Yazı Detayı
25 Ocak 2015 - Pazar 16:48
 
PARİS KATLİAMI ÜZERİNE
Abdullah Zafer ARISOY
azaferarisoy@hotmail.com
 
 
PARİS KATLİAMI ÜZERİNE
 
 
Geçtiğimiz günlerde yani 07 Ocak 2015 Çarşamba günü, Paris’te bulunan, mizah dergisi Charlie Hebdo’nun ofisine, Müslüman militanlar (?) tarafından bir saldırı düzenlendi..
Dergi çalışanları yanı sıra ve ikisi de (biri Müslüman)polis memuru olmak üzere toplam 12 kişi öldü ve 11 kişi yaralandı..
Bu saldırı, 1989'da Christian Dornier tarafından düzenlenen saldırıdan beri, Fransa'da gerçekleştirilen en fazla kayıplı saldırı oldu..
Charli Hebdo; bir mizah dergisi idi..
Söylenene göre Hz. Peygamber’in karikatürünü yapmışlardı..
Suçları karikatür yapmak mı?
Eleştirmiş ya da alay etmiş olmak mı?
Ya da bir tasavvurda, peygamberimizin yüzünü resmetmiş olmak mı?
Unutmayalım ki, mizah yapmak, son derece riskli ve zor bir şeydir..
Mizah; sınır, kural ve ölçü tanımaz..
Elbette alay etmeyi kast etmiyorum ama mizahçı, taşı da gediğine denk getirdiğinde, espriyi yapmadan, yazmadan, çizmeden yani patlatmadan duramaz..
Mizah; sıcak yenen bir yemek gibidir, üzerine akıl yorup analize girişildiğinde, şaka kaka’ya dönüşür..
Yapana göre değil ama okuyana ya da muhataba göre mizah; ölçüsü kaçtığında ise ne yazık ki ölümcüldür..
Bu konuya; CİHAT mantığı ile bakanların işledikleri cinayetler ve yarattıkları toplumsal sarsıntı, görüldüğü üzere, son derece hazin sonuçlara sebep olmaktadır..
**********
İslam’daki “CİHAT” kavramı; bu dinin özünü kavramaktan uzak cahil Müslümanların ve hatta İslam’ı zora sokmak isteyen kimi küresel odakların elinde, son yıllarda, ne yazık ki, adeta bir ölüm makinesine dönüştü..
Sovyet tehdidi ortadan kalktıktan sonra, vahşi batı, hedefine İslam’ı koyduğunu, zaten açıkça ilan etmişti..
Bizim ülkemiz de, bu konseptin; bir yandan, NATO üyesi olması nedeniyle cismen içinde yani tarafı olurken, diğer yandan ise ruhen dışında kalarak, kendi kendisini, adeta bir fay hattına konumlandırmış oldu..
İşin hazin tarafı, Milliyetçi bir süreçten geçerek, şimdilerde kendilerini Müslüman olarak tanımlayan, siyasi kadrolar; liboş, dönek, paralel, çapraz, yamuk, bölücü, marjinal vb.. her ne varsa garnitür babında, Batı ile sıkı işbirliği yaparak, hep birlikte yürüdüler, ıslandılar, kurudular, yanıldılar, ayıldılar, o yollarda ve bu yıllarda..
Küresel aktörler tarafından, bir yandan Müslüman görünümlü katliamcı terör örgütleri kurulurken, diğer yandan da zaten son derece zayıf olan İslam bloğunu çatlatmak için, yandaş ülkeler ve eskiden de olduğu gibi yeni dini akımlar, elverişli sermaye ve kanaat önderleri ile kullanışlı medyatör kadroları oluşturdular ve ana kitleden ayrıştırdılar..
Oturduğumuz yerde, gösterilen her şeye inanmamız için ekranlardan ve gazetelerden bizlere sahte davalar, sahte örgütler, yalancı diziler ve kurmaca tartışma programları hazırladılar..
Her şeye inandık..
Ama asla bilmedik, bilemedik..
Görmeyenler, gördük dediler..
