Yazı Detayı
10 Nisan 2015 - Cuma 19:05
 
MART’TA GÜNEŞ, NİSAN’DA KAR.. NEREDE BAHAR? BU MEMLEKET; İNSANDA NE ÖLÇÜ BIRAKIR, NE DE AYAR
Abdullah Zafer ARISOY
azaferarisoy@hotmail.com
 
 

 

 

Sonu bir yere varmayan söylemleri ve şikâyetleri bir yana bırakıp, elimi taşın altına sokmak niyetiyle girdiğim önseçimlerde; gördüğüm manzara ve elde ettiğim sonuçlar arasında bir bağlantı kuramamış olmaktan kaynaklanan hayal kırıklığımı ve bunun iç dünyamda yarattığı arızayı onarmak maksadıyla, yazılarıma bir süre ara verme kararı almıştım.

Kendimi güncelleme ve fabrika ayarlarıma dönme fikrimden, hemen o günlerde vazgeçmek mecburiyetinde kaldım..

Her şey o kadar hızlı ve şaşırtıcı ölçütlerde gelişiyor ki..

Olan bitenleri ne yok sayabilirsiniz ve ne de onlara arkanızı dönebilirsiniz..

Ve son on günde, tarihi niteliği de olan, pek çok olay yaşadık..

Ve ben bunlarla ilgili fikriyatımı ifade etmezsem çatlarım..

Bu defa kısa kısa..

Çünkü olay çok..

**********

31 Mart; tarihi bir gün olarak kayıtlara geçti..

Bazılarınız 31 Mart’ı için, zaten tarihi bir gün idi diyebilirsiniz..

“31 Mart Vakası (31 Mart Olayı ya da 31 Mart Hadisesi), II. Meşrutiyet'in ilanından sonra İstanbul'da yönetime karşı yapılmış büyük bir ayaklanmadır. Rumî Takvim'e göre 31 Mart 1325'te (13 Nisan 1909) başladığı için bu adla anılmıştır”

Ben tabii ki bundan değil, 2015’in 31 Martından söz ediyorum..

Elektriklerin kesildiği gün yani..

BALYOZ Kumpasından; 236 masum insanın, 5 yıl 1 Ay ve 10 gün sonra, beraat ile çıktıkları gün yani..

Ve Çağlayan Adliyesinde, Cumhuriyet savcısının rehin alınıp, şehit edildiği gün..

Sonuç;

Elektriklerin “Neden kesildiğini?” hala açıklayan ve hatta belki de bilen yok..

BALYOZ’da toplam 365 kişinin hayatlarının, çeşitli hasarlar verilerek “neden mahvedildiğini?” hala itiraf eden birileri yok.. Ne ki kendilerine yönelik 17-25 Aralık operasyonlarını, hukuk dışı yollarla engelleyerek, çok acil tedbirler almasını bilenler, bu kumpası ortaya çıkarmakta neden bu kadar isteksiz davrandığını, anlayan da yok..

Cumhuriyet Savcısına saldırının, güncel ve geriye dönük sebepleri üzerinde duran da yok..

Balistik raporları net bir şekilde açıklanmadı.. Kimin öldürdüğüne dair, açık bir bilgi yok..

Her şey slogan, siyaset, karalama ve ben haklıyım tezleri üzerinden yürüyor..

Özür dileyecek ve sorumluluğu üzerine alacak kadar; ahlaklı, erdemli ve nitelikli bir siyasetçi yok..

En sonunda bu ülkenin Başbakanı çıktı, savcının katledildiği olayı, Kılıçdaroğlu’nun twitlerine bağlayarak kendi sorumluluğunu hafifletme çabası içerisine girdi.. Hayret ki hayret.. El Beşir ile kanka olanlar, Habur travmasını bu ülkeye yaşatanlar, Oslo’da teröristlerle gizlice masaya oturanlar ve meydanlarda mesajları naklen yayınlarla okunan Öcalan’ın, alayı vala ile İmralı’ya ayağına talimat almaya gidilmesine izin verip seyirci kalanlar; savcıyı kurtarmak için, sırf insani nedenlerle teröristlerle görüştü diye, İstanbul Baro Başkanını, hedef tahtasına koydular..

