DEREBOĞAZI YOLU: BİR BÖLGE KADERİDİR, POLEMİK MALZEMESİ DEĞİLDİR!
DEREBOĞAZI YOLU: BİR BÖLGE KADERİDİR, POLEMİK MALZEMESİ DEĞİLDİR!
Isparta ve Burdur; coğrafyanın birbirine mühürlediği, eti tırnaktan ayırmanın mümkün olmadığı iki komşu şehir. Sosyal yaşamımızdan ekonomimize, kültürümüzden acılarımıza kadar her şeyimiz ortak. Ancak ne yazık ki, yıllardır kanayan yaramız olan Dereboğazı Yolu konusunda atılan bazı adımlar ve yapılan açıklamalar, bu ortak paydadan uzak bir görüntü sergiliyor.
Geçtiğimiz günlerde Burdur Belediye Başkanı Sayın Ali Orkun Ercengiz, üçüncü dönemini sürdüren ve bölge halkı tarafından sevilen bir isim olmasına rağmen, Dereboğazı Yolu ile ilgili talihsiz bir açıklamada bulundu. Sayın Ercengiz, yolun ağır vasıta trafiğine kapatılmasını ya da "Devlet Karayolu" statüsünden çıkarılmasını bir seçenek olarak sundu.
İki Seçenekten Biri Neden Yanlış?
Sayın Başkan’ın sunduğu "yolun standartlarının yükseltilmesi" önerisine canıgönülden katılıyoruz. Ancak yolun statüsünün düşürülmesi teklifi, ne bölge gerçekleriyle ne de komşuluk hukukuyla bağdaşır.
Sorumluluk Paylaşımı: Bu yolun sadece 27 kilometresi Isparta sınırlarında kalıyor. Geri kalan büyük bölüm Burdur ve Antalya’yı ilgilendiriyor. Hal böyleyken, yükün ve dertlenmenin büyük kısmını Ispartalıların omuzlaması bir ironidir.
Can Güvenliği: Dereboğazı Yolu’nun standartlarının yükseltilerek duble yol haline getirilmesi, sadece ticari bir tercih değil, bir insanlık görevidir. Ölümlü ve yaralamalı kazaların önüne geçmenin yolu, trafiği kısıtlamak değil, yolu modern çağa uygun hale getirmektir.
Bölgesel Kalkınma: Bu yol her üç ilin sosyal ve ekonomik hayatına can verecek ana damardır. Bu damarı tıkamak, bölgeyi kendi kabuğuna hapsetmektir.
Tarihin Tekerrür Etmesine İzin Vermeyelim
Zamanında merhum Belediye Başkanı Armağan İlci döneminde, Süleyman Demirel Havalimanı’na karşı yürütülen "Dikkuyruklar" tartışmasını unutmadık. O gün engellenmek istenen havalimanı, bugün Burdur iline daha yakın konumuyla en çok Burdurlu hemşehrilerimize hizmet veriyor. Tarih bize gösteriyor ki; bölgeye yapılan her yatırım, eninde sonunda her iki şehrin de hayrına oluyor.
"Kıskançlık Yok, El Birliği Var"
Buradan her iki ilin siyasetçilerine ve yerel yönetimlerine sesleniyorum: Antalya’nın "arka bahçesi" olarak anılan bu iki butik şehri, "ön bahçeye" çıkarmanın yolu polemik değil, iş birliğidir.
Önümüzde devasa bir fırsat duruyor: Hızlı Tren Projesi. Her iki ili İç Anadolu, Ege ve Marmara’ya bağlayacak bu dev proje kapıdayken, "Yol nereden geçecek?" tartışmalarıyla enerji kaybetmek büyük bir lükstür. Biz Ispartalılar olarak netiz: Hızlı tren Burdur üzerinden geçmeli. Bu konuda hiçbir kıskançlığımız yok; yeter ki yatırım bölgemize gelsin, yeter ki el ele verip bu projeyi yatırım programına aldıralım.
Sonuç Olarak...
Sayın Orkun Ercengiz’den beklenen; Isparta kamuoyunda oluşan bu haklı kırgınlığı giderecek, ayrıştırıcı değil birleştirici yeni bir açıklama yapmasıdır.
Isparta ve Burdur, kol kola girdiği müddetçe büyür. Dereboğazı Yolu’nu bir "sorun" olarak değil, ortak bir "gelecek vizyonu" olarak görmeli ve Ankara’nın kapısını tek bir sesle çalmalıyız.
Çünkü biz birlikte güçlüyüz.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
