Yazı Detayı
23 Ağustos 2016 - Salı 12:11
 
DARBE GİRİŞİMİNİN, TSK’NE OLAN ETKİLERİ ve ÖNERİLER
Abdullah Zafer ARISOY
azaferarisoy@hotmail.com
 
 

DARBE GİRİŞİMİNİN, TSK’NE OLAN ETKİLERİ ve ÖNERİLER

           15 Temmuz 2016 gecesi dalgalanan sular, henüz bir türlü durulmuş değil..
O günden bu yana, bulanık su balıkçıları işbaşındalar..
“Bu darbede, kim kime karşıydı, kim ne zaman neredeydi?” hala anlamış değiliz..
Kısacası Millete ve Demokrasiye karşı yapılan bu kalkışmanın bedeli; yaş kuru demeden ve her kesimden ve hedef gözetmeksizin açılan yaylım ateşleri sonucunda, Türk Silahlı Kuvvetlerinin tamamına, çok ağır bir şekilde ödettiriliyor..
Şöyle düşünün bir an için..
Ülkemiz yabancı bir ordu tarafından işgal edilmiş olsaydı..
Türk Silahlı Kuvvetlerine, bugünkü yapılanlardan fazla, acaba ne yapılabilirdi?
O bakımdan, herkes aklını başına toplamalıdır..
Ordumuz ve ülkemiz, resmen Sevr koşullarında sürükleniyor..
*********** 

 
Sevr demişken, bu anlaşmasının sadece Ordu ile ilgili olan bölümünden bir özet yazarak, sizler için, biraz daha durumu berraklaştırmak isterim..

Bugünlerde yaşadıklarımız, bu maddelerde yapılmak istenenlere benziyor ise yani sizler de manzarayı benim gibi görmekteyseniz, tehlike yaygın, açık ve büyük demektir..Askeri Konular (madde 152-207): Osmanlı İmparatorluğu'nun askeri kuvveti, 35.000'i jandarma, 15.000'i özel birlik, 700'ü padişahın yanındaki güvenlik birliği olmak üzere 50.700 kişiyle sınırlı olacak ve ağır silahları bulunmayacaktı. Türk donanması tasfiye edilecek, Marmara Bölgesi'nde askeri tesis bulunduramayacak, askerlik gönüllü ve paralı olacak, azınlıklar orduya katılabilecek, ordu ve jandarma Müttefik Kontrol Komisyonu tarafından denetlenecek;
Bu işin şakası yok, anlayacağınız..
Daha dün, nefret kustukları orduya karşı; yıllar yılı darbecilerle ve yabancılarla güç birliği yapanların, şimdi işlevlerini yitirmiş bu koca bir enkaza, methiyeler düzmeleri, asla inandırıcı değildir..
Daha dün FETÖ güzellemesi yapmakta yarışanların, bugün ona nefret kusma rekorlarını zorlamaları, asla inandırıcı değildir..
Dün sömürürken semirenlerin, bugün yeni milatlar icat ederek, milli pozlara bürünmeleri, asla inandırıcı değildir..
Pilotsuz, kaptansız ve komutansız kalan ordunun yerini, belediyelerin mehter takımlarının arkasına takılıp kahramanlıkta sınır tanımayanlar ile doldurmak asla mümkün değildir..
Yarın kapınıza kadar gelecek düşmanları, “Haydi şimdi hareketli ilahilere geçelim, elleri görelim, alkışları duyalım” diyen sahne müftülerinin nağmeleri, kahırları ve duaları ile durdurmak, asla mümkün değildir..

Elinizde iyi eğitilmiş yüksek moralli askeriniz, güçlü ve yeterli araç/teçhizat/silahlarınız ve modern teknolojiniz mevcut değil ise, Balkan kepazeliklerini yok sayıp, önemlidir ve gereklidir evet, ancak ve sadece Bedir, Uhud ve Çanakkale söylemiyle iş göremezsiniz..
Çünkü hayat dediğimiz şey, sahici bir şeydir..
Mermi öldürür, hata öldürür, ihmal öldürür..
**********

 
Şimdi biz ne dersek diyelim, ortada melun ve hain bir darbe girişimi var..
Bu durumun yarattığı travmaları hep birlikte yaşıyoruz..
Ancak özelde, darbenin bir numaralı aktörü olarak kullanılan Türk Silahlı Kuvvetlerine çıkan maliyet ve bunun bağımsızlığımız, istiklalimiz ve istikbalimiz açısından bedelleri hakkında da şimdiden kafa yormamız gerekiyor..
Daha net anlaşılması için bu görüşlerimi maddeler halinde sıralamak istiyorum..

 
1.   TSK öncelikle hem bölgedeki caydırıcılığını ve halk içindeki itibarını önemli ölçüde kaybetmiştir.. Ne yapıp edip bunun süratle onarılması gerekmektedir..
 

2.   TSK’nin içindeki sistem çökmüştür.. En basitinden askerlik yapan her erkeğin bilebileceği, mevzi değiştirmeden hemen önce “Arkadaşım Hasan, benim hedefim karşıdaki top ağaç, ben sıçrayacağım, benim de hedefime ateş et!” cümlesindeki HASAN’ın, Hasan görünümlü HANS olma şüphesi doğmuştur.. Üst rütbelerdeki ayrışmalar ise daha maliyetli ve ölümcül bedellere gebedir.. Herkes iyi bilir ki, şüphe, kemirerek öldürür..
 
3.   Kumpas davalarında ve bu darbe girişiminde de TSK’nde; “Silah Arkadaşlığı” denen bir kavramın, zannedildiği gibi güçlü olmadığı hatta bir hayli de zayıf olduğu, test edildi ve görüldü.. Yeni düzende; profesyonel askerler arasındaki ilişkiler yasal anlamda çok iyi düzenlenmelidir.. Uzman Erbaşlar, Astsubaylar, Subaylar ve Generaller ile Kaydı Kabaklar, Mümtazlar, Kurmaylar arasındaki mevcut olan, ailelerini de etkileyen, bencil, ötekileştirici ve aşağılayıcı kast düzeni yıkılmalıdır..
 
4.   Ordu içinde emir komutayı da hırpalamayacak bir “İç İstihbarat Ağı” kurulmalıdır..
 
5.   Üst rütbelilerin, genç rütbelilerden daha çok olduğu sağlıksız yapıya, tekrar dönülmemesi için, gerekli özlük, terfi ve terhis tedbirleri alınmalıdır..
 
6.   Hudut birlikleri hariç, her tugay ve tümen, tüm unsurları ile tek bir kışlada konuşlandırılmalıdır..  Esasen hudutların; kolluk yetkisi olan unsurlara devredilmesinde de yarar vardır..
 

7.   Asker Yeminine “Kim verirse versin, kanunsuz emirleri yerine getirmeyeceğime ve durumu en kısa zamanda, en seri vasıta ile emri verenin bir üst amirine bildireceğime” maddesi eklenmesi hususu düşünülmelidir..
 
8.   Kışlaların; dış güvenlik, ibate ve iaşe ile muharebeye götürülmeyecek araç ve malzemelerinin bakım hizmetleri, mutlaka özelleştirilmelidir..
 
9.   Askerlik herkes için altı ay olmalıdır. Bu durum, iki defada yani örneğin iki yaz tatilinde ifa edilebilir.. Bu eğitimi alanlar içerisinde, orduda profesyonel olarak kalmak isteyenler, örneğin 30 yaşına kadar devam ettirilebilirler.. Operasyonlara ya da savaşmayı gerektirecek ortamlara, bunlar götürülmelidirler.. Ayrıca bunlara, yeni açılacak MSB Üniversitesinde, eşzamanlı olarak, terhis olduklarında yapabilecekleri bir meslek sahibi olmaları açsından, eğitim alma imkân ve avantajı da sağlanabilir..
 
10. Ne yazık ki belli bir yaştan sonra, sokaklara salınmak zorunda kalınan SHÇEK bünyesindeki çocukların ve gençlerin, TSK’ne kazandırılmak üzere yetiştirilmesi ve istihdamı düşünülmelidir..
 
11.    Memleketin en kıymetli emanetini yani TSK’ni; bu noktaya dik duramayarak, ikbal, istikbal, çıkar ve kişisel güvenliklerini düşünerek ve yönetemeyerek bu hale getiren tüm üst düzey komutanlar, mutlaka çok adil yargılanmalı ve suçlu görülenler çok ağır bir şekilde cezalandırılmalıdırlar..
 
12.     Subay ve General rütbeleri, mutlaka “KOMUTANLIK” yapacaklara verilmelidir.. Hâkimler, Savcılar, Doktorlar, Öğretmenler, Muharebe Hizmet Destek Unsurlarının Amirleri hatta Pilotlar; aldıkları ve icra ettikleri görevleri ifade eden onore tanımlar ile ifade edilmelidirler..
 
13.     Her ne kadar 14-18 yaş arasındaki çocukların silahlı eğitimleri üzerinde kafa yorulması gereken bir durumu gündeme 
getiriyorsa da, Askeri Liselerin kapatılmasının, tarihi bir geleneği
öldüreceğini düşünüyorum.. Pek çok meslekte olduğu gibi ordular da; geçmişleri, kurumları, ananeleri ve ortak değerleri üzerinden bir “Asalet DEM’i” elde ederler.. Darbe geleneğini yok eden ama muhariplik gücünü ve becerisini çoğaltarak motive eden bir yapıya hızla geçilmelidir.. Örneğin KKK Brövesinde M.Ö. 209 yazması beni hep heyecanlandırmıştır.. Ulu Hakan Metehan'ın ve Mustafa Kemal'in askeri olmak duygusu, kendimi her zaman iyi ve güçlü hmeme sebep olmuştur..
 
