SÜLEYMAN DEMİREL’İN UNUTULMAZ SÖZLERİ
SÜLEYMAN DEMİREL’İN UNUTULMAZ SÖZLERİ
Türk siyasetinin hafızasında bazı isimler vardır; aradan uzun yıllar geçse de söyledikleri cümleler aynı tazelikle dolaşmayı sürdürür. Süleyman Demirel, eski başbakan ve cumhurbaşkanlarımızdan biri olarak, bu hafızanın en güçlü figürlerinden biridir. 1962 ile 2000 yılları arasında, yaklaşık 40 yıl boyunca siyaset sahnesinin tam ortasında yer aldı. Resmiyetin içinde bile gündelik dili yakalayan; tek cümleyle hem mesaj veren hem de gülümseten üslubu, zamanla karikatürlere, köşe yazılarına ve sohbetlere taşındı. Bugün dönüp bakıldığında bu sözler yalnızca “espri” olarak değil, yakın tarihin kısa, keskin ve çarpıcı notları olarak da okunur. İşte Demirel’le özdeşleşen bazı meşhur sözler:
“Dün dündür, bugün bugündür.”
“Memlekette benzin vardı da biz mi içtik?”
“Açım diyene ‘geber’ diyemezsiniz.”
“Boş tencerenin yıkamayacağı iktidar yoktur.”
“GAP’ı gaptırmam!"
“Elektriğin komünisti olur mu?”
“Ege bir Yunan gölü değildir, Ege bir Türk gölü de değildir; binaenaleyh Ege bir göl değildir.”
“Demokrasilerde çareler tükenmez. Va mı bunun başka izah tarzı?”
“MİT gizli saklı işler yapan bir teşkilat değildir.”
"Meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz."
“Bir takım yürüyüşler oluyor diye asabınız bozulmasın; yürümekle sokaklar eskimez.”
"Elini sıkmayıp neresini sıkacaktık!"
“Çay’a yapılan zam değildir. Kalite ayarlaması yapıldı; çayın kalitesi yükseltildi.”
“Kayserililer benden daha da uyanık.”
“Binaenaleyh, öküzün altında buzağı aramanın manası yoktur.”
“Binaenaleyh Türkiye’nin altı çürüktür diye bırakıp gidecek değiliz; bununla yaşamasını öğreneceğiz.”
“Dünkü güneşle bugünkü çamaşır kurutulmaz.”
“Mizah bir yumruktur; ne zaman kime vuracağı belli olmaz.”
“Köprülerin altından daha çok su akar; dünyanın sonu değil.”
“Kendim için bir şey istiyorsam namerdim.”
“Bana sağcılar adam öldürüyor dedirtemezsiniz.”
"Ben altı kere gittiysem yedi kere geldim."
“Kırk günde kabak yetişmez.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