Diyeceğim şu ki; hukuku bu kadar kişisel çıkarlara alet ederseniz ve siyasi ikbaliniz için bu derece hoyrat kullanırsanız, sonunda herkes, kendi hukukunu kurmaya ve korumaya çalışır..

Gün gelecek; kendi koyduğunuz kurallardan, ettiğiniz söylemlerden ve çıkardığınız yasalardan; en çok siz şikâyetçi olacaksınız..  Göreceksiniz ki, biz unutsak da, arşiv unutmaz..

*********

Ergenekon sanıklarından E Yzb. Muzaffer Tekin geçtiğimiz günlerde vefat etti.. Bu dava onu kanser etmiş.. Maalesef..

Kendisi ile yaklaşık 10 sene kadar önce Fenerbahçe Orduevinde tanışmıştım.. Son derece nazik, duyarlı, kadife ipek arası zarafette bir adam idi..

Tutuklandığı zamanlarda, TV’lerde kendisi ile ilgili anlatılanları duydukça, hayretler içinde kalmıştım ve şaşkınlıktan küçük dilimi yutasım gelmişti.

O günlerde, başına gelen bu iftiraları kendine yediremeyip, başarısız bir intihar girişiminde de bulunmuştu.. O arada kendisiyle bir defa daha karşılaştım. Gerçekten son derece üzgün ve şaşkındı..

Başta Kurtlar Vadisi olacak ihanet dizisi ve pek çok medya tetikçisi tarafından, kendisi şeytanlaştırıldı, aşağılandı ve kasıtlı olarak duyarsız kitleler ajite edildi..

O bir Kıbrıs kahramanı idi..

Harekâtta gösterdiği başarı nedeniyle, bir tepeye de adı verilmişti..

1985 yılında, Tuzla Piyade Okulunda görevli iken, kursiyer teğmenlerin bir lokantada karıştıkları kavgadan dolayı zarar görmemeleri için, o günkü Nöbetçi Amiri olarak sorumluluğu üstlenmiş ve bu nedenle de ordudan ilişiği kesilmişti.

Ama o 84’lü Piyade Subaylarının örnek aldığı bir kişi ve herkesin tabiriyle “Şövalye” bir subaydı..

Cenazesine giderek, kendisine karşı son vazifemi yaptım..

Allah rahmet eylesin..

*********

Bu cenazede eski Genkur. Bşk. İlker Başbuğ basının ilgi odağıydı. Görevini vaktinde layıkıyla yapamaması sonucunda; pek çok insanın hayatının mahvolmasına ve kozmik odayı açtırarak silahlı kuvvetlerin prestijinin ciddi hasar görmesine neden olmuştu.Çevresinde kırgın, kızgın ve hatta yanından geçerken laf söyleyen, asker sivil pek çok insan vardı..

Anladım ki, beceriksizlik ile mağdurluk aynı şey değildi..

*********

ABD ve İran anlaştı..

Sakın kimse, bunu hafife ve basite almasın..

1980 öncesi Tahran, İstanbul’dan daha önemli bir şehirdi..

Tahran; moda’nın ve küresel şirketlerin bölge temsilciliklerinin merkeziydi..

Ayrıca Beyrut, hem Turizm hem de özellikle Finans merkeziydi..

Ve Lefkoşa, yine turizm ve küresel şirketlerin eğlence ve dinlenme tesislerinin bulunduğu bir şehir idi..

Bu üç şehrin devre dışı kalması, İstanbul’u ayağa kaldırmıştır..

ABD-İran anlaşmasının bir numaralı mağduru, şüphesiz İstanbul olacaktır..

Türkiye’yi modern dünyadan koparıp, Orta Doğu bataklığına sürükleyen bir iktidarın elinde, çok kısa zamanda, çok şaşıracağımız olumsuz hatta vahim sonuçları göreceksiniz..

Ulusal basında bu konuya ilişkin, sanırım herhangi bir yorum yapılmadı..

Bu kehanetim gerçekleştiğinde, beni hatırlayınız..

*********

Ve Kayahan vefat etti..

İç dünyamızda bir kaya daha söküldü..

Onu ilk olarak yanlış hatırlamıyorsam, 70’li yılların sonlarında, siyah beyazlı yıllarda, “İstanbul’da Ben” isimli şarkısıyla, TV’ye ilk çıktığında izlemiştim.. Ben onu, o gün keşfettim.
Daha sonraları dilimize ve gönlümüze dolanan pek güzel eser yaptı.

Şarkılarıyla, kendisi ile birlikte, Nilüfer’i; yeniden ve başka bir kıvamda, bizlere sunduğu için kendisine minnettarım..

Allah rahmet eylesin..

*********

Çağlayan cinayetinin ardından Cumhurbaşkanı, bir şeyler de ima ederek, Özel Güvenlik kaldırılmalıdır dedi..

Ben Özel Güvenlik Derneklerinin buna tepki koyacaklarını düşünmüştüm.. Aksine şiddetle desteklediler.. Şaşırdım.. Sonunda anladım ki, hepsi Emniyet Teşkilatına geçip, Polis olmak peşindeymişler..

*********

Cemaat kanallarında, bir süredir MHP, BBP ve SP nin, seçime birlikte gitmeleri yönünde propagandalar yapılıyordu..

Allah’tan MHP bu tuzağa düşmedi..

Kutluyorum..

Ancak MHP; Sinan Oğan ve Engin Alan’ın neden aday edilmediği hususları ile bu konuya ilişkin, Tansu Çiller döneminde adı; çeşitli ihale yolsuzluğu dedikoduları ve silahlı bazı olaylar ile duyulan, eski DYP İstanbul İl Başkanı,  Ağrı’lı, şimdilerde MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın genel başkan onaylı garip söylemlerini açıklamalıdır..

Mesele memleket meselesi çünkü..

*********

07 Nisan günü, bütün partiler, aday listelerini YSK’ ya teslim ettiler..

MHP; adaylarından söz ederken, başta genel başkanları olmak üzere, bir “Yörüklük" vurgusu yaptı..

HDP ise Kürtlerin yanı sıra; Süryani, Ermeni, Alevi, Laz, Ezidi ve Çerkes kökenli de, adaylar gösterdiğini açıkladı..

AKP; Markar Eseyan’nı aday etti..

Şimdi CHP, bunlardan geri mi kalacak?

Hemen İstanbul’da, 2. Bölge 1. Sırada, “eti ya da kanı” Ermeni cinsinden olduğu için, partiyle bir alakası da olmayan, 1. Sırada aday gösterildiğini duyunca şaşıran, Ermeni Soykırımından yana tavır aldığını konuşmaları ile hissettiren Avukat Selina Doğan’ı ve yine “eti ve kanı” Roman olduğu için, İzmir 1. Bölge 5. Sırada Özcan Purçu’yu aday gösterdi..

Ben şahsım adına, bu dört partideki, “ırkçı, mezhepçi ve negatif ayrımcı bu siyaseti” reddediyorum..

Sadece Liberal Demokrat Parti (LDP), 54 ilde 58 seçim bölgesinde seçime gireceğini açıkladı. Milletvekili adaylarını yaptıkları yazılı açıklamayla duyuran LDP, yayınlanan milletvekili listeleri sonrasında konuşulan “kim, nereden, kaç Ermeni, Hristiyan, Sünni, Alevi aday gösterdi” tartışmalarına da gönderme yaptı. LDP,  açıklamasında “Biz Milletvekili Adaylarımızdan hangisi Sünni, Alevi, Süryani, Şafii, Hıristiyan, Musevi, Ermeni, Laz, Çerkez… vb. bilmiyoruz. Çünkü bunu sorma nezaketsizliği hiç göstermedik” ifadelerini kullandı.

Mensubu ve sempatizanı olmadığım halde; dürüst,  ahlaklı ve çağdaş bir siyaset izleyen LDP’yi, bu tutumundan dolayı alkışlıyorum..

*********

Facebokk’ta, tarihe mal olmuş, ünlü komünist kadınlardan, Aleksandra Kollantay ya da Clara Zetkin adını kullanırdı..

