HALICI’DAN TBMM’DE ÇOCUK RUH SAĞLIĞI VE DİJİTAL RİSKLERE İLİŞKİN KRİTİK SORULAR

ISPARTA 01.07.2026 - 16:52, Güncelleme: 01.07.2026 - 16:52
 

HALICI’DAN TBMM’DE ÇOCUK RUH SAĞLIĞI VE DİJİTAL RİSKLERE İLİŞKİN KRİTİK SORULAR

TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katılımıyla toplandı. Komisyonda çocukların ruh sağlığı, dijital bağımlılık, okul aidiyeti, yapay zeka ve sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkileri kapsamlı şekilde ele alındı.
Toplantıya Sosyoloji Derneği Başkan Yardımcısı ve Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilay Kaya, Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Candansayar, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Akademi Direktörü Hakan Çetin, Hukuki Araştırmalar Derneği Konya Şube Başkan Yardımcısı Av. Fatih Ruşen ile İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık katıldı. Sunumların ardından komisyon üyelerinin soruları yanıtlandı. Komisyonda konuşan Prof. Dr. Selçuk Candansayar, Türkiye'de bir "Ruh Sağlığı Yasası" çıkarılması gerektiğini belirterek, Kahramanmaraş'ta yaşanan okul olaylarının yalnızca bireysel nedenlerle açıklanamayacağını söyledi. Candansayar, 6 Şubat depremlerinin ardından bölgede travma, toplu yas, yerinden edilme, konteyner kent yaşamı ve normalleşemeyen afet koşullarının çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Şanlıurfa'da ise çocuk yoksulluğunun yüksekliği, ruh sağlığı hizmetlerine erişimde yaşanan yetersizlikler ve şiddetin toplumsal ilişkilerde giderek yaygınlaşmasının göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Sunumların ardından söz alan CHP Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı, çocukların yaşadığı yapısal sorunlar ve dijital dünyanın etkilerine ilişkin dikkat çeken sorular yöneltti. Halıcı, sunumlarda dile getirilen "okul aidiyetinin zayıflaması" tespitine dikkat çekerek, çocukların neden okula gitmek istemediğini ve okul aidiyetinin hangi nedenlerle azaldığını sordu. İki çocuk babası olduğunu belirten Halıcı, dijital bağımlılığın aile içinde ciddi çatışmalara yol açtığını ifade ederek, ebeveynlerin bu konuda en sık yaptığı hataların neler olduğunu ve çocuklarla çatışma yaşamadan sağlıklı dijital kullanım alışkanlığının nasıl kazandırılabileceğini uzmanlara yöneltti. Sunumlarda dile getirilen "şiddetin yapısal eşitsizliklerin ve kamusal hizmet yetersizliklerinin bir sonucu olduğu" değerlendirmesine de değinen Halıcı, çocuk ve gençlerde giderek artan geleceksizlik duygusunun içinde bulunulan siyasal iklim ve nefret söylemleriyle de ilişkili olduğunu belirtti. Komisyonun temel sorumluluklarından birinin bu yapısal sorunları ortaya koyarak çözüm önerileri geliştirmek olduğunu ifade etti. Halıcı ayrıca, yapay zeka uygulamalarıyla sohbet eden çocukların gelişim süreçlerinde oluşabilecek riskleri, sosyal medyanın akran ilişkilerini güçlendirip güçlendirmediğini ve e-sporun çocuklar üzerindeki etkilerini de gündeme taşıdı. E-sporun dünyada giderek yaygınlaştığını, Türk sporcuların da uluslararası başarılar elde ettiğini hatırlatan Halıcı, çocukların bu alana yöneldiği bir dönemde doğru yaklaşımın ne olması gerektiğini sorarak, e-spora başlama yaşı ve sağlıklı ekran süresine ilişkin uzman görüşlerini istedi. İstanbul Aile Vakfı'nın dijital içeriklerin yayımlanmadan önce denetlenmesine yönelik önerisini de değerlendiren Halıcı, çocukların korunması ile ifade özgürlüğü arasında hassas bir denge kurulması gerektiğini belirterek, "Çocukları korurken aşırı yasaklayıcı bir anlayışa düşmeden bu dengeyi nasıl sağlayacağız?" sorusunu yöneltti.  
TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katılımıyla toplandı. Komisyonda çocukların ruh sağlığı, dijital bağımlılık, okul aidiyeti, yapay zeka ve sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkileri kapsamlı şekilde ele alındı.

Toplantıya Sosyoloji Derneği Başkan Yardımcısı ve Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilay Kaya, Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Candansayar, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Akademi Direktörü Hakan Çetin, Hukuki Araştırmalar Derneği Konya Şube Başkan Yardımcısı Av. Fatih Ruşen ile İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık katıldı. Sunumların ardından komisyon üyelerinin soruları yanıtlandı.

Komisyonda konuşan Prof. Dr. Selçuk Candansayar, Türkiye'de bir "Ruh Sağlığı Yasası" çıkarılması gerektiğini belirterek, Kahramanmaraş'ta yaşanan okul olaylarının yalnızca bireysel nedenlerle açıklanamayacağını söyledi. Candansayar, 6 Şubat depremlerinin ardından bölgede travma, toplu yas, yerinden edilme, konteyner kent yaşamı ve normalleşemeyen afet koşullarının çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Şanlıurfa'da ise çocuk yoksulluğunun yüksekliği, ruh sağlığı hizmetlerine erişimde yaşanan yetersizlikler ve şiddetin toplumsal ilişkilerde giderek yaygınlaşmasının göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Sunumların ardından söz alan CHP Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı, çocukların yaşadığı yapısal sorunlar ve dijital dünyanın etkilerine ilişkin dikkat çeken sorular yöneltti.

Halıcı, sunumlarda dile getirilen "okul aidiyetinin zayıflaması" tespitine dikkat çekerek, çocukların neden okula gitmek istemediğini ve okul aidiyetinin hangi nedenlerle azaldığını sordu.

İki çocuk babası olduğunu belirten Halıcı, dijital bağımlılığın aile içinde ciddi çatışmalara yol açtığını ifade ederek, ebeveynlerin bu konuda en sık yaptığı hataların neler olduğunu ve çocuklarla çatışma yaşamadan sağlıklı dijital kullanım alışkanlığının nasıl kazandırılabileceğini uzmanlara yöneltti.

Sunumlarda dile getirilen "şiddetin yapısal eşitsizliklerin ve kamusal hizmet yetersizliklerinin bir sonucu olduğu" değerlendirmesine de değinen Halıcı, çocuk ve gençlerde giderek artan geleceksizlik duygusunun içinde bulunulan siyasal iklim ve nefret söylemleriyle de ilişkili olduğunu belirtti. Komisyonun temel sorumluluklarından birinin bu yapısal sorunları ortaya koyarak çözüm önerileri geliştirmek olduğunu ifade etti.

Halıcı ayrıca, yapay zeka uygulamalarıyla sohbet eden çocukların gelişim süreçlerinde oluşabilecek riskleri, sosyal medyanın akran ilişkilerini güçlendirip güçlendirmediğini ve e-sporun çocuklar üzerindeki etkilerini de gündeme taşıdı. E-sporun dünyada giderek yaygınlaştığını, Türk sporcuların da uluslararası başarılar elde ettiğini hatırlatan Halıcı, çocukların bu alana yöneldiği bir dönemde doğru yaklaşımın ne olması gerektiğini sorarak, e-spora başlama yaşı ve sağlıklı ekran süresine ilişkin uzman görüşlerini istedi.

İstanbul Aile Vakfı'nın dijital içeriklerin yayımlanmadan önce denetlenmesine yönelik önerisini de değerlendiren Halıcı, çocukların korunması ile ifade özgürlüğü arasında hassas bir denge kurulması gerektiğini belirterek, "Çocukları korurken aşırı yasaklayıcı bir anlayışa düşmeden bu dengeyi nasıl sağlayacağız?" sorusunu yöneltti.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.