Çarıksaraylar’dan iki yazar, iki farklı hikâye
Çarıksaraylar’dan iki yazar, iki farklı hikâye
Halil Ersan ve Mehmet Karataş, yeni kitaplarıyla Çarıksaraylar'ın hikâyelerini, yaşanmışlıklarını ve kültürel değerlerini geleceğe taşıyor. Aynı kasabada yetişen iki yazar, farklı eserlerle okurların karşısına çıkıyor.
Çarıksaraylar kasabası, yetiştirdiği iki yazarın yeni eserleriyle bir kez daha edebiyatla buluşuyor. Kasabanın tanınan isimlerinden Halil Ersan ile emekli iktisat öğretmeni Mehmet Karataş, yeni kitaplarının ortaya çıkış hikâyelerini ve eserlerinde yer verdikleri konuları anlattı.
Devlet kurumunda görev yapan ve kasaba halkı tarafından yakından tanınan Halil Ersan'ın yayımlanmış iki kitabı bulunuyor. İlk eseri “Yüreğe Ekilen Tohumlar”, çocuklara değerleri öğretmeyi ve bu değerlerin gelecek nesillere aktarılmasını amaçlıyor. Ersan'ın ikinci kitabı “Malabadi'nin Laneti” ise 1985-1995 yılları arasında terör örgütü ile güvenlik güçleri arasında sıkışmış bir ailenin yaşadığı zorlu süreci konu alıyor.
Kitabın adının, hikâyenin geçtiği köyün simgesi olan ve doğu ile batıyı birbirine bağlayan tarihi Malabadi Köprüsü'nden esinlenerek belirlendiğini ifade eden Ersan, kitabı kaleme alırken kendisini en çok etkileyen ve yazmakta zorlandığı bölümlerin genç ölümlerin anlatıldığı kısımlar olduğunu belirtti. Ersan, kitabın evrensel bir yön taşıdığını ve okuyan herkesin kendisini etkileyen bir bölüm bulabileceğini dile getirdi.
Ersan, sıradaki kitabı için ise “tehlikeli bir kitap” ifadesini kullandı. Yazar, okurlarına sürpriz olacak yeni bir çalışmanın hazırlığında olduğunu belirtti.
ÇARIKSARAYLAR'IN HAFIZASINI SAYFALARA TAŞIDI
Çarıksaraylar'ın bir diğer yazarı Mehmet Karataş ise edebiyat ve şiire olan ilgisinin çocukluk yıllarına dayandığını ifade ediyor. Daha önce “Ahlat Ağacı”, “Bir Gönül Ver” ve “Güller ve Sevdalar” adlı eserleri bulunan Karataş'ın son çalışması ise “Dünden Bugüne Tüm Yönleriyle Çarıksaraylar Kasabası”.
Karataş'ın sekiz yıllık bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkardığı kitap, Çarıksaraylar'ı tüm yönleriyle ele alıyor. Kitapta kasabanın ilk kuruluşundan, kasabayı kuran kişilerden ve ilk ailelerden başlayarak Çarıksaraylar'ın coğrafyası, turizmi, Pınarbaşı Mesire Alanı, gelenek ve görenekleri ile kendine has şivesi anlatılıyor.
Karataş, böyle kapsamlı bir çalışmanın Çarıksaraylar için daha önce yapılmamış olmasının kendisini bu kitabı hazırlamaya yönlendirdiğini belirterek çalışmasını aynı zamanda kasabaya karşı bir vefa borcu olarak nitelendiriyor.
Kitabı okuyan bir kişinin Çarıksaraylar'dan daha önce haberi olmasa dahi, eseri tamamladığında kasabayı gezmiş ve görmüş kadar bilgi sahibi olacağını ifade eden Karataş, eserinde Çarıksaraylar'ın geçmişine ve kültürel yapısına dair pek çok ayrıntıyı bir araya getiriyor.
Karataş ayrıca, “Sultan Dağı” adını taşıyan yeni kitabının hazırlık aşamasında olduğunu belirtti. Tamamı kendi daktilosundan çıkan eserin baştan sona Çarıksaraylar'ın kendine has şivesiyle kaleme alındığını ifade eden Karataş, bu çalışmasının da kasabanın kendine özgü dilini ve yaşanmışlıklarını yansıtacağını söyledi.
Karataş, tüm kitaplarını ise şu sözlerle tanımlıyor:
“Saygılarım, kaygılarım, düşüncelerim ve fikirlerim.”
Aynı memleketin yetiştirdiği Halil Ersan ve Mehmet Karataş, farklı eserlerle Çarıksaraylar'ın insanını, geçmişini, kültürünü ve yaşanmışlıklarını kitaplarına taşıyor. İki yazarın eserleri, kasabanın değerlerinin ve hafızasının gelecek kuşaklara aktarılması açısından da dikkat çekiyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
