temennimiz; 23 Ağustos’taki kongrenin ardından daha şeffaf, hesap verebilir ve katılımcı bir yönetim anlayışının hakim olmasıdır. Rekabetin kaliteyi getirdiği, kırgınlıkların yerini ortak akla bıraktığı ve nihayetinde kazananın Isparta’mızın öz sermayesi ve marka değeri olduğu bir süreç diliyoruz.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