Bilmeyenler, bize, “biz biliyoruz siz bize inanın!” dediler..
Bilin demediler.. İnanın dediler..
Çünkü inananlar kolay ölür ve öldürürler..
Bilenler sorar..
Neden? Niçin? Nasıl?  Ne Zaman? Nerede? Kim?
Bize inanın diyenler, hakikat ortaya çıktığında, hiçbir bedel ödemeden, inandırdıklarına, sadece “Yanılmışız!”deyip, işin içinden sıyrıldılar...
Aziz Nesin’in dediği gibi; “Bu ülkede her şey olabilirsiniz ama asla rezil olamazsınız..”
O derece yani..
***********
O yüzden, ilk ayet önemlidir..
Yani “IKRA!”
Bilelim ve anlayalım diye..
Yusuf Suresinin 2. ayetinde ve başka pek çok ayette, Allah’ın bu emri çok net ve çok açık..
Mealen; Aklınız kullanın, kavrayın ve özümseyin diyor..
Daha ne desin?
Tabi olmayacaksın ve tuzaklara düşmeyeceksin..
Kısacası, öldürmeyeceksin..
Bu çok açık..  Sebebi ne olursa olsun.. Asla öldürmeyeceksin..
İnanç ile alay etmek ve hakaret etmek;  çok özellikli, göreceli ve sübjektif (öznel) kavramlardır..
Hatta bu gözü dönmüş katilleri sorgulasanız, bırakın Din-i İslam’ı, Allah bilir, kendilerinden bile haberleri yoktur..
Muhtemelen pek çoğu uyuşturucu kullanıyorlardır ya da uyuşturacak seviyede aşırı dozda dini söyleme muhatap oluyorlardır..
Bilmeden.. Sadece inanarak..
Akıl; ölmeyi asla emretmez..
O yüzden, gaza gelmeyeceksiniz ve aklın yolundan çıkmayacaksınız, öldüreni de alkışlamayacaksınız..
Ben demiyorum..
En az 75 ayette, Kuran-ı Kerim üzerinde Allah(c.c.) “Aklınızı kullanın” diyor, öyle emrediyor..
Diğerleri ya da bunun tersini söyleyenler, kim ola ki?
**********
Bir de bu olayın, bizim ülkemiz açısından siyasi bir boyutu var..
Her ne kadar dışlanmışlık görüntüsü vermiş olsa da, Başbakan’ın Paris’e gitmesi ve yürüyüşe katılması son derece doğru bir harekettir..
İnsan olmak için, kimsenin, hele hele geçmişi tenekeli batının onayına asla ihtiyacımız yok..
Bazen insanlık tek başına kalmayı ve mücadele etmeyi gerektirir..
Bilinçli, ahlaklı ve onurlu insanlar; gerektiğinde, bunu da göze almalıdırlar..
Gandhi den Mustafa Kemal’e, Rossenberg’lerden Hallacı Mansur’a, İmam-ı Azam’a, İbn-i Arabî’ye ve Sokrates’e kadar bunun pek çok örneğini saymak mümkündür..
Yalnız Sayın Başbakan’ın, dönüşünde Cumhuriyet Gazetesini hedef gösteren beyanatı, bana göre yanlış ve son derece tehlikelidir..
Bu olayın sarsıntıları henüz geçmeden, Charlie Hebdo benzeri bir olayın ülkemizde yaşanması,  bizi Paris Katliamının muhatabı, sorumlusu ve hedefi haline getirebilir..
Hemen o günlerde, Atatürk ile ilgili yaptığı bazı yayınlar nedeniyle de, Ülkücülerin Yeni Akit gazetesine yönelik bazı eylemler ve saldırılar yaptığı iddia edildi..
Olaylar oldu da..
Ülkü Ocakları ya da onun siyasi kanadı MHP,  bunu, bildiğim kadarıyla üstlenmedi..
Aslında, Ülkücülerin Mustafa Kemal’e karşı bir ilgisinden söz edilebilir belki, ama sokağa inip de, bir gazeteyi taşlayacak kadar, ne şimdi ne de geçmişte, bir motivasyon ya da duyarlılıklarını ne gördük ne de duyduk..