Tiyatro’dan arkadaşımdı..

Biriyle tanıştığında, ilk evvel “Alevi, Komünist ve Ateist” olduğunu söylerdi..

Ben Osmanlı Arşivlerinde yaptığım bir araştırmadan söz ederken, benimle oraya gitmek ve ailesinin geçmişi hakkında bilgi sahibi olmak istediğini söylemişti..

Kendisini bir defasında oraya götürdüm.. O kayıtları bulduğumuzda, dedesinin alevi olmadığını öğrendi ve büyük bir hayal kırıklığı yaşadı..

Üstelik bize bu konuda yardımcı olan hemşerisi arkadaşımızın da babası Alevi, kendisi ise Sünni idi..
Dünyaya aitti bunca övündüğümüz ya da utandığımız şeyler.. Onu anladı..

Fakir idi, dürüst idi, aydın idi ve onurlu idi..

Tanıdığım süre içerisinde, yalan söylediğini hiç duymadım..

Hiç kimseye haksızlık, kötülük yapmadı ve zarar vermedi..

Müslüman olarak ortada dolaşan bazıları; onu tanısalar, hallerinden dolayı, eminim ki, kendilerinden iğrenme derecesinde utanırlar..

Çok kitap okurdu..

Çay içmeyi, tavla oynamayı, tiyatroyu, dans etmeyi, fotoğraf çekmeyi ve gezmeyi çok severdi..

O bir Nisan kızı idi..

Menekşe idi adı..

Ve 41 yaşında, doğum gününden 1 hafta sonra, 4 ay kadar önce ortaya çıkan lanet olası akciğer kanserinden dolayı soldu gitti..
Seni çok özleyeceğiz..

Gittiğin yerde, yeniden aç Menekşe..

ZAYTUNG

* Sahibi Öldükten Sonra Bir Kere Bile Mezarına Gitmeyen ve Kendine Hemen Yeni Yuva Bulan Köpeğe Tepkiler Dinmiyor

* Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yeni teklif: ''330 vekil + Holosko...''

* Son 1 Ayda 6. Kez Cumhurbaşkanı Erdoğan'la Buluşan Muhtarlar Sonunda İkna Oldu: ''Tamam ya, başkanlık sistemi en süperi. Tamam, yeter'

* Süleyman Şah ve Rehin Alınan Savcı Operasyonlarının Ardından Arap Dünyası Tedirgin: ‘‘Ya siz bu Yemen'e hiç bulaşmasanız?’’

* Son seçim anketi sonuçları açıklandı. CHP:%30, MHP:%15, AKP:%12, Ampüle Basıcam Ben:%38, Diğer %15

(www.zaytung.com'dan alınmıştır)

HAFTANIN PANOSU

FELSEFE DUVARI

 

 
Etiketler: MART’TA, GÜNEŞ,, NİSAN’DA, KAR.., NEREDE, BAHAR?, BU, MEMLEKET;, İNSANDA, NE, ÖLÇÜ, BIRAKIR,, NE, DE, AYAR,
Yorumlar
Öne Çıkanlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
35
0
2
5
10
17
2
Galatasaray
32
0
4
5
9
18
3
Yeni Malatyaspor
32
0
4
5
9
18
4
Trabzonspor
29
0
4
5
8
17
5
Kasımpaşa
29
0
6
2
9
17
6
Beşiktaş
29
0
5
5
8
18
7
Atiker Konyaspor
28
0
4
7
7
18
8
Antalyaspor
28
0
6
4
8
18
9
Sivasspor
24
0
5
6
6
17
10
Göztepe
22
0
10
1
7
18
11
Bursaspor
21
0
4
9
4
17
12
Kayserispor
20
0
8
5
5
18
13
MKE Ankaragücü
20
0
10
2
6
18
14
Alanyaspor
18
0
9
3
5
17
15
Akhisarspor
17
0
9
5
4
18
16
BB Erzurumspor
16
0
8
7
3
18
17
Fenerbahçe
16
0
7
7
3
17
18
Çaykur Rizespor
12
0
7
9
1
17
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv