ISPARTA'NIN EKONOMİK KADERİNİ DEĞİŞTİRECEKTİR

ISPARTA 21.06.2026 - 12:47, Güncelleme: 21.06.2026 - 17:11
 

ISPARTA'NIN EKONOMİK KADERİNİ DEĞİŞTİRECEKTİR

.
Isparta Ticaret ve Sanayi Odası'nın, ISVAK'ın katkılarıyla Ankara'da yaşayan Ispartalı iş insanları ve bürokratları bir araya getirdiği "İstişare ve Değerlendirme Toplantısı" için hazırlanan davetiyede yer alan "Birlikte Daha Güçlü Bir Isparta İçin" sözü, çok kıymetli ve doğrusu beni etkiledi. Bu ifade, yalnızca bir toplantının sloganı değil; aynı zamanda Isparta'nın bugün en fazla ihtiyaç duyduğu birlik, dayanışma ve ortak akıl anlayışının da en özlü ifadesidir. Zira Isparta'nın yeniden ayağa kalkmasının, büyümesinin ve hak ettiği yere ulaşmasının yolu ancak birlikte hareket etmekten geçiyor. Bir Hadis-i Şerif'te, "Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır" buyruluyor. Atalarımız da aynı hakikati, "Birlikten kuvvet doğar" sözüyle ifade etmişlerdir. Gerçekten de Isparta'nın artık "Benim olsun, küçük olsun" anlayışını geride bırakıp, "Bizim olsun, bol olsun, herkes kazansın" düşüncesine yönelmesi gerekiyor. Bu bakımdan Ankara'da gerçekleştirilen bu toplantı son derece kıymetliydi. Çünkü Ankara, Türkiye'nin başkenti olmasının yanı sıra, devlet aklının, bürokrasinin ve karar mekanizmalarının merkezidir. Ankara'da yaşayan Ispartalı bürokratlar, iş insanları ve kanaat önderleriyle aynı çatı altında buluşmak, şehrin geleceği açısından stratejik bir adımdır. Bu tür toplantılara sadece ekonomik bir gözle bakmak eksik olur. Bu buluşmalar aynı zamanda hemşehrilik bağlarını güçlendirir, dayanışmayı artırır ve insanların birbirlerine moral vermesini sağlar. Ankara Ticaret Odası'nın Duatepe Salonu'nda gerçekleştirilen toplantıda girişte elma, lokum ve gül suyu ikram edilmesi, program sonunda ise Isparta'nın meşhur kabunesinin sunulması da memleket hasretini adeta bir sofrada buluşturdu. ISVAK Başkanı Mustafa Kemal Battal'ın, Isparta'nın kalkınması için valilik, belediye, oda ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hareket edilmesi gerektiğini vurgulaması, aslında toplantının ruhunu da ortaya koyuyordu. Birlikte hareket etmek… İşte mesele tam da budur. SERBEST BÖLGE ISPARTA'NIN KADERİNİ DEĞİŞTİREBİLİR Toplantıda en dikkat çekici başlıklardan biri de ITSO Başkanı Metin Çelik'in üzerinde özellikle durduğu Serbest Bölge projesiydi. Belki bugün birçok kişi bunun ne anlama geldiğini tam olarak idrak edemiyor olabilir. Ancak dünyadaki örnekler gösteriyor ki bir şehrin ekonomik kaderini değiştiren en önemli yatırımlardan biri serbest bölgelerdir. Serbest bölge; yatırımcıya vergi avantajı, ihracat kolaylığı, üretim teşvikleri ve uluslararası ticaret imkânları sunar. Yeni fabrikalar, yeni üretim tesisleri, yeni istihdam alanları demektir. Isparta'nın zaten güçlü olduğu mermer, kozmetik, tıbbi aromatik bitkiler, yaş meyve-sebze, gül ve lavanta ürünleri gibi sektörlerin bir serbest bölge ile çok daha büyük pazarlara ulaşması mümkündür. Bugün Isparta'nın ihracatı 500 milyon dolarları aşmış durumdadır. Ancak bu potansiyelin çok daha yukarılara taşınması için yeni vizyonlara ihtiyaç vardır. İşte Serbest Bölge bu vizyonlardan biridir. Sayın Metin Çelik'in, "Girişimcileri bulduktan sonra bu projeyi tamamlamak için çalışacağız" sözleri de meselenin sadece bir hayal değil, üzerinde çalışılan somut bir hedef olduğunu göstermektedir. Şayet bu proje hayata geçirilebilirse, Isparta sadece bir tarım ve turizm şehri değil, aynı zamanda uluslararası ticaretin önemli merkezlerinden biri hâline gelebilir. METİN ÇELİK: SAKİN GÜCÜN TEMSİLCİSİ Daha önce de yazmıştım… ITSO Başkanı Sayın Metin Çelik'in soyadı gibi sinirleri de adeta çelikten. Belki bize öyle geliyor ama bugüne kadar kendisini öfkeli, bağırarak veya kırıcı bir üslupla konuşurken görmedik. Adeta "sakin güç"… Özgüven, hoşgörü ve disiplinin aynı anda yürüyebileceğini gösteren bir yönetici profili çiziyor. Üstelik görev süresince yaptığı çalışmalar da bunu doğrular nitelikte. *Yerinde eğitim modeliyle Türkiye'de örnek gösterilen bir oda… *Yetmişten fazla eğitim programı… *Yeni antrepo yatırımı… *Güneş enerji santrali… *Kadın ve genç girişimcilere verilen destekler… *UR-GE projeleri… *Dördüncü Organize Sanayi Bölgesi çalışmaları… *Davraz'ın yeniden turizme kazandırılması… Bütün bunlar sessiz sedasız gerçekleştirilen çalışmalar. Bugün ITSO, Türkiye'de kabul gören ve örnek gösterilen odalardan biri hâline geldiyse, bunun arkasında ciddi bir çalışma ve istikrarlı bir yönetim anlayışı vardır. Dahası, seçimlerin yaklaştığı bir dönemde olmasına rağmen Metin Çelik'in sanki ortada seçim yokmuş gibi görevine sakin bir şekilde devam etmesi de dikkat çekicidir. Ankara'daki bu kadar önemli ve geniş katılımlı bir toplantının bile büyük bir reklam kampanyasına dönüştürülmemesi bunun en açık göstergesidir. Toplantı öncesi sohbetimizde kendisine, "Metin Bey, artık seçimler yaklaşıyor. Biraz patırtı gürültü çıkarmanız, yapılan işleri daha fazla duyurmanız gerekmiyor mu?" diye sordum. Gülümsedi. Her zamanki sakinliğiyle şu cevabı verdi: "Üyelerimizin yaptığımız çalışmalara bakarak bizi değerlendirmesini istiyorum. Çalışmalarımızı beğeniyorlarsa zaten bizim tekrar bir şey söylememize gerek kalmaz. Takdir ederlerse devam ederiz." İşte bu yaklaşım, bana göre "sakin güç" tanımının tam karşılığıdır. HİBELER VE TEŞVİKLER İÇİN ÖNEMLİ BİR MESAJ Toplantının bir diğer önemli konuğu ise TKDK Başkanı Dr. Ahmet Abdullah Antalyalı idi. Sayın Antalyalı, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'nun sağladığı hibe ve teşvikler konusunda katılımcıları bilgilendirdi. Özellikle kırsal kalkınma, tarımsal yatırımlar, turizm ve üretime yönelik desteklerin önemine dikkat çekti. Daha da önemlisi, Ispartalı hemşehrilerinin bu desteklerden en etkin şekilde yararlanabilmesi için yasal çerçevede her türlü kolaylığı ve desteği vermeye hazır olduklarını ifade etti. Bu yaklaşım da toplantının ruhuna uygun bir mesajdı. Çünkü kalkınma sadece konuşmakla değil, imkânları insanlarla buluşturmakla olur. SÖZÜN ÖZÜ Ankara'da gerçekleştirilen bu buluşma, aslında Isparta'nın geleceğine dair önemli bir fotoğraf verdi. Bir tarafta birlik ve beraberlik iradesi… Bir tarafta şehrin ekonomik vizyonunu büyütecek Serbest Bölge hedefi… Diğer tarafta ise sakin ama kararlı bir şekilde çalışan bir yönetim anlayışı… Eğer bu birliktelik korunabilir ve ortak akıl hâkim kılınabilirse, davetiyede yazan o cümle sadece bir temenni olmaktan çıkar ve gerçeğe dönüşür: Birlikte daha güçlü bir Isparta için…
.
Isparta Ticaret ve Sanayi Odası'nın, ISVAK'ın katkılarıyla Ankara'da yaşayan Ispartalı iş insanları ve bürokratları bir araya getirdiği "İstişare ve Değerlendirme Toplantısı" için hazırlanan davetiyede yer alan "Birlikte Daha Güçlü Bir Isparta İçin" sözü, çok kıymetli ve doğrusu beni etkiledi. Bu ifade, yalnızca bir toplantının sloganı değil; aynı zamanda Isparta'nın bugün en fazla ihtiyaç duyduğu birlik, dayanışma ve ortak akıl anlayışının da en özlü ifadesidir. Zira Isparta'nın yeniden ayağa kalkmasının, büyümesinin ve hak ettiği yere ulaşmasının yolu ancak birlikte hareket etmekten geçiyor. Bir Hadis-i Şerif'te, "Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır" buyruluyor. Atalarımız da aynı hakikati, "Birlikten kuvvet doğar" sözüyle ifade etmişlerdir. Gerçekten de Isparta'nın artık "Benim olsun, küçük olsun" anlayışını geride bırakıp, "Bizim olsun, bol olsun, herkes kazansın" düşüncesine yönelmesi gerekiyor. Bu bakımdan Ankara'da gerçekleştirilen bu toplantı son derece kıymetliydi. Çünkü Ankara, Türkiye'nin başkenti olmasının yanı sıra, devlet aklının, bürokrasinin ve karar mekanizmalarının merkezidir. Ankara'da yaşayan Ispartalı bürokratlar, iş insanları ve kanaat önderleriyle aynı çatı altında buluşmak, şehrin geleceği açısından stratejik bir adımdır. Bu tür toplantılara sadece ekonomik bir gözle bakmak eksik olur. Bu buluşmalar aynı zamanda hemşehrilik bağlarını güçlendirir, dayanışmayı artırır ve insanların birbirlerine moral vermesini sağlar. Ankara Ticaret Odası'nın Duatepe Salonu'nda gerçekleştirilen toplantıda girişte elma, lokum ve gül suyu ikram edilmesi, program sonunda ise Isparta'nın meşhur kabunesinin sunulması da memleket hasretini adeta bir sofrada buluşturdu. ISVAK Başkanı Mustafa Kemal Battal'ın, Isparta'nın kalkınması için valilik, belediye, oda ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hareket edilmesi gerektiğini vurgulaması, aslında toplantının ruhunu da ortaya koyuyordu. Birlikte hareket etmek… İşte mesele tam da budur. SERBEST BÖLGE ISPARTA'NIN KADERİNİ DEĞİŞTİREBİLİR Toplantıda en dikkat çekici başlıklardan biri de ITSO Başkanı Metin Çelik'in üzerinde özellikle durduğu Serbest Bölge projesiydi. Belki bugün birçok kişi bunun ne anlama geldiğini tam olarak idrak edemiyor olabilir. Ancak dünyadaki örnekler gösteriyor ki bir şehrin ekonomik kaderini değiştiren en önemli yatırımlardan biri serbest bölgelerdir. Serbest bölge; yatırımcıya vergi avantajı, ihracat kolaylığı, üretim teşvikleri ve uluslararası ticaret imkânları sunar. Yeni fabrikalar, yeni üretim tesisleri, yeni istihdam alanları demektir. Isparta'nın zaten güçlü olduğu mermer, kozmetik, tıbbi aromatik bitkiler, yaş meyve-sebze, gül ve lavanta ürünleri gibi sektörlerin bir serbest bölge ile çok daha büyük pazarlara ulaşması mümkündür. Bugün Isparta'nın ihracatı 500 milyon dolarları aşmış durumdadır. Ancak bu potansiyelin çok daha yukarılara taşınması için yeni vizyonlara ihtiyaç vardır. İşte Serbest Bölge bu vizyonlardan biridir. Sayın Metin Çelik'in, "Girişimcileri bulduktan sonra bu projeyi tamamlamak için çalışacağız" sözleri de meselenin sadece bir hayal değil, üzerinde çalışılan somut bir hedef olduğunu göstermektedir. Şayet bu proje hayata geçirilebilirse, Isparta sadece bir tarım ve turizm şehri değil, aynı zamanda uluslararası ticaretin önemli merkezlerinden biri hâline gelebilir. METİN ÇELİK: SAKİN GÜCÜN TEMSİLCİSİ Daha önce de yazmıştım… ITSO Başkanı Sayın Metin Çelik'in soyadı gibi sinirleri de adeta çelikten. Belki bize öyle geliyor ama bugüne kadar kendisini öfkeli, bağırarak veya kırıcı bir üslupla konuşurken görmedik. Adeta "sakin güç"… Özgüven, hoşgörü ve disiplinin aynı anda yürüyebileceğini gösteren bir yönetici profili çiziyor. Üstelik görev süresince yaptığı çalışmalar da bunu doğrular nitelikte. *Yerinde eğitim modeliyle Türkiye'de örnek gösterilen bir oda… *Yetmişten fazla eğitim programı… *Yeni antrepo yatırımı… *Güneş enerji santrali… *Kadın ve genç girişimcilere verilen destekler… *UR-GE projeleri… *Dördüncü Organize Sanayi Bölgesi çalışmaları… *Davraz'ın yeniden turizme kazandırılması… Bütün bunlar sessiz sedasız gerçekleştirilen çalışmalar. Bugün ITSO, Türkiye'de kabul gören ve örnek gösterilen odalardan biri hâline geldiyse, bunun arkasında ciddi bir çalışma ve istikrarlı bir yönetim anlayışı vardır. Dahası, seçimlerin yaklaştığı bir dönemde olmasına rağmen Metin Çelik'in sanki ortada seçim yokmuş gibi görevine sakin bir şekilde devam etmesi de dikkat çekicidir. Ankara'daki bu kadar önemli ve geniş katılımlı bir toplantının bile büyük bir reklam kampanyasına dönüştürülmemesi bunun en açık göstergesidir. Toplantı öncesi sohbetimizde kendisine, "Metin Bey, artık seçimler yaklaşıyor. Biraz patırtı gürültü çıkarmanız, yapılan işleri daha fazla duyurmanız gerekmiyor mu?" diye sordum. Gülümsedi. Her zamanki sakinliğiyle şu cevabı verdi: "Üyelerimizin yaptığımız çalışmalara bakarak bizi değerlendirmesini istiyorum. Çalışmalarımızı beğeniyorlarsa zaten bizim tekrar bir şey söylememize gerek kalmaz. Takdir ederlerse devam ederiz." İşte bu yaklaşım, bana göre "sakin güç" tanımının tam karşılığıdır. HİBELER VE TEŞVİKLER İÇİN ÖNEMLİ BİR MESAJ Toplantının bir diğer önemli konuğu ise TKDK Başkanı Dr. Ahmet Abdullah Antalyalı idi. Sayın Antalyalı, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'nun sağladığı hibe ve teşvikler konusunda katılımcıları bilgilendirdi. Özellikle kırsal kalkınma, tarımsal yatırımlar, turizm ve üretime yönelik desteklerin önemine dikkat çekti. Daha da önemlisi, Ispartalı hemşehrilerinin bu desteklerden en etkin şekilde yararlanabilmesi için yasal çerçevede her türlü kolaylığı ve desteği vermeye hazır olduklarını ifade etti. Bu yaklaşım da toplantının ruhuna uygun bir mesajdı. Çünkü kalkınma sadece konuşmakla değil, imkânları insanlarla buluşturmakla olur. SÖZÜN ÖZÜ Ankara'da gerçekleştirilen bu buluşma, aslında Isparta'nın geleceğine dair önemli bir fotoğraf verdi. Bir tarafta birlik ve beraberlik iradesi… Bir tarafta şehrin ekonomik vizyonunu büyütecek Serbest Bölge hedefi… Diğer tarafta ise sakin ama kararlı bir şekilde çalışan bir yönetim anlayışı… Eğer bu birliktelik korunabilir ve ortak akıl hâkim kılınabilirse, davetiyede yazan o cümle sadece bir temenni olmaktan çıkar ve gerçeğe dönüşür: Birlikte daha güçlü bir Isparta için…
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.