İYİLİĞİ İYİLEŞTİRMEK VE BİR "KAN BABA" HİKÂYESİ
İYİLİĞİ İYİLEŞTİRMEK VE BİR "KAN BABA" HİKÂYESİ
İnsanlık dediğimiz o devasa ortaklık, aslında tek bir kolon üzerinde yükselir: Yardımlaşma.
Zengin ya da fakir olmanızın hiçbir önemi yoktur; gün gelir, hayat sizi hiç tanımadığınız birinin eline, gözlerine veya merhametine muhtaç kılabilir. Bazen bir hastane koridorunun loşluğunda, bazen bir yol kenarında ya da hiç ummadığımız bir çıkmaz sokakta birinin derdine derman oluruz. İşte tam o an, karşımızdaki insanın yüzünde beliren o küçücük tebessüm, dönüp kendi yüreğimizi ısıtır. Hizmet etmenin, bir işe yaramanın huzuru ruhumuzu sarar.
Sonra ne mi olur? O anlık iyilik önce bir alışkanlığa, ardından da bir yaşam felsefesine dönüşür. Bugün hayranlıkla izlediğimiz pek çok devasa yardım hareketi, aslında tam olarak bu saf duygunun, tek bir insanın attığı o ilk adımın eseridir. tıpkı Isparta Acil Kan hareketinin doğuşu gibi...
Bir Müşteri, Bir Şehir ve Değişen Hayatlar
Her şey yaklaşık yirmi yıl önce başladı. Isparta’da esnaflık yapan Oğuz Çiftçi’nin dükkanına, şehir dışından gelen bir müşteri girdi. Telaşlıydı, çaresizdi; yakınının acil ameliyatı için kan aranıyordu ancak şehri hiç tanımıyorlardı. Çiftçi, bu çaresizliğe kayıtsız kalmadı. Çevresini, eşini dostunu harekete geçirerek o kanın bulunmasını sağladı. Hastanın yakınlarının gözlerinde gördüğü o minnet ve mutluluk, onun da içindeki bir meşaleyi ateşledi.
Talepler birbirini izledi, telefonlar susmak bilmedi. Oğuz Çiftçi, her çağrıya, her çığlığa koştu. Henüz sosyal medyanın hayatımızı ele geçirmediği o yıllarda, vizyoner bir adımlarla "Isparta Acil Kan" adında bir internet sitesi kurdu. Kan arayanla, bağışçıyı buluşturan dijital bir köprü oldu bu. Öyle ki, aracı olmayan gönüllüleri kendi arabasıyla evlerinden alıp kan merkezine taşıdığı geceler oldu. Çünkü onun derdi sadece "kan bulmak" değil, bir insanın hayatına, ruhuna dokunabilmekti.
Güven: Yılların Biriktirdiği En Büyük Sermaye
Zamanla bu bireysel çaba, çığ gibi büyüyerek kocaman bir gönül ailesine dönüştü. Özellikle şehir dışından Isparta’ya şifa aramaya gelen ve burada hiç kimsesi olmayan hastalar için bir slogan yükseldi:
"Kimseniz yoksa, Oğuz Çiftçi ve Isparta Acil Kan Ailesi var."
Bu hareket zamanla Isparta’nın sınırlarını da aştı. Buradan şifa bulup memleketine dönen insanlar, kendi şehirlerinde benzer ağlar kurdular. İyilik, hücre bölünmesi gibi çoğalarak şehir şehir yayıldı. Bugün Facebook sayfaları ve WhatsApp grupları üzerinden on binlerce gönüllüye ulaşan bu yapı, Türkiye’ye örnek bir dayanışma modeli sunuyor.
Bugün Isparta sokaklarında Oğuz Çiftçi’yi herkes tek bir isimle çağırıyor: "Kan Baba."
Gece gündüz, telefonun ucunda 24 saat nöbette olan bir baba o. Üstelik insanlar ona artık sadece kan ihtiyaçlarında değil, her türlü hayır işinde de güveniyor; yardımlarını gözü kapalı ona emanet ediyor. Çünkü bu devirde paradan, puldan çok daha zor kazanılan bir sermayeye sahip: Koşulsuz güven.
Sözün Özü;
Böylesine güzel yürekli insanlar ve onların etrafında kenetlenen gönüllüler sayesinde geleceğe dair umudumuzu koruyoruz. Yardımlaşma güçlendikçe, insan olmanın o ağır ama onurlu vicdani sorumluluğunu daha iyi anlıyoruz. Mutluluk paylaşıldıkça çoğalıyor, iyilik ise her seferinde yeni bir iyiliği doğuruyor.
Günün sonunda, hayatın tüm karmaşasına rağmen o yalın gerçek hiç değişmiyor:
İyiliği iyileştirmek, her zaman iyidir.
ispartaacilkan, Sosyal Medya Sayfaları
Facebook Beğeni Sayfamız
https://www.facebook.com/ispartaacilkan/
Facebook Grup Sayfamız
https://www.facebook.com/groups/ispartaacilkan/?ref=share_group_link
Telegram
https://t.me/ispartaacilkan
https://chat.whatsapp.com/CMcSeCW9WuF2f8xt5ktL13
https://instagram.com/ispartaacilkan?utm_medium=copy_link
Whatsapp kanal https://whatsapp.com/channel/0029Vb2S8nCBadmWod2apc0i
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