Bu vakanın; Cumhuriyet Gazetesine yönelik saldırıları karşılamak için, uydurulan psikolojik bir harekât, algı yönetimi ya da teatral bir faaliyet olduğunu, doğrusu düşünmeden de edemiyorum..
Hani 1453 Kartalları vardı ya.. Hatırladınız mı?
Unuttunuz mu yoksa..
Ondan işte..
**********
Sonuç olarak diyeceğim şudur..
Şimdi, çıkıp Ay’dan baksanız Mavi Küre’ye..
Güzelim Dünya’da,
Derisinin renginden ve etinden dolayı..
Dilinden ve kültüründen dolayı..
İnancından, imanından ve Tanrısından ya da Tanrısızlığından dolayı..
Bir tarafta, ellerine ölüm makineleri verilen insanlar, birbirlerini öldürüyorlar..
Hem de “Allahuekber!” diyerek..
Ölen de Müslüman, öldüren de..
Milyonlar ölüyor..  Sayısı, hesabı ve kitabı yok.. Kıymeti, pahası ve değeri yok..
İnin Aydan aşağı.. “Yer”e bassın ayağınız.. Kendinize gelin..
Bu makineleri ellerimize tutuşturanlar, diğer tarafta, barış, lüks refah ve bolluk içinde yaşıyorlar..
Bu kanın üzerinde yeşeriyorlar..
Vaka şu ki; ne dünyaya sırtımızı dönebiliriz, ne de bu şekil ölerek yaşayabiliriz..
Evrensel anlamda; insanlık onuru, erdemi ve ahlakı ile yaşama yollarını bulmak zorundayız..
Dinimiz, bir savaş ve çatışma nedeni ve gerekçesi asla olmamalıdır..
Herkes neye inanırsa inansın.. Biz kendimizi biliriz..
Bizim olamadığımız ve yaşayamadığımız bir hayatın, ne anlamı var ki?
O yüzden; Lekum dinukum ve liye din!
ZAYTUNG
* KARNESINDE 4 ZAYIF GETIREN 10 YAŞINDAKI OKAN DINÇKÖK, MILLI EĞITIM'I SARAN PARALEL YAPI TEHLIKESINE DIKKAT ÇEKTI...
* ADALET BAKANI BOZDAĞ, YARGIYA YÖNELIK ELEŞTIRILERI YANITLADI: ‘‘E DENIZ SEKI'YI YAKALADIK YA?’'
* HRANT DINK DAVASI'NDA ŞÜPHELI SIFATINI ERGENEKON'DAN DEVRALAN CEMAAT: ''BU BIR BAYRAK YARIŞI...''
* YOLSUZLUK İHBAR HATTINI YANLIŞLIKLA ARAYAN İŞSIZ GENÇ, BINGÖL'E 4. SINIF EMNIYET MÜDÜRÜ OLARAK ATANDI...
* BAŞBAKAN DAVUTOĞLU, CUMHURIYET GAZETESI BASKININI DEĞERLENDIRDI: ''YANLIŞ ANLAŞILMASIN, BEN ZATEN FRANSA'DAKI IFADE ÖZGÜRLÜĞÜ IÇIN YÜRÜMÜŞTÜM'
* KRAL ABDULLAH'IN ÖLÜMÜNÜN ARDINDAN 3 GÜN SÜRECEK 'AHA IŞTE KRAL DA OLSAN BIR GÜN GÖÇÜP GIDECEKSIN' ZÜĞÜRT TESELLISI ŞENLIKLERI START ALDI...
* YARIYIL TATILI SOSYAL AĞ PLATFORMLARINDA "ILK KARNEMIZ" KONULU PAYLAŞIMLARLA BALKANLAR ÜZERINDEN YURDA GIRIŞ YAPTI...
 
(www.zaytung.com'dan alınmıştır)
HAFTANIN PANOSU



 
FELSEFE DUVARI
 
Etiketler: PARİS, KATLİAMI, ÜZERİNE,
Yorumlar
Öne Çıkanlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
35
0
2
5
10
17
2
Galatasaray
32
0
4
5
9
18
3
Yeni Malatyaspor
32
0
4
5
9
18
4
Trabzonspor
29
0
4
5
8
17
5
Kasımpaşa
29
0
6
2
9
17
6
Beşiktaş
29
0
5
5
8
18
7
Atiker Konyaspor
28
0
4
7
7
18
8
Antalyaspor
28
0
6
4
8
18
9
Sivasspor
24
0
5
6
6
17
10
Göztepe
22
0
10
1
7
18
11
Bursaspor
21
0
4
9
4
17
12
Kayserispor
20
0
8
5
5
18
13
MKE Ankaragücü
20
0
10
2
6
18
14
Alanyaspor
18
0
9
3
5
17
15
Akhisarspor
17
0
9
5
4
18
16
BB Erzurumspor
16
0
8
7
3
18
17
Fenerbahçe
16
0
7
7
3
17
18
Çaykur Rizespor
12
0
7
9
1
17
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv