BALLI LOKMAYI İTEN FEDAKÂRLIK: HİKMET YALIM HALICI VE SİYASETTEKİ YENİ DURAK
BALLI LOKMAYI İTEN FEDAKÂRLIK: HİKMET YALIM HALICI VE SİYASETTEKİ YENİ DURAK
Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşen CHP 39. Olağan Kurultayı, yalnızca Genel Başkan Özgür Özel’in yeni A takımının belirlenmesiyle değil, aynı zamanda siyaset sahnesinde sık rastlanmayan bir fedakârlık hikâyesiyle de gündeme oturdu.
Kurultayda Genel Başkan Özel, tek liste ile girerek güven tazeledi ve elbette herkesin gözü, partisinin en üst karar organı olan Parti Meclisi (PM) listesindeydi. Tam da bu noktada, yıllardır partinin çeşitli kademelerinde başarıyla görev yapmış, değişim hareketinin en başından beri Özgür Özel ile omuz omuza yürüyen önemli bir ismin yokluğu dikkat çekti: Hikmet Yalım Halıcı.
İki dönem üst üste PM’de görev yapan Halıcı’nın bu kez listede yer almaması, kulislerde fısıltılara neden oldu. Ancak gerçek, bu yokluğun bir dışlama değil, tam tersine, Halıcı’nın bizzat kendisinin talep ettiği bir fedakârlık olduğu ortaya çıktı.
Has Tosun’dan Takdire Şayan Bir Çekilme
Genel Başkan Özel ile bir süre önce görüşen Halıcı, PM üyeliğinden affını istemiş. Bu talep, Parti Meclisi’ne girebilmek için siyasetin tüm enstrümanlarını kullananların olduğu bir dönemde, hem şaşkınlık hem de büyük bir takdirle karşılandı. Özgür Özel’in de Halıcı’nın bu jestini "fedakârlık" olarak nitelendirip teşekkür etmesi, durumu netleştirdi. Halıcı, adeta bir zamanlar Erkan Mumcu’nun kendisini Mesut Yılmaz’a yakınlığını ifade ederken kullandığı "Ben bu evin has tosunuyum" ifadesindeki gibi, Genel Başkan Özel’e en yakın isimlerden biri olduğunu, koltuğa değil davaya hizmet ettiğini kanıtlamıştır.
Hâlbuki istese, Özel’e olan yakınlığı sayesinde listede rahatça yer alabilirdi. Ancak o, tam tersine, Genel Başkan'ın elini güçlendirmek, yeni isimlerin önünü açmak ve belki de yeni dönemde farklı görevler için alan açmak adına, kişisel makam beklentisini geri plana itmiştir.
At Gözlüğüyle Değil, Vicdanla Bakmak
Siyaset dünyası, bu tür olaylara genellikle şüpheyle yaklaşır: "Kim ballı lokmayı elinin tersiyle iter ki?" Elbette, makam için her yolu mubah görenlerin bu fedakarlığa inanması zordur. Onların bakış açısına göre, bir başarı hikayesi mutlaka bir çıkar ya da zorunluluk barındırmalıdır.
Oysa mesele, tam da köşe yazımızın başlığındaki gibi, bakış açısıdır.
Hikmet Yalım Halıcı, il başkanlığı ile başlayan siyasi kariyerinde, doğru zamanda doğru yerde durarak Özgür Özel’in başlattığı değişimin içinde yer almış ve bu değişime en üst düzeyde destek vermiştir. Onun siyasi başarısını kişisel çıkarla ilişkilendirmek yerine, bir lidere destek ve partisine hizmet etme refleksiyle okumak gerekir.
Halıcı’nın bu kararı, Isparta’da ve Ankara’da sevilen, başarılı bir siyasetçi olarak geleceğinin parlak olduğunu gösteren güçlü bir adımdır. O, koltuğa tutunmak yerine, parti çıkarlarını ön planda tutarak, siyasetin etik değerleri açısından önemli bir ders vermiştir.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