14.    Ülkede gerek marjinal dinci, gerekse liberal postlarla gözüken hainler; bu süreçte görüldü ki, baya baya orgazm oldular.. Neyse ki, hükümet aklı, bunların bir kısmının zehirlerini kustuktan sonra, normale dönmelerini sağladı.. Dikkatimi çeken bir husus da,  kumpas davalarının alçak liboşları, bu olup bitenler karşısında, suspus kalıp seslerini ve soluklarını aniden kesmiş olmalarıdır..
 

15.    Kışlaların şehir merkezlerinden uzaklaştırılması, çok yerinde bir karardır.. Ancak boşaltılan arazilerin yağmalanması ya da yandaşlara peşkeş çekilmesi hususu, herkesi tedirgin etmektedir.. Şu da unutulmamalı ki, bu kışlalar ve hatta Orduevleri, ilk inşa edildiklerinde şehir dışında idiler..
 
16.    Bu süreçte en tehlikeli olan söylem; siyasi irade tarafından, zaman zaman, NATO’dan ayrılınabileceği hususunun dillendirilmesidir..  Ben NATO meraklısı birisi değilim ancak böylesi bir kararın, ülkemiz açısından tam bir felaket ile sonlanacağını düşünüyorum.. Şu anda orduda kullanılan tüm silah ve teçhizat, yerli ve milli üretimlerin lisansları da dâhil, NATO Standartlarındadır.. Bundan vazgeçmek demek, mevcut koşullarda, lafı uzatmaya hiç gerek yok, Türkiye Cumhuriyetini, “Lağıv ve Tenkis” etmek demektir..
 
17.     Osmanlı İmparatorluğu, 22 Milyon kilometre kareye ulaşan topraklarını, İngiliz, Fransız ve Rusya arasında kurulan “Pinpon” siyaseti sonucunda, 27/28 oranında kaybetmiştir.. İlk önce Türk dünyası ile bağı kesilen Türklerin, şimdi de çakma bir Kürdistan ile Orta Doğu damarları kopartılmak istenmektedir..
 
18.    Mevcut küresel saldırının bertaraf edilebilmesi için, bu konuda refleksleri ve bilinçleri net olan kumpas mağdurlarının; bilgi, deneyim ve görüşlerinden mutlaka istifade edilmelidir.. Yine de tek ortak noktaları FETÖ’cü olmamaları olan bu cenahın, duyguda ve fikirde tam anlamı ile birleştirilmesinde yani bir senkronizasyon sürecinden geçirilmesinde, gelecek açısından, yaşamsal yararlar olduğunu düşünmekteyim.. Bu kişiler; eski Sovyet modelinde olduğu gibi, rütbe ve tecrübelerine uygun olacak şekilde, taktik komutanların üstünde, sadece takip ve gözetimden sorumlu “Siyasi Komiserler ya da Danışmanlar” olarak atanabilirler..
************ 
 
Ordu bizim ordumuzdur..
Peygamber ocağıdır..
Ya sever sahip çıkarsınız.. 
Ya da Sevr'e razı olursunuz..

Sonuç..

 
Adımız Hıdır..
Diyeceğimiz, şimdilik budur..
 
 
Etiketler: DARBE, GİRİŞİMİNİN,, TSK’NE, OLAN, ETKİLERİ, ve, ÖNERİLER,
Yorumlar
Öne Çıkanlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
En Çok Okunanlar
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
35
0
2
5
10
17
2
Galatasaray
32
0
4
5
9
18
3
Yeni Malatyaspor
32
0
4
5
9
18
4
Trabzonspor
29
0
4
5
8
17
5
Kasımpaşa
29
0
6
2
9
17
6
Beşiktaş
29
0
5
5
8
18
7
Atiker Konyaspor
28
0
4
7
7
18
8
Antalyaspor
28
0
6
4
8
18
9
Sivasspor
24
0
5
6
6
17
10
Göztepe
22
0
10
1
7
18
11
Bursaspor
21
0
4
9
4
17
12
Kayserispor
20
0
8
5
5
18
13
MKE Ankaragücü
20
0
10
2
6
18
14
Alanyaspor
18
0
9
3
5
17
15
Akhisarspor
17
0
9
5
4
18
16
BB Erzurumspor
16
0
8
7
3
18
17
Fenerbahçe
16
0
7
7
3
17
18
Çaykur Rizespor
12
0
7
9
1
17
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv