HAKAN YAMAN’DAN MEKTUP ZEKİ TARHAN – ANKARA
HAKAN YAMAN’DAN MEKTUP ZEKİ TARHAN – ANKARA
½
Isparta’nın deneyimli, usta gazetecilerinden Hakan YAMAN’ dan, “Abi” diye başlayan ve benim de hoşuma giden bir mektup aldım. Önce, virgülüne dokunmadan, o mektubu siz değerli okuyucu ve duyarlı kamuoyumuzla paylaşmak, sonra da bu konudaki duygu ve düşüncelerimi sizlere içtenlikle aktarmak istiyorum… Haydi başlayalım:
“Abi, çok günah işliyorsun. Ölünün ardından konuşulmaz dedik, halâ konuşuyorsun… Eğirdir Gölü öldü, sen ölüyü diriltmeye çalışıyorsun…”
*
…Evet, aynen böyle yazıyordu, aziz ve muhterem kardeşimiz Hakan YAMAN. Ben de O’na; “Su gibi aziz ol” diyor ve mektubuna yanıt veriyorum:
Sevgili Hakan,
Mektubunu beğenerek okudum. Yanıtlamakta geciktim ama, kusura bakma. Neyse, sözü uzatmadan, konumuza gelelim. Önümde, TDK (=Türk Dil Kurumu)’nın Türkçe sözlüğü var, “günah” sözcüğünü bakın nasıl tanımlamış; “is. Far. gunâh 1.Dince suç sayılan iş veya davranış. 2. Acımaya yol açacak kötü davranış, yazık.
TDK, “günahkâr” sözcüğünü ise şöyle tanımlamış; s. Far. Günah işlemiş. Tabii burada, Hakan kardeşimizin kastı, TARHAN’ ı günah işlemiş, yada “günahkâr” ilân etmek değil, mecazî anlamda ve de betimleme yada teşbih diyelim…Yada; ironi, o olmazsa metefor. Herkes, nasıl algılarsa algılasın, bir gerçek var ortada, yani somut, elle tutulan, gözle görülen, yadsınamayacak bir olgu var; EĞİRDİR GÖLÜ!!! Kimimiz, tabut metaforuyla EĞİRDİR GÖLÜ’ nü tabuta konmuş, defnedilmeye götürülmek üzere yolda olduğunu dillendiriyor, kimimiz; gölün yok olduğunu, kimimiz de kuruduğunu dillendiriyorduk…
*
Bu satırların yazarı TARHAN da; Gölümüzün ekolojik süksesyonla ötrofikasyon sürecini tamamladığını, gölcüklere ve bataklıklara dönüşerek DİSTROFİK göl’e evrildiğini ve ilerleyen süreçlerde de, yakıt olarak
2/2
kullanılabilecek YER TEZEĞİ haline gelme olasılığı gösterdiğini ve bu olasılığın ıskalanmayıp dikkate alınmasını yazıp – çizmiş ve de haykırmıştır. Bugüne dek yapılan bilimsel toplantılar / Çalıştaylar ve Sempozyumlar / Açık oturumlar da da bunları dile getirmiş, sunumlar yapmıştır.
*
…Evet, aziz ve muhterem kardeşim Hakan, mektubuna verdiğim bu yanıt, sanırım senin, okuyucularımızın ve kamuoyunun beğenisini kazanmıştır…
Hoşça kal, Ankara’ dan kucak dolusu selam ve saygılar gönderiyorum…
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
