GÜLLER DİYARI MI, ? OLAYLAR ŞEHRİ Mİ? ISPARTA’NIN İMAJ SINAVI

ISPARTA 16.02.2026 - 00:35, Güncelleme: 16.02.2026 - 00:35
 

GÜLLER DİYARI MI, ? OLAYLAR ŞEHRİ Mİ? ISPARTA’NIN İMAJ SINAVI

Çok değil, daha birkaç yıl öncesine kadar Isparta denilince akla ilk gelen; Türkiye’nin en yaşanabilir illeri sıralamasındaki o gurur verici birincilik koltuğuydu. Emekli olan memurun yerleşmek için can attığı, ailelerin çocuklarını gözü kapalı üniversite okumaya gönderdiği, "huzurun başkenti" olarak anılan bir şehirdi bizim Isparta’mız.
Peki, ne değişti? Bugün geldiğimiz noktada, o pırıl pırıl imajın üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. Ekranlardaki Isparta: Bir İmajın Zedelenmesi Son dönemde ulusal medyanın gündeminden düşmez olduk; ancak maalesef başarılarımızla değil. Çarıksaraylar’da kaybolan kızların Show TV ekranlarında iki yıl süren dramı, ardından Müge Anlı’da işlenen ve kan donduran Aydoğmuş’taki kesik baş cinayeti… Yetmedi; kedilere yapılan üfürükçü eziyetleri ve bir okul müdürünün mahremiyet sınırlarını aşan skandalları derken, Isparta sanki bir "asayiş olayları merkezi" gibi gösterilmeye başlandı. Birkaç kendini bilmezin yaptığı münferit olaylar, koca bir şehrin kimliği haline getirilemez, getirilmemeli! Kaçan Fırsatlar, Azalan Nüfus Bu imaj erozyonunun bedelini hep birlikte ödüyoruz. Geçmişte tercih listelerinin başında yer alan üniversitelerimiz, bugün öğrenci sayısındaki düşüşle karşı karşıya. Emekli olup şehrimize yerleşmeyi düşünen o kaliteli bürokrat profili, artık rotayı kendi memleketine çeviriyor. Şunu kendimize sormalıyız: Madde bağımlılığı, cinayet ve eziyet haberleriyle anılan bir şehre hangi aile çocuğunu gönderir? Hangi yatırımcı buraya sermaye aktarır? "Terörsüz Türkiye" projesinin bile temelinde imajı yükseltip turisti ve yatırımcıyı çekmek yatarken, biz kendi elimizdeki cevheri karartmamalıyız. Gerçek Isparta Bu Değil! Isparta; tarihi ve turistik zenginlikleriyle, tarım ve hayvancılıktaki dev markalarıyla, eğitim ve sağlıktaki güçlü altyapısıyla Türkiye’nin parlayan yıldızı olmayı hak ediyor. Bu şehir; adli vakalarla değil, gül kokusuyla, lavanta bahçeleriyle ve çalışkan insanıyla anılmayı hak ediyor. Görev Hepimizin... Şehrimizin imajını zedeleyecek haber, yorum ve sosyal medya paylaşımlarından kaçınmak; Isparta’nın gerçek değerlerini ön plana çıkarmak her bir hemşehrimizin görevidir. Göç alan, yaşayan ve yaşatan bir Isparta için el ele vermeli, bu "yaşanabilir şehir" unvanını sadece kağıt üzerinde değil, sokaktaki huzurla yeniden kazanmalıyız. Çünkü bu şehir, sahipsiz bırakılmayacak kadar kıymetlidir.
Çok değil, daha birkaç yıl öncesine kadar Isparta denilince akla ilk gelen; Türkiye’nin en yaşanabilir illeri sıralamasındaki o gurur verici birincilik koltuğuydu. Emekli olan memurun yerleşmek için can attığı, ailelerin çocuklarını gözü kapalı üniversite okumaya gönderdiği, "huzurun başkenti" olarak anılan bir şehirdi bizim Isparta’mız.

Peki, ne değişti? Bugün geldiğimiz noktada, o pırıl pırıl imajın üzerinde kara bulutlar dolaşıyor.

Ekranlardaki Isparta: Bir İmajın Zedelenmesi

Son dönemde ulusal medyanın gündeminden düşmez olduk; ancak maalesef başarılarımızla değil. Çarıksaraylar’da kaybolan kızların Show TV ekranlarında iki yıl süren dramı, ardından Müge Anlı’da işlenen ve kan donduran Aydoğmuş’taki kesik baş cinayeti… Yetmedi; kedilere yapılan üfürükçü eziyetleri ve bir okul müdürünün mahremiyet sınırlarını aşan skandalları derken, Isparta sanki bir "asayiş olayları merkezi" gibi gösterilmeye başlandı.

Birkaç kendini bilmezin yaptığı münferit olaylar, koca bir şehrin kimliği haline getirilemez, getirilmemeli!

Kaçan Fırsatlar, Azalan Nüfus

Bu imaj erozyonunun bedelini hep birlikte ödüyoruz. Geçmişte tercih listelerinin başında yer alan üniversitelerimiz, bugün öğrenci sayısındaki düşüşle karşı karşıya. Emekli olup şehrimize yerleşmeyi düşünen o kaliteli bürokrat profili, artık rotayı kendi memleketine çeviriyor.

Şunu kendimize sormalıyız: Madde bağımlılığı, cinayet ve eziyet haberleriyle anılan bir şehre hangi aile çocuğunu gönderir? Hangi yatırımcı buraya sermaye aktarır? "Terörsüz Türkiye" projesinin bile temelinde imajı yükseltip turisti ve yatırımcıyı çekmek yatarken, biz kendi elimizdeki cevheri karartmamalıyız.

Gerçek Isparta Bu Değil!

Isparta; tarihi ve turistik zenginlikleriyle, tarım ve hayvancılıktaki dev markalarıyla, eğitim ve sağlıktaki güçlü altyapısıyla Türkiye’nin parlayan yıldızı olmayı hak ediyor. Bu şehir; adli vakalarla değil, gül kokusuyla, lavanta bahçeleriyle ve çalışkan insanıyla anılmayı hak ediyor.

Görev Hepimizin...

Şehrimizin imajını zedeleyecek haber, yorum ve sosyal medya paylaşımlarından kaçınmak; Isparta’nın gerçek değerlerini ön plana çıkarmak her bir hemşehrimizin görevidir. Göç alan, yaşayan ve yaşatan bir Isparta için el ele vermeli, bu "yaşanabilir şehir" unvanını sadece kağıt üzerinde değil, sokaktaki huzurla yeniden kazanmalıyız.

Çünkü bu şehir, sahipsiz bırakılmayacak kadar kıymetlidir.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.